1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Erken seçimi bu millet affetmez
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Erken seçimi bu millet affetmez

A+A-
7 Haziran seçimlerinin ardından, ülkenin geleceği açısından belki de en umutlu olan kişilerden biriydim. 7 Haziran’da Türk halkı çok net mesajlar vermişti. Başkanlık Sistemi kesin olarak red edilmişti. Sandıktan çıkan ilk mesaj Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelikti. Millet, “ Hak ettin, Cumhurbaşkanı oldun. Ama buraya kadar. Bulunduğun yerde kal, Anayasal sınırlarının dışına çıkma” demişti. 
İkinci mesaj AKP’yeydi. Millet, “Tamam 13 yıl bu ülkeyi yönettiniz. İyi kötü işler yaptınız. Ama artık bu ülkeyi tek başına yönetme yetkisini sizden alıyorum. İktidarı paylaşın” demişti. Elbette CHP ve MHP’ye de verilen açık mesaj vardı. Millet, “Sizi tek başına ülkeyi yönetmek konusunda yeterli görmüyorum. Biraz AKP’nin yanında staj yapın, sonra düşünürüz” deniliyordu. 
Bu mesajların çok net alınacağını, 7 Haziran’da oluşan yeni meclisten mutlaka güçlü ve yetkileri paylaşan bir koalisyon hükümetinin çıkacağını umuyordum.  Ancak gelişmeler, Türkiye’nin ısrarla zorlama bir erken seçime sürüklendiğini gösteriyor. 
…….
AKP ile CHP arasında başlayan koalisyon pazarlıkları ile ilgili bilgiler geliyor.  CHP içinde AKP ile koalisyona karşı çıkan bir grup var. Bunların büyük bölümü, 7 Haziran seçimlerinde aday gösterilmeyen, milletvekili olamayan CHP’liler. Aslında irade AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na kalsa,  iki lider de sorumluluğunun farkında. 
İş dünyası,  Avrupa Birliği, Ortadoğu, bu ülkede gerçek demokrasiyi isteyen herkes, 
7 Haziran seçim sonuçlarının ortaya çıkarttığı fırsatın değerlendirilmesini, Büyük koalisyonun AKP ile CHP arasında kurulmasını istiyor. Böyle bir koalisyonun Türkiye ekonomisini uçuracağı, ülkedeki demokrasi, insan hakları kalitesini yükselteceği, tamamen güvenilmez hala gelen yargı sistemini tekrar yerine oturtacağı, hepsinden önemlisi giderek daha büyük boyutta bir tehdit haline gelen toplumsal kutuplaşmayı önleyeceği biliniyor. 
Bu ülkedeki aklı başında herkes, bu tabloyu görüyor. Koalisyon elbette karşılıklı fedakarlık ister. AKP ile ortaklık kuracak partinin, Cumhurbaşkanı’nın durumu hakkındaki taleplerini bir sonraki seçime ertelemesi doğal kabul edilebilir. Yolsuzlukların hesabı mutlaka sorulmalıdır da, bunun yeri koalisyon protokolü değil de, Meclisin özgür iradesi olabilir. 
AKP ile CHP gerçekten en az 2 yıl görev yapacak, ülkede rayından çıkan konuları tamir edip, toplumsal kutuplaşmayı törpüleyecek bir hükümet kurabilir. Ülkenin büyük çoğunluğunun beklentisi de budur.
………….
Ankara’dan gelen haberler iyi değil.. İşin içindeki pek çok kişi, AKP ile CHP arasındaki beklenen koalisyonun kurulamayacağını, sadece vakit geçirildiğini ve “Bakın erken seçimden başka çare kalmadı” demeye yönelik olduğunu söylüyorlar. 
MHP zaten köprüleri atmış, Devlet Bahçeli erken seçim çalışmalarına başlamış. Piyasalar olumsuz sinyalleri hemen aldı. 7 Haziran’dan sonra hızla düzelen ekonomik dengeler, “Eyvah yeni bir seçime gidiyoruz” düşüncesiyle tekrar bozulmaya başladı. 
Ankara’dan gelen bilgilerde deniliyor ki, “Cumhurbaşkanı kesinlikle erken seçim istiyor”. Cumhurbaşkanı’nın bu tavrı nedeniyle AKP ile CHP’nin uzlaşmasını mümkün görmüyorlar.
Oysa çıkın sokağa, girin vatandaşın arasına. Halk “Ben 7 Haziran’da görevimi yaptım. Şimdi neden bir daha seçim olsun” diyor. Ben, demokrasilerde gerektiği zaman üst üste seçimlerin yapılmasını destekleyen bir görüşe sahibim. Ama Türkiye’nin bu süreçteki ihtiyacı çok erken bir seçim değildir. Çünkü, yapılacak çok erken bir seçimde daha farklı bir siyasi tablonun ortaya çıkması beklenemez. Kasımda yapılacak bir erken seçim,  AKP’ye yaramaz. CHP’ye, MHP’ye yaramaz. Baraj yüzde 10’dan 7’ye düşürülerek gidilirse, HDP’nin oyları üzerindeki köpük de alınır. Millet bıkkın.. Seçime katılma oranı çok düşer. 
Yapılacak çok erken bir genel seçimin belki bir tek faydası olur. Herkes, artık koalisyon kurmak dışında bir çare kalmadığını görür. Ama bu süreçte Türkiye hem ekonomik açıdan, hem sosyal açıdan çok daha büyük zararlar görecektir. Olası bir çok erken seçimde kutuplaşma çok daha keskinleşecek, terör patlayacaktır. Bütün ekonomik dengeler bozulacak, bu ülkenin fakir insanları biraz daha fakirleşecektir. Üstelik bütün bu riskler göze alınırken olası bir çok erken seçimden farklı bir sonuç çıkmayacağı sokakta çok net biçimde görülebilmektedir. 
……….
Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu’nun inisiyatif almaları gerekiyor. Davutoğlu, özellikle Cumhurbaşkanı’nın etkisinden kendisini kurtarmalıdır. Kılıçdaroğlu ise, partisinin içinde kişisel hırslarının kurbanı olmuş, “Belki bu defa milletvekili seçilirim” hırsıyla erken seçim isteyenleri çevresinden temizlemelidir. Türkiye zor durumdadır. Türkiye’nin başında pek çok musibet vardır. Kutuplaşma yeniden tırmanmaya başlamıştır. Dış güçler, bu ülke içinde bir iç savaş başlatmanın çabası içindedir. Bütün bu sıkıntıların çözümü, iki büyük partinin Avrupa’daki örnekleri gibi Büyük koalisyonu kurup, Türkiye’yi en az iki yıl birlikte ve uyum içinde yönetmesidir. 
Bu millet bazılarının sandığı kadar saf değil. Emin olun herkes olup bitenleri büyük bir dikkatle takip ediyor.  Herkes olup bitenleri çok iyi görebiliyor. 7 Haziran’da ortaya çıkan siyasi tablo ile bu ülkeyi rahatlatacak bir Büyük koalisyonu kurmak mümkünken, bunca zaman kaybettirip ülkeyi çok erken bir seçime götürenler, sandıkta çok ağır bir yenilgiye uğrayabilirler. Herkesin hesabını çok iyi yapması gerekiyor.
Bu yazı toplam 399 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum