1. YAZARLAR

  2. Ali GÜNDOĞDU

  3. Erkan Bebek ve deprem günleri
Ali GÜNDOĞDU

Ali GÜNDOĞDU

Yazarın Tüm Yazıları >

Erkan Bebek ve deprem günleri

A+A-

17 Ağustos 1999’daki büyük depremin ardından İzmit'i ziyaret eden eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın kucağına alıp severken burnunu sıkmasıyla dünyanın "Erkan Bebek" olarak tanıdığı 20 yaşındaki Erkan Işık, bu yıl üniversite sınavına girerek insan kaynakları yönetimi veya basın-yayın bölümünü kazanmayı hedefliyor.

Hacı ve Şennur Işık çiftinin 4 çocuğundan biri olan Erkan Işık, bu yıl hayalini kurduğu üniversiteyi kazanmak için hazırlıklarını sürdürüyor.

İnsan kaynakları yönetimi veya basın-yayın bölümünde okumak isteyen Işık, boş zamanlarında, çiğ köfte salonu işleten babasına yardımcı oluyor.

Erkan Işık, evleri depremde hasar gördüğü için Doğu Kışla Çadırkent'te kaldıkları sırada eski ABD Başkanı Bill Clinton'ın ziyarete geldiğinin anlatıldığını söyledi.

O dönem 6 aylık olduğunu aktaran Işık, kendisini kucağına alıp seven Clinton'ın burnunu sıktığını 6-7 yaşlarında ailesinden öğrendiğini ve o anın görüntülerini izlediğini anlattı.

Işık, Clinton ile en son 2010'da İstanbul'u ziyarete geldiğinde görüştüğünü belirterek, her yerde tanınıyor olmanın kendisini mutlu ettiğini kaydetti.

Üniversite sınavlarına hazırlandığını, boş zamanlarında, çiğ köfte salonu işleten babasına yardımcı olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İnsan kaynakları yönetimi veya basın-yayın bölümünü kazanmayı hedefliyorum. Kadir Has bana 2000 yılından bu yana eğitimim konusunda maddi ve manevi destek oldu. Kendisinin üniversite sözü de vardı. 'Erkan, benim üniversitemde okusun.' demişti. Ben de nereyi kazanırsam kazanayım, isterse yurt dışı olsun, tek kabul edeceğim yer Kadir Has Üniversitesi olacaktır. Çünkü Allah rahmet etsin, Kadir Has'ın bana karşı çok iyilikleri oldu. Kadir Has Vakfı'ndan her yıl arıyorlar, bir ihtiyacımın olup olmadığını, okul durumumu soruyorlar. Kadir Has'ın ailesine teşekkür ediyorum.

Üniversiteye hazırlanıyorum ama kitaplar çok pahalı. Ailemizin nüfusu kalabalık. Babam ihtiyaçlarımızı karşılayamıyor. Ben de üniversiteye hazırlanırken zorlanıyorum. Yeni kitaplar almam lazım ama alamıyorum. Zorluk içinde çalışıyorum."

Depremden ders alınması gerektiğini vurgulayan Işık, "Keşke böyle bir deprem olmasaydı, insanlarımız hayatlarını kaybetmeseydi. Ama oldu, yapacak bir şey yok. Ders almak zorundayız. Clinton'ın burnunu sıkmamla depremin simgesi oldum. Türkiye'deki deprem, hem Amerika'da hem de dünyada daha çok duyuldu. Farklı ülkelerden Türkiye'ye çok yardımlar yapıldı. Ama keşke deprem olmasaydı, keşke depremin simgesi olmasaydım." değerlendirmesinde bulundu.

gazete-kupurleri.jpg

GAZETE KÜPÜRLERİ- Erkan Işık, ABD Başkanı Bill Clinton’un burnunu sıktığında henüz 6 aylıktı. Tüm dünyada manşet olmuştu. Şimdi o gazete küpürlerini özenle saklıyor.

anne-babasiyla.jpg

AİLESİYLE- Depremin sembolü Erkan Işık, bugün 20 yaşında. Babası ve annesi Hacı ve Şennur Işık’a işyerinde yardım ediyor.

korkunc-felaket.jpg

KORKUNÇ FELAKET- 17 Ağustos 1999 tarihinde çok büyük bir deprem felaketi yaşamıştık.

Bu kentin tarihini

sokaklarda görelim

Yıllar önce İzmit’in bir sloganı vardı: “Avrupa Kenti İzmit”

Avrupa Kenti İzmit yolunda tramvay da bir figürdür. Ancak bizim kentimizde kültür ve sanat adına önemli eksiklikler var.

Tarihi geçmişi 3 bin yıla kadar uzanan İzmit’te kent meydanlarında henüz bir heykel bulunmuyor. Oysa Avrupa ülkelerinde adım başı bir heykele rastlayabilirsiniz. Üstelik bu heykeller sprey boyalarla karalanmamış, halkın gözü gibi baktığı, koruduğu heykeller…

Bir dönem Roma İmparatorluğuna ev sahipliği yapan İzmit’te, günümüze kadar gelebilmiş üç muhteşem heykel bulunuyor. Nerede mi? Tabii ki, İzmit Müzesinde…

Bunlardan biri Herkül heykeli, diğerleri de mevsim heykelleri…

Milattan önce 262 yılında Kral Nicomedes tarafından kurulan ve kurucu kralın adına

atfen Nicomedia adını almış olan İzmit’te, Helenistik Krallık, Büyük Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu, çok önemli izler bırakmış, Roma ve Helenistik dönemlerde, eski İzmit, başkentlik bile yapmıştır.

İzmit ve çevresi binlerce yıl öncesine uzanan tarihi geçmişi, toprak altında yatan paha biçilmez tarih hazineleriyle dünyanın en önemli antik bölgelerinden biridir. İzmit’te toprağı eşeleseniz tarih fışkırır. Daha önceki yıllarda temel kazısından çıkan dev Herkül heykeli çöplüğe atılmıştı. Gazetemizin ortaya çıkardığı bu olay, İzmit’te hala tarih bilincinin oluşmadığını, bu kentin kültür mirasının pervasızca çöpe atılabildiğini göstermesi açısından bence çok önemli bir habercilik örneği olmuştur. Daha sonra o Herkül heykeli sarıp sarmalandı, Av Köşkü’nün bahçesinde bir süre bekletildikten sonra İzmit Arkeoloji ve Etnografya Müzesinin açılmasıyla birlikte müzenin giriş salonuna yerleştirildi.

İzmit’in tarihi geçmişine sahip olmak, kültür mirasımızı gelecek kuşaklara aktarmak adına son yıllarda çok önemli girişimlerin de yapıldığı muhakkak. Örneğin Büyükşehir ve İzmit Belediyeleri bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor. Önemli eserlerin restorasyonları gerçekleştiriliyor, Kültür Bakanlığının yapması gereken işleri, belediyeler üstleniyor.

Çok uzun yıllar önce tek kanallı siyah beyaz televizyonda “Müzedeki Hayalet” adlı bir dizi vardı. Fransa Louvre Müzesi’ndeki hayaleti heyecanla izlerken, bir müzenin ne demek olduğunu da çocuk kalbimizle ilk kez o dizide görmüştük.

İzmitli çocuklar bugün için çok şanslı. İlimizde pek çok müze bulunuyor.

Ama hepimize görev düşüyor. Çocukları müzelere götürmek anne babaların, öğretmenlerin, belediyelerin, hepimizin görevi olmalıdır.

ucmevsim-004.jpg

BUNLAR DA BİZİM HEYKELLERİMİZ- İzmit’in heykel konusundaki en büyük hazineleri arasında Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesinin bahçesindeki mevsim heykelleri. Roma dönemine ait iki bin yıllık heykelleri görmeyeniniz varsa, mutlaka gidip görsün.

mansiyon-nuri-coban-001.jpg

SÜTUN BAŞLARI- Bu fotoğraf, Gölcük Belediyesinin düzenlediği fotoğraf yarışmasında 4’ncülük ödülü aldı. Gölcük’ün bir köyünde çekilmiş. Köy meydanında antik dönemden kalan sütun başları duruyor. (Foto: Nuri Çoban)

Bu yazı toplam 1576 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.