• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli 6 °C

EVLİLİK PROGRAMLARINDAKİ REZALETLER!

M.Zeki CANŞİ
Herkesin yakın aile çevresinin bazı evlilikleri gerçekleştirme imkânları olmayabilir. Kendilerine öncülük edebilecek aile büyükleri de olmayabilir. Eş bulmada zorlanabilirler. Dolayısıyla böylesi programların bu alandaki boşluğu doldurmak adına faydalı hizmetler yapması düşünülebilir. Bu çerçevede, aile yapımıza bağlı genel kabul görmüş örf, adet, gelenek ve göreneklerimize uygun şartlarda gerçekten evlendirme maksatlı programların yapılması hoş karşılanabilir. 
Ne yazık ki, TV kanalları arasındaki rekabetin kızışmasıyla beraber bu programlar tamamen amacından sapmış, bazı adayların tavır, davranış ve konuşmaları edepten yoksun, ahlak dışı ve teşhircilik ile beraber servet avcılığına dönmüş vaziyette. Yorum adı altında kişilik haklarına saldırıdan tutun da, gerek sunucularının kişiliklerini dişiliklerine kurban ettikleri bir eda ile teşhirciliği özendirme çabaları ve gerekse kimi hanım adaylarının da bu özentiye canhıraş bir şekilde icabet etmedeki yarışları utanç vericidir. Hele hele tesettürün ihtiva ettiği mananın ahlakına ve yaşantısına tesir etmediği sözde mütesettir kimi hanım adaylarınprogramdaki söylem ve eylemleri,yozlaşmayı ve ahlaki yapıdaki çürümeyicidden sorgular hale getirmesi düşündürücü olmuştur!
İki kişi arasında ancak konuşulabilecek en mahrem konular bile, milyonların önüne pervasızca ortalığa serilebiliyor ve kurulacak aile birliği daha işin başında maneviyattan yoksun ve ahlaksız bir temel üzerine bina ediliyor. Hemen hemen tüm kanallardaki bu programlarda, izlemekten hicap duyulacak enstantaneler dikkatlerden kaçmamakta ve TV kanallarındanadeta “nur” yerine; “kir” akmakta ve birbirleriyle fütursuzca yarış halindeler!
Sadece ilgili hekimine ancak söylenebilecek bir cinsel problemin edepsizce milyonların önünde ortaya dökülmesine müsaade edilmesi ve hatta bunun açıklanmaya zorlanması bile başlı başına bir skandaldır. Burada zikretmekten hicap duyduğum hanımın cinselliğine dair bir probleminin böylesi bir evlilik programında ulu-orta dillendirilmesi ve buna göz yumulması, edepsizliğe ortak olmaktan başka bir ifade ile izah edilemez.
RTÜK denen müessesenin ne işler yaptığını ve RTÜK’ü denetleyen zevatın ne işlerle uğraştığını cidden merak ediyorum. Ne uğruna bu kadar yozlaştık? Neyi bekliyoruz, kimi bekliyoruz? Anlamış değilim. Kitaba uymak yerine; kitabına uydurduğumuz sakat din anlayışımızla tüm rezaletleri sindirebilme bayağılığına kendimizi kaptırmış gidiyoruz bilinmeyen bir alamete doğru. Ne aile mahremiyeti kalmış ve ne de bu mahremiyete saygı.
Bu millet, bu rezaletleri sindiremez, affedemez. Buna göz yumarak ortak olanları da affetmez. Affetse bile, Allah hiç affetmez! 
ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI SOYGUNU!
Serbest piyasa ekonomisi ya da liberal ekonomide aslolan, rekabetçi bir anlayış ve bu anlayışa bağlı olarak firmaların birbirleriyle rekabet ederek mal ya da hizmeti en ucuza ve en kaliteli bir şekilde tüketiciye sunmaktır. Bu maksatla, serbest piyasa ekonomisine izin verilmiş ve halkın menfaatleri doğrultusunda sonuçlar doğurması birinci öncelik olarak ortaya konulmuştur. 
Özellikle rahmetli Özal ile birlikte bu rekabetçi anlayış ivme kazanmakla beraber bir takım suiistimalleri de ne yazık ki beraberinde getirmiştir. Tıpkı, ihracatı teşvik etmek maksadıyla çıkardığı “ihracatta vergi iadesi” yasası gibi… Bu yasanın gayesi, ihracatı çoğaltmak ve ülkeye döviz girdisini sağlamaktı. Tabi, iyi niyetle yapılan bu girişimi istismar eden art niyetli bir takım çakallar, “hayali ihracat” diye bir hileye başvurdular ve ihracat yapmadıkları halde bir takım tahta parçalarını mal ihracatı yapmış gibi gösterip devletten milyonlarca dolar vergi iadesi aldılar. 
Şimdilerde de, bu serbest piyasa ekonomisine cevaz verilmekte ve bundan dolayı özel sigorta şirketlerinin “Zorunlu Trafik Sigortası”nı serbest hale getirdiler. Halbuki, önce tüm firmaların fiyatları fiksti ve devlet kontrolü altındaydı. Yapılan yeni düzenlemeyle amaç, iyi niyetle tüketicinin lehine gibi gözükse de, geçen süreç içerisinde adeta şirketler millete kazık atmada anlaşmış durumdalar. Böylelikle, millet resmen soyulmakta! 
Bakınız, 25 yıldan fazla bir zamandan beri arabam var ve her vatandaş gibi ben de “Zorunlu Trafik Sigortası” yaptırıyorum. Bu güne kadar, şeytan kulağına kurşun hiçbir kazaya bulaşmamışım ve trafik sigortasından bir kuruş para almamışım. Böyle olduğu halde geçen yıl trafik sigortası için ödediğim para 369 TL iken, sanki kaza yapmışım, sigorta şirketini zarara sokmuşum gibi 807.TL’ye trafik sigortası yapmak zorunda kaldım. O da firmalar içerisinden en ucuzundan. 1500.TL isteyen firmalar da var. 
Yetkililerin behemehâl bu sigorta vurgununa el koymaları ve haksız kazanç ile milletin soyulmalarını önlemelidir. Özellikle de durumu zayıf olan emekli, memur ve işçilerin böylesi bir ödemeyi yapmaları son derece zordur. Böyle bir fiyat politikası, sigortasız araç kullanımını tetikler ve daha büyük mağduriyetler kaçınılmaz olur. Bu uygulama, kamu vicdanını yaralıyor ve fatura hükumete kesiliyor. Onun için hükumet acilen gerekli yasal düzenlemeleri yapmalı ve araç sahiplerinin mağduriyetleri giderilmelidir.
Bu yazı toplam 524 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37