• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kocaeli 13 °C

Eşekli kütüphaneci

İbrahim ELGİN
Yıl 1943. Genç Mustafa''nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi''ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü özel sektör falan yok. Bizimki kütüphanede heyecanla okurları bekler; bir gün olur, beş gün olur, kütüphaneye  gelen giden yok. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır: "Bakın kütüphane bomboş duruyor, gelin kitap okuyun."Gelengiden olmaz. Durumu  amirlerine bildirir. Amirleri  kardeşim otur oturduğun yerde,  kitap  okumaya  isteyen  gelir,istemeyen  gelmez  sen  maaşını düzenli alıyon mu, almıyon mu  ona  bak?
- Alıyorum.  - Eee, o zaman ne karıştırıyon ortalığı, gelen giden olsa maaşın mı artacak? Yok. Başına daha fazla bela alacan,sen  takma  kafana  o kütüphaneye yıllardır kimse gelmez zaten. Amirlerinin  bu  çıkışından  sonra  23 yaşındaki genç memur "Ne yapayım, ne yapayım?" diye düşünmeye  başlar .Sonunda aklına bir fikir gelir, eşine söyler. Eşi önce "Sen  deli misin bey?" der, ama kocasının bir şeyler üretme, işe yarama çabasını yakından görünce fikri değişir ve  kocasının  fikrini  kabullenir. Kütüphaneci  Mustafa  amirlerinin önüne  çıkardığı tüm engellerin, binbir güçlükle üstesinden gelir. Çünkü ozaman da şimdiki gibi, "Aman bir şey yapmayalım da başımıza bir iş gelmesin. Çalışsan da aynı maaşı alıyon, çalışmasan da" zihniyeti aynen var.
Neyse  Kütüphaneci  Mustafa  son  bir  hamle  daha  yapar ve amirlerini  güçlükle ikna ederek  bir eşek alır.Eşeğin  üstüne İki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne "Kitap okuma sandığı" yazar. Kütüphanenin  camına da  “Sadece  Pazartesi  ve  Cuma  günleri  açığız” diye  bir  yazı  asar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy dolaşmaya başlar.Köydeki çocuklar şaşırır. Eşeğe bir sürü kitap yüklemiş bir amca, o gariban çocukların küçücük ellerine kitapları verir. Düşünün, bu  günün Noel Babası  gibi. Noel Baba yalan, ama  Mustafa Amca gerçek. Geyikler yerine eşeği var. Eşek de  gerçek, Mustafa Amca da. Neyse  kitapları  köydeki  çocukların  eline  vererek "Çocuklar bunları okuyun, aranızda da değişin. On beş gün sonra aynı gün gelip  kitapları  geri   alacağım ona  göre , Ama yıpratmayın, diğer köylerdeki arkadaşlarınız da okuyacak" der.
Kütüphaneci  Mustafa artık Ürgüp''teki kütüphanede bir iki gün durmakta, diğer günler eşeği karakaçanla köy köy gezmektedir. Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneciyi her seferinde alkışlarla karşılarlar. Kalpleri  heyecandan küt küt atar.Sevinç  içinde yeni kitapları beklerler. Mustafa Amca''nın ünü etrafa yayılır. Diğer devlet memurları makam odalarında sıcak sıcak oturup iş yapmazken, Mustafa''nın eşeği karakaçan  yediği otu hepsinden fazla hak etmektedir. 
Zamanla Mustafa’nın  ününü  duyan  insanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor. Zenith veSinger dikiş makinesi firmalarına  mektup yazar:"Bana dikiş makinesi yollayın, firmanızın adını kütüphanenin girişine kocaman yazıp  asayım" der. Zenith dokuz  adet, Singer bir adet dikiş makinesi yollar. Kütüphane de  Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. On makine yetmediği için sıra oluşur. Sırada bekleyen kadınların ellerine  beklerken  okusunlar  diye   birer kitap tutuşturur. Mustafa  amca  bununla da   kalmaz  Okuma-yazma oranının çok  düşük  olduğunu görünce kütüphanedeki   görevinin   haricinde  halkevine de okuma yazma kursları vermeye gider. Halıcılık kursları başlatır, bölgede halıcılığı canlandırır.Tabii  bu  arada  Mustafa  Amca  halk  arasında   bayağı  tanınan  ve  sevilen  biri  olur. 
Mustafa  amca  bunları  yaparken  Valilik hakkında "kendi görev tanımı dışında davranıyor" diye  dava  açar.Dava  devam  ederken 50 yaşına gelen Mustafa Amca baskıyla emekli edilir.Ama  Mustafa Amca köylüler arasında efsane olur, yaptığı  bu  uğraşlar  sonucunda  yıllar geçtikçe köylerdeki çocuklarda okuma aşkı yerleşir. O  köy  çocuklarından  bir  çoğu  doktor , mühendis  olur. 2005 yılında Mustafa Amca vefat eder.Tüm Kapadokya  halkı  çok üzülür, aralarında toplanıp  bir  karar  alırlar .Ürgüp''e Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin heykelini dikerler.Ürgüp’e   gittiğinizde    o  heykeli  mutlaka  görün . 
Girişimcilik nedir biliyor musunuz? Hangi  işi  yaparsanız  yapın  bulunduğunuz yerde  mutlaka  bir  adım  atıp  yenilik   yapmıyorsanız.Yaptığınız iş olduğu yerde duruyor ,amirleriniz  ne  diyorsa  onu  yapıyorsanız  sizde bir arıza vardır arkadaş. İnsan var, Kütüphaneci  Mustafa  amca  gibi  dokunduğu yere değer katar; insan var, dokunduğu yere değer kaybettirir. Bakın Nevşehir''den bu  güne  kadar  nice Vali, Bürokrat, Milletvekili, Politikacı geçti; binlercesinin adını  bile  belki  kimse hatırlamaz ama Mustafa Güzelgöz ve eşeğinin Ürgüp’te  heykelleri var. İşte bu dünyada hoş bir  seda ve iz bırakmak istiyorsanız  ya  yazılacak  bir şeyler  yapın .Yada  okunacak  bir şeyler  yazın  olmaz mı. Herkese iyi pazarlar…
Bu yazı toplam 368 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37