1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. EY MÜSLÜMANLAR! İBLİSLERİ SEVİNDİRECEK İŞLER YAPMAYINIZ
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

EY MÜSLÜMANLAR! İBLİSLERİ SEVİNDİRECEK İŞLER YAPMAYINIZ

A+A-

İblis ve avenesinin sinsi planlarını yıkacak, maddi ve manevi tedbirleri almadan, zalimlerin ülkemiz ve İslam dünya üzerindeki hainliklerini konuşmak, sadece ağzımızı yoracaktır. Ülkeyi yönetenlere yardımcı olmak isteyenler, şeytanın planlarına karşı nasıl tedbir alması gerektiğini konuşmalı ve yazmalıdır.  Ben bilirim havasıyla bilgiçlik yapmak, yersiz ve zamansız konuşmak ve yazmak hiçbir aydın kişiye ve siyasetçiye yakışmaz. 
Toplumu bilgilendirmeye ve yönetmeye çalışan aydın ve yazarlar, Hak ile batılı doğru ile yanlışı ayırt etme marifetine sahip olurlarsa, iblislerin hain oyunlarını bozabilirler. Ülkenin maddi cephesini zayıf görüp, manevi cephesine önem vermeyerek, zalimin zulmüne sabretmekten başka çaremiz yok diyenler, biran önce manevi cephelerini güçlendirmek suretiyle, kalplerine yerleşmiş olan zalim güçlerin korkusundan kurtulmalıdırlar.  
Sabır, zalimin zulmüne boyun eğmek değil, gerektiğinde din, devlet, namus ve vatan uğrunda şerefle ölmektir. “Fitne uykudadır, fitneyi uyandırmayın” sözü hangi şartlar altında söylendiğini anlamayanlar, bir an önce uyanıp, fitnen ülkemiz ve İslam dünyasında vahşice kol gezdiğini görmelidirler. Şeytan ve avenesinin alçakça yaptıkları zulümleri gördükleri halde, bilerek/ bilmeyerek fitnenin uyguda olduğunu söylemek iblislere yardımcı olmaktır.
Müslümanlar tefrikaya düşmeden, maddi ve manevi güçlerini ümmet bilinciyle birleştirdikleri gün, zalim şer güçler, inlerine çekilerek kış uygusuna yatacaklardır.  Kış uygusuna yatan fitneyi uyandırmamak ve ininde hapsetmek için güçlü bir iktidara ve nöbeti terk etmeyecek şuurlu bir millette sahip olmalıyız. Bunun yolu da maddi ve manevi kalkınmadan geçtiğini bilmeliyiz ve ona göre hazırlanmalıyız. 
Nerde o ümmet diyenlerin sesini duyar gibiyim. Gerçekten inanmış bir Müslüman böyle bir soru sormaz. Zira ümmeti hazırlamak, ümmet şuuruyla hareket eden tüm Müslümanların görevidir. Eğer bu görevi yerine getirmez ve Yüce Allah’ın dinine sahip çıkmazsak, Yüce Allah için zorluk yoktur. O her şart altında nurunu tamamlayacaktır. Yüce Allah’ın yolunu takip eden Müslümanlar galip gelecek, O’nun dinine saldıran zalimler ve münafıklar kaybedecektir.
Bu hususta birkaç ayeti kerime naklederek konumuza devam edelim.[ “Kâfirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.(Tevbe 32) “ Ey iman edenler! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin; Allah onun yerine öyle bir topluluk getirir kik, Allah onları sever onlarda Allah’ severler. Mü’minlere karşı tevazulu, kâfirlere karşı izzetli ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler.” (Maide 54)  “Yahudi ve Hıristiyanların arasına kin ve düşmanlık attık. Her zaman savaş için bir ateş tutuşturdularsa Allah onu söndürdü.” (Maide 64)]
İblisler istedikleri kadar fitne ve fesada çıkarsınlar, 81 milyona sahip bir Türkiye cumhuriyeti devletine mensup tüm vatandaşlarımızın dili, ırkı mezhebi, ne olursa olsun,  dinine, vatanına, devletine, bayrağına, milletine bağlı, onurlu, izzetli ve şerefli insanlardır.  İslam dininin bağlı olan bu insanlar, tarih boyunca düşmana karşı ayna safta yer aldıklarını unutanlar,  kafalarını kumdan çıkarıp, Fırat kalkanı ve Zeytin dalı operasyonlarına bakabilirler.
