1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Eyvah!.. Eyvah!..
Eyvah!.. Eyvah!..

Eyvah!.. Eyvah!..

Ünlü güldürü ustası Ata Demirer’in onun kadar ünlü Demet Akbağ ile başrollerini paylaştığı o güzel filmin en unutulmaz sahnesi, klarnet çalarak söylediği “Aman bu fasulye yedibuçuk lira” şarkısı

A+A-

Ünlü güldürü ustası Ata Demirer’in onun kadar ünlü Demet Akbağ ile başrollerini paylaştığı o güzel filmin en unutulmaz sahnesi, klarnet çalarak söylediği “Aman bu fasulye yedibuçuk lira” şarkısı aylarca dillerden düşmemişti.

Geçtiğimiz günlerde Özgür Kocaeli gazetesinde Fethiye Caddesi ile ilgili haberi okuyunca ben de anında panikledim ve ağzımdan istem dışı yüksek sesle çıkıverdi:

-Eyvaaaaaaah!.. Eyvaaaaaaah!

İzmit Belediye Başkanı Sayın Nevzat Doğan, Fethiye Caddesinde yeni bir düzenleme yapmak istiyormuş?!.. Nasıl paniklemem ki, 2009-2010 ajandamın sayfalarında artık acınacak, zavallı hale gelmiş Saraybahçe ve çevresinin durumu gözlerimin önüne seriliverdi hemen.

Neyse ki, haberin devamını okuyunca biraz teselli buldum. Başkan Doğan, bu defa yapılacak düzenlemeler için(Hala endişeliyim) Fethiye Caddesi esnaflarıyla tek tek görüş alışverişinde bulunmuş.

Başkanının bu tutumunu çok çok alkışlıyor ve kutluyorum!

Ama hemen ardından, olayı adalet terazisine koydum.

Sayın Doğan, Fethiye Caddesinde yapmak istediği değişiklikler için oradaki esnaflarla yüz yüze görüşmüş.

Pekiyi ve güzel de, lütfen söyler misiniz? Oradan çok daha önemli olan Saraybahçesi ve çevresi için neden sessiz kaldılar acaba?

Aslında kimseye sormamıza da gerek yoktu. Sadece bol fotoğraflı İzmit tarihi ile ilgili bir iki kitap sayfalarına baksaydınız keşke.

Hiç olmazsa o tarihi yerin sahibi olmaktan çok, emanetçisi olduğunuz sorumluluğunu daha çok duyarak yıkıp dağıtmak değil, belki de o taşları özel bir titizlikle ellerinizle tek tek yerlerine koyardınız.

Danıştığınız ve