1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. EY FİTNEYE ALET OLANLAR! SEVİNMEYİN YENİLECEKSİNİZ
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

EY FİTNEYE ALET OLANLAR! SEVİNMEYİN YENİLECEKSİNİZ

A+A-

Şehit kanıyla yoğrulan vatanımın üzerinde operasyon yapmak isteyen şer güçlerin fitnesine alet olanlar, “Zulme rıza zulümdür” hadisi şerifine ve  “Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size ateş dokunur” ayetine dikkat etsinler. (Hud 113) Kalemlerini satan, beyinlerini kiraya veren, kalplerini dünyeviliklerle işgal ettiren şaşırmışları uyarmak için, elimden geldiğince kırmadan ve isim vermeden uyarma görevimi yapmaya çalışacağım.   
Düne kalmış dostlarımızı, yakın akraba ve kardeşlerimizi üzmemek ve yeni gerilimlere yol açmamak için gönlümden geçenleri yazmak sanıldığı kadar kolay değildir. Yüce Allah’a (CC), son ilahi kitap olan Kur’an’ı Kerime, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) diğer iman esaslarına iman ettiklerini ifade eden, ümmeti Muhammed’in evlatlarından tek bir kişinin dahi, bilerek/bilmeyerek, şer güçlerin fitnelerine alet olmaları, İslam ümmetini derinden yaralıyor.
Fırat kalkanı ve Zeytin dalı operasyonlarıyla, fitnenin başı Siyonizm’in Nil’den Fırat’a kadar uzanan topraklara sahip olma planlarına engel olan Sayın Tayyip Erdoğan’a, alnı secdeli insanlar muhalefet edemezler. Basit siyasi getiri hırsıyla şer güçlerin ekmeğine yağ süremezler, milli ve manevi ilkelerinden taviz veremezler.    
 Kur’an’a ve sünnette sırtını dönerek, ehli iman olan insanlara tarih boyunca yapmadıklarını bırakmayanlarla birlikte saf tutan, alnı secdeli insanların davranışları, milletimizin yüreğine ok gibi saplanmaktadır.  Bu işin en yaralayıcı ve acı verici tarafı da, aynı dinin mensupları ayni ümmetin evlatları olduğumuzu söylediğimiz halde,  yanlışlarımızı, Kur’an ve sünnet penceresinden bakarak hal edeceğimize,  meseleyi kendi zan ve kanaatlerimize göre hal etmeye çalışmaya kalkışmamız fitneye vesile olduğundan, şeytanı güçleri sevindirmekte Müslümanları derinden üzmektedir.
Düne kalmış dostlarımızı, yakın akrabalarımızı görmek istemeyişimiz, gördüğümüzde veya bir araya geldiğimizde, zoraki selamlaşmamız birbirimize tahammül etmeyişimiz, nefretle bakışımız,  zalimleri, işbirlikçi hanileri sevindirirken, şuurlu Müslümanları içten içe ağlatmaktadır.  İnanan inanmayan herkes şu hususu bilsin ki, Yüce Allah’ın takdir ettiğini hiçbir beşeri güç değiştirmeyecektir. 
 Yüce Allah’ın takdirine inandıklarını söyledikleri halde, aynı safta bütünleşemeyenler, tefrikaya düşüp, yanlış saflarda göründü veren Müslümanlar, başlarını iki ellerinin arasına alarak, nerde nasıl yanlış yaptıklarını düşünerek ayağa kalkmalı ve geç kalmadan samimi bir şekilde birbirleriyle kucaklaşmalıdırlar.  
Fırat kalkanı ve zeytin dalı operasyonlarının neden yapıldığını bildikleri halde,  basit siyasi getirilerinden dolayı işi sulandırarak saptırmak isteyenler, yarın milletin önünde ve Yüce Allah’ın huzurunda hesap verirlerken, utanmamaları için sözlerine ve eylemlerine dikkat etmelidirler.  Tarih boyunca savaş meydanlarında,  hiçbir sivili öldürmeyen,  havraya, kiliseye, çocuğa, yaşlıya, kadına dokunmayan, elini kaldırıp teslim olan düşman askerine kurşun sıkmayan,  “Mehmetçiğe katil, işgalci” diyenlerle paralel sözler sarf eden alnı secdeli insanların vay haline.  
 Sayın cumhurbaşkanımızın yaptığı kapsamlı istişareler neticesinde alınan kararla, güvenlik güçlerimizin teröristlere karşı yaptığı iç ve dış operasyonlara samimiyetle destek vermeyenler, geç kalmadan milli ve yerli duruşlarını sorgulamalıdırlar.  Milli ve manevi ilkelerinden taviz verenlerin, sandık yoluyla milletten yiyecekleri okkalı bir Osmanlı şamarıyla uyanmaları, geç kalınmış bir uyanış olacağından halkımızı sevindirmeyecektir. Milletimizi sevindirecek olan husus, tokat yemeden ve geç kalmadan,  milli ve yerli olan safta yerimizi almaktır.  
Şer güçlerin ve onların yerli işbirlikçileri aracılığıyla, tarih boyunca ve günümüzde yaşadığımız birçok acı verici siyasi ve ekonomik olayları bildiğimiz ve yaşadığımız halde, teşbihte hata olmaz “Kasabın bıçağını yalayan şuursuz inek”  gibi, olmamalıyız.  Zalimlerin ve onlarla işbirliği yapan hainlerin Müslüman milletimize, ülkemize ve İslam dünyasını yaptıkları hainlikleri unutarak şer güçlere yalakalık yapmamalıyız.
1960, 1980 darbesinde ve 28 Şubat surecinde yapılan zulümlere alkış tutanlarla birlikte aynı safta buluşan alnı secdeli insanlara sesleniyorum. Yarın eyvah dememek için siyasi duruşunuzu yeniden değerlendiriniz ve geçmişte yaptığınız hayırlı işlerinizi boşa çıkarmayınız.  Benim bu samimi uyarıma kızanlar olursa, öncelikle kendi siyasi tutarsızlıklarını görüp, kendilerine kızarlarsa çok daha iyi bir iş yapmış olurlar.  
“Ülkemizin siyasi ve ekonomik istikrarını bozmak isteyen, dış kaynaklı fitneci münafıkları sandığa gömeceğiz” ifadesinden hiçbir Müslüman rahatsız olmamalıdır. Şer güçler için söylenen bir ifadeyi hiçbir Müslüman üstüne almaz ve şer güçlerin savunuculuğunu da yapmaz. Müslüman; Hakkı batılla örtemez.  Karakterinde inkarcıların, müşriklerin, fitnecilerin, münafıkların sıfatlarını barındıramaz.  
Çok nazik bir dönemden geçerken, bazı şarlatanların yaptıkları hakaretlere, anlayacakları dil ile cevap verme hakkımı saklı tutmak kaydıyla,  zor da olsa dilime zincir vurmaya,  kalemimi sulh ve selamet üzere kullanmaya karar verdim. Şer güçlerle birlikte tamam diyenlere inat, hak bildiğimiz yolda son nefesimize kadar devam diyeceğiz. Yüce Allah’ın (CC) izniyle 24-Haziran 2018 akşamı, yola devam diyenlerin zaferi ilan edilmiş olacaktır. 
Alaettin KÖKSAL

Bu yazı toplam 1090 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.