Aynı dinin mensupları oldukları için de aynı zamanda İslam kardeşi oldukları şuuruyla hareket ederler. İstisnalar olsa da, genel anlamda ülkenin kalkınması, milletin milli menfaatleri söz konusu olduğunda, ellerinden gelen en azamı gayreti gösterirler. Vatanın bölünmesine, İslam dinine ve mukaddes değerlere saldıran şer güçlere ve işteki bir avuç haine asla müsaade etmezler. 
Halkın %99’müslüman olan ülkemiz insanları, son ilahi kitap olan Kur’an-ı kerime dil uzatanlara,  son ilahi Peygamber olarak gönderilen peygamberimiz Hazreti Muhammed’e (s.a.v) hakaret edenlere hoşgörüyle bakmazlar asla tolerans göstermezler.  Hal ve durum böyle olduğuna göre, ülkemiz ve İslam coğrafyasında yaşayan Müslümanların arasında çıkartılan fitne ateşini söndürmek hususunda, zaman geçirmeden hep birlikte yeniden düşünmeye ve gerekli olan kalıcı tedbirleri almaya mecbur olduğumuzu unutmamalıyız.
İblis ve avenelerinin dünden bugüne yaptıkları alçaklıkları unutmadan, günümüzü ve geleceğimizi inşa etmeliyiz. Daha dün, laiklik elden gidiyor algısıyla başörtülü öğrencileri okullardan atılmıştı, kamu alanında görev verilmemişti, hastanelere alınmamışlardı.  Başörtüsü takmak isteyenler Suudi Arabistan’a, molalar İran gitsin demişlerdi.   Başbakan Erbakan hocaya omuz atmışlardı. Rahmetli Erbakan hocanın yemekli bir toplantısında dışarıdan şarap getiren kuvvet komutanına diğer komutanlar tebrik etmişti.
İmam hatip okullarını, Kur’an kurslarını kapatmak, Müslümanlara irticacı diyerek,  PPK terör örgütünden daha tehlikeli olduklarını söylemek suretiyle, bilerek/ bilmeyerek FETÖ örgütünün önünü açmışlardı. Bugüne kadar yapılan her zulmün planlı bir şekilde yapıldığını ehli vicdan sahibi olan hiçbir insan inkâr edemez. Şer güçlerin maddi baskılarından çekinerek, kendi milletine bu şekilde zülüm yapmak hiçbir Müslümana yakışmaz. Ülkenin maddi ve manevi kayıplarına vesile olanlar, daha sonraki yıllarda gazetelerin dolduruşuna geldik diyerek, gerçek anlamda kimlerin dolduruşuna geldiklerini hala söyleyemediler.
28-Şubat 1997 surecinde ve daha öncesinde yapılan bu gibi ve benzeri pek çok olumsuzluklar, AK partisi iktidarında kaldırılarak, bozulan devlet millet kaynaşmasının yeniden sağlanmıştır.  Bugün başörtüsü ile her alana rahatça giren bazı bayanlar, iş yerlerinde laubali, sokaklarda ahlaksızca, erkeklerle kol kola el ele dolaşmaları, parklarda utanmadan öpüşmeleri, ramazan günüde açıkça lokantalara giderek yemek yemeleri, sigara içmeleri, daracık pantolon giymeleri iblisleri sevindirirken, mütedeyyin insanları üzmektedir.
Şer güçler, yaptıkları manevi baskılardan istedikleri neticeyi alamayınca, Müslüman bayanların tesettür anlayışlarını bozmaya kalkıştılar ve kısmen de barılı oldular.  Vesayet savaşlarıyla, siyasi ve ekonomik krizlere, terör olaylarıyla ülkemizi bölmeye, ekonomik olarak zayıf düşürmeye çalıştılar halende çalışmaktadırlar. İslam dünyasıyla olan maddi ve manevi bağlarını kesmek için her türlü alçaklığı yapmaya başladılar. Siyasilerimiz ve aydınlarımız,  şeytan ve avenesinin ülkemiz üzerindeki hain planlarını konuşurlarken ahlaken nasıl çökertilmek istendiğimizi de konuşmalıdırlar.
Şeytan ve avenesinin planlarını görmezlikten gelerek, Sayın Erdoğan’a muhalefet etmek doğru bir davranış değildir. Müslümanlar dağılmışlıktan ve savunma gafletinden kurtularak, ümmet bilinciyle hareket ederek, hep birlikte hücum pozisyonuna geçmeliyiz. Bu dediklerim sanıldığı kadar zor işler değildir. Kur’an ve hadis okuyarak ve okuduğumuzu anlayarak hayatımıza tatbik edersek, Yüce Allah’ın yardımıyla zafer İslam ümmetinin olacaktır. “Ey iman edenler” Allah’ın dinine sahip çıkarsanız, Allah size zafer verir ve ayaklarınızı kaydırmaz” ( Muhammed 7)
Alaettin KÖKSAL

Bu yazı toplam 900 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.