1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. ESİRE YAPILAN MUAMELE VE DİNİ GEREKLİLİK!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

ESİRE YAPILAN MUAMELE VE DİNİ GEREKLİLİK!

A+A-

Defaetle yazdım. Yine yazma ihtiyacını hissediyorum. İslam coğrafyası yangın yeri… Özellikle de Müslüman olduğunu zannettiğimiz bazı gruplar, İslam adına durumdan vazifeler çıkartarak esir aldıkları askerleri yakmaları, kafalarını kesmeleri ve benzeri gayri insani ve pek fena muamelelere tabi tutmaları insanlık adına utanç vericidir. Bu eylemlerini gerçekleştirirken de, Kur’an’dan bazı ayetler okumaları ve bu kirli eylemlerini din kılıfı altında yaptıklarını göstermeleri, insanların İslam’a olan sevgi, saygı ve muhabbetini kaldırıp yerine kin ve nefreti yerleştirmesine sebebiyet vermektedir. Bu da, ehli salibin tam da işine gelen manzaralar.
Bakınız;

Kur’ân-ı Kerîm’de esirler altı âyette zikredilmekle birlikte bunların yalnız ikisinde kendileriyle ilgili hukukî düzenlemelerden söz edilmektedir. Hüküm getiren ilk âyet Bedir Gazvesi sonrasında nazil olmuştur: “Yeryüzünde ağır basıncaya -düşmanı tamamen mağlûp edinceye- kadar hiçbir peygambere esirler alması yakışmaz. Siz geçici dünya malını arzuluyorsunuz, hâlbuki Allah -sizin için- âhireti istiyor. Allah güçlüdür, hikmet sahibidir. Allah tarafından önceden belirlenmiş bir hüküm olmasaydı aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka bir azap dokunurdu. Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin ve Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah bağışlayan ve merhamet edendir” (el-Enfal 8/67-69). Hz. Peygamber’in Bedir Gazvesi’nden sonra ashabıyla görüşüp esirlerin fidye karşılığında salıverilmesinin kararlaştırılması üzerine nâzil olan bu âyet, Müslümanların düşmanla yaptıkları ilk savaşta onları iyice mağlûp edip kendilerine üstünlük sağlamak yerine maddî menfaati ön planda tutarak esir almalarını hoş karşılamamakla birlikte ganimetin bu ümmet için helâl kılındığını da hükme bağlamıştır. İbn Abbas’ın belirttiğine göre bu savaşta esir almanın hoş karşılanmaması Müslümanların o sırada zayıf durumda bulunmaları sebebiyledir. Müslümanlar daha sonra güçlenince esir alınması ve esirlerin bedelsiz veya fidye karşılığında bırakılmasını düzenleyen şu âyet nâzil olmuştur: “İnkâr edenlerle -savaşta- karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları iyice yıldırıp sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). Savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye alarak onları salıverin” (Muhammed 47/4)

İslami bilgilerden azıcık nasibini almış insanlar gayet iyi bilirler ki, esir düşmüş bir insan masumdur ve dokunulmazdır. Esaretin gereği olarak küfür ve zulümlerinde muannit tutum sergilemedikleri müddetçe koruma altına alınmaları gerektiği esası temel kaidedir. Hele hele Müslüman bir topluma ait olan esirin Müslüman olduğunu iddia eden kimselerce esir alınması halinde dokunulmazlıkları dini bir vecibe olduğu herkesçe malum. Kaldı ki, hiçbir Müslüman diğer bir Müslümanla savaşmaz, dolayısıyla esir de alamaz. O da ayrı bir konu 

AĞIR KIŞ ŞARTLARI VE YAPILMASI GEREKENLER
İçinde yaşadığımız zorlu kış şartları, sokakta yaşamaya mecbur kalmış kimsesizler ile sokak hayvanlarına ilişkin bir takım tedbirler almak ve onları sahiplenmek insaniyet namına bir görevdir. Bu konuda hemen herkesin insan olmanın gereği olarak kendisini sorumlu hissedip gereken yardımı yapması lazım… 
Kimsesiz insanlar için de belediyeler zaten bir takım toplu yaşam alanları açmış ve onların sıcak bir ortamda korunmalarını sağlıyor. Fakat bu yeterli olmayabiliyor. Özellikle büyük camilerin boş müştemilatları bu iş için uygun alanlar. Buraları, kimsesiz insanların kışlık yaşam alanlarına dönüştürmek faydalı olur diye düşünüyorum. 
Ağır kış şartlarında dışarıda hayatlarını idame ettirmede zorlanan hayvanlar için derme-çatma da olsa bir takım barınaklar yapmak, yiyecek ve içecekler bırakmak gerekir. 

Geçen hafta ekranlara yansıyan görüntülere rastlamışsınızdır. Bazı hayvan sever vatandaşlar, köpekleri soğuktan korumaları için birkaç barınak yapmışlar. İnsanlıktan nasibini alamamış bazı kendini bilmezler, sanki başka işleri yokmuş gibi, o barınakları ateşe verip yakmışlar. Sosyal medyadaki hesabımda da paylaştım ve yetkilileri göreve davet etmiştim. Mutlaka bu canavarlığı yapanları cezalandırmak gerekir.
 

Bu yazı toplam 1313 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.