1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. EY MÜSLÜMAN! ÖZÜNE DÖN, ZİLLETTEN KURTUL
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

EY MÜSLÜMAN! ÖZÜNE DÖN, ZİLLETTEN KURTUL

A+A-
 Zalimler; dünya gündemini öyle hızlı bir şekilde değiştiriyorlar ki, her gün değil, her saat başı bir makale yazsak,   zalimlerin kasırgaya çevirdikleri zulümlerine cevap vermeye yetişmemiz mümkün değildir.   Yapılacak iş vakit geçirmeden, zalimlerin gündemlerinin arkasından koşmayı bırakıp, önlerine geçmeliyiz. Dünyayı fesada veren şer güçlere şöyle seslenmeliyiz: Ey zalimler! Dünya sizin tekelinizde değildir. Hayatla birlikte ölüm olduğuna göre, İslam ümmeti şehit olmak için ayağa kalktığı gün, inlerinizin yolunu bulamayacaksınız.  Biliniz ki Yüce Allah’ın vaat ettiği o gün yakındır.  
Müslüman izzet ve şeref sahibidir. Hiçbir şart altında esareti ve zilleti kabul etmez. İzzet, şeref ve onuru için zalimlere, hainlere, alçaklara, din düşmanlarına karşı mücadele etmekten asla çekinmez. Vatanına, namusuna, dinine, mukaddes değerlerine ve kardeşlerine saldırılmadıkça asla saldırmaz. Müslümanlar, hiç kimsenin mal, can, akıl, nesil ve ilim emniyetine ihanet etmez, korunmasına azami gayret gösterir. Zalimin de, mazlumun da, hakkını adaletle vermesini bilir ve ona göre hareket eder. 
Ey müslüman! Bil ki, İslam dininin değerleriyle nizam almayan dünya, karanlık bir zindandır. Bu zindanı, karanlıktan aydınlığa çevirmek zannedildiği kadar zor değildir.  İçimizdeki satılmışların, korkakların, para koliklerin, münafık tipli insanların gürültüsüne aldırış etmeden, bulundukları ve görüldükleri yerlerde kale alınmamaları yeterli olacaktır. 
Ülkemiz ve İslam dünyası üzerindeki hain planlarını uygulamak isteyen şer güçlere, ülke içinde hiçbir müslüman alet olmazsa,  bilerek veya bilmeyerek batılı zalimlere şirin görünen sözde ilerici geçinen, gerici cahillerin yaptıklarını, ülkemiz insanlarına ve dünya kamuoyuna açık bir şekilde tanıtırsak, şer güçler, içimize sokmak istedikleri fitne ateşine, maşa bulamayacaklardır. 
 
Ülkemizi ve İslam dünyasını terör örgütleriyle karıştıranların önünü almak için batılıların batıl düşüncelerinden, teknolojik üstünlüklerinden korkmadan, mevcut gücümüzle Yüce Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Yüce Allah; Hz. İbrahim (AS) yakmak isteyen Nemrut’un ateşini gülistana çevirerek, Nemrutu ve avenesini nasıl aşağıladıysa, aynı şekilde günümüzdeki Nemrutların yaktıkları zulüm ateşini, nardan nur’a çevirerek,  günümüzün nemrutlarını ve avenelerini, aynı şekilde aşağılayacağından en ufak bir şüphemiz olmamalıdır.
Osmanlı devleti, bütün ırkları, dilleri, renkleri bir araya tutan, gayrimüslimlerin haklarını koruyan ümmet devletiydi. Batılılar var güçleriyle Osmanlının yıkılmasına çalıştılar ve sonunda Osmanlıyı durdurdular. Osmanlının mirası üzerinde asıl unsur olan Türkiye cumhuriyeti devleti ve daha birçok devletler kurulmuş oldu. Anlayacağımız Osmanlı Devleti parçalanarak durdurulmuştur. Batılı tarihçiler, Osmanlı devleti parçalanarak durdurulmuşsa da, ümmet bilincini kalplerinden söküp alamadığımıza ve alamayacağımıza göre,  bu devin bir gün uyanacağını açıkça ifade etmektedirler.
İslam ümmetinin ne kadar büyük bir güç olduğunu bilen şer güçler, Müslümanları, ırk, dil, bölge ve mezhep farklılarını alabildiğine tahrik ederek birbirilerine düşürmeye çalışmaktadırlar. Kurdukları terör örgütleriyle müslümanı müslümana kırdırarak ümmet bilincini körletmeye uğraşırlarken, nasıl bir inkılâpla yıkılacaklarının hesabını yapamıyorlar. İslam dünyasının zenginliklerini sömürmekten, kanlarını dökmekten, namuslarını kirletmekten, masum çocukları, yaşlı insanları öldürmekten zevk alanların da bir sonları olduğunu unutmamalıyız. 
“Her nefis ölümü tadacaktır. Her ümmetin bir ecel vakti vardır ileriye geriye doğru tehir edilmez.” Bu ilahi fermana inanan müslümanlar, sabırla ve ümmet bilinciyle hareket etmelidirler. Hiçbir İslam ülkesi, fitnecilerin planlarına alet olmadan, müslümanlar birbirlerini tekfir etmeden, kardeş olmanın yolunu arayıp bulmalıdırlar. 
Müslümanları mezhep, ırk, dil farklılıkları üzerinden birbirlerine vurdurarak zayıflatmaya, aralarına kin ve nefret tohumları ekerek düşmanlık yaptırmaya çalışan hainlerin tuzağına ne Şii ne de Sünni dünyasının âlimleri ve taraftarları düşmemelidirler. İslam dünyasında yakılan fitne ateşini ehli kıble olan tüm müslümanlar birlikte söndürmelidirler. Ülkemizdeki ve İslam dünyasında faaliyet gösteren ırkı ve dili farklı, dini aynı olan, siyasi partiler, cemaatler, tarikatlar, mezhepler, meşrepler, aşiretler şer güçlerin zalimliklerini durdurmak için bir araya gelerek vatan ve mukaddesat için ortak bir tavır almalıdırlar.
Ülkemizin ve İslam dünyasının hiçbir ferdi, âliminden yazarına, siyasetçisinden bürokratına İş dünyasından medyasına hülasa yetiden yetmişe herkes Türkiye’nin her alanına birlikte sahip çıkmalıdırlar. Şer güçlerin, özelikle devletin mahrem alanlarına girip at oynatmalarına müsaade edilmemelidir. Batının sahte gülücüklerine, timsah gözyaşlarına, kirli paralarına asla ve kat’a aldanılmamalıdır.
Şer güçlerin Müslümanlara karşı merhameti ve adaleti yoktur. Kur’an’ın ifadesiyle “Sizler öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, onlar sizi sevmezler. Size bir iyilik dokunursa fenalarına gider. Yalnız kaldılar mı öfkelerinden aleyhinize parmaklarını ısırırlar. Başınıza bir bela geldiğinde ise, onunla sevinirler.” (Ali İmran 119-120)
Yüce Allah (CC) bu ayetlerle Müslümanları uyarırken nasıl oluyor da Müslümana ve İslam dinine düşman olan insanları sevebiliriz. Şer güçlerin hasleti olan çirkin vasıfları, hiçbir müslüman üzerinde taşıyamaz. Hangi hakla, hangi cüretle müslüman müslümana hakaret edebilir. Bu ülkeyi yol gecen hanına çevirmek isteyenler kimliklerini önüne koyup tekrar-tekrar düşünerek kendilerine çeki düzen vermelidirler.
Kimliğinde İslam yazan bende müslümanım diyen bir insan temel esaslar konusunda farklı düşünmez, düşünemez. Haramları helal, helalleri haram yapamaz, gıybet, dedikodu, iftirada bulunamaz, vatanın ve milletin milli menfaatlerine, dini inançlarına aykırı bir şekilde iç ve dış şer güçlerle işbirliği yapamaz.  
Yerli ve müslüman olduğunu söyleyen bir gazeteci, Devletin başı olan Cumhurbaşkanına “ Ya adam gibi gelecek, ya da gitmek zorunda kalacak” diyor.  Bu ne cüret, bu ne cesarettir. Bu beyefendi bu gücü kimden alıyor. Böyle bir gücü ya cehaletinden veya bizim bilmediğimiz,  kendisinin bildiği ve çok güvendiği bir yerlerden alıyor.
Bu ülke yol gecen hanı değildir. İsteyen istediği gibi konuşamaz ve davranamaz. Devletimiz, haddini bilmeyenlere hukuk içinde kalmak üzere hadlerini bildirir. Demokratik özgürlük hakkımı kullanıyorum gibi bir tekerlemeyle milleti hiç kimse kandıramaz. Milletin aklıyla hiç kimse alay edemez. Kişinin özgürlüğü başkasının özgürlük sınırlarını aşamaz. Sınırsız özgürlük yoktur. 
Sözüm ona kendilerini imtiyazlı sanan bazı beyler, hukuk tanımaz bir şekilde, patavatsızca ülkenin cumhurbaşkanına hakaret edebiliyor ve ülkenin aleyhine konuşabiliyorlarsa mevcut demokratik özgürlükleri alabildiğine istismar ediyorlar demektir. Bu beylere her ne hikmetse bazı iç ve dış medya sahip çıkmaktadır. İş böyle olunca, bazı hukukçular da bu beyleri destekliyor, yol gösteriyor, akıl veriyor, hatta kaçmalarını sağlıyorlar. 
Devlet yetkileri, iç ve dış siyasi olaylarda, ekonomik, sosyal içerikli operasyonlarda ve terör konusunda, tedbir alırlarken geç kalmamalıdırlar. Şeriatın kestiği parmak acımaz misali, bir araştırma, soruşturma yapılacaksa, ilgili kişiler için önceden tedbir alınmalıdır. Müslüman bir delikten iki sefer ısırılmamalıdır. 
Tarih boyunca İslam dünyasıyla ve İslam diniyle savaşanların kuyruğuna takılanlar, son yüzyılda yapılan soykırımları işgalleri, vahşetleri, katliamları, sömürü ve işkenceleri görmeden batıya hayran İslam dinine düşman olan, bir takım kimlik Müslümanlarının özgürlük anlayışlarını görünce içim dışıma çıkıyor. Merhum Erbakan Hocanın dediği gibi “ BU BÖYLE GİTMEZ “ gün olur devran döner, sahtekârlara bu dünya dar gelir. Selam ve dua ile..
                                                                          
Bu yazı toplam 667 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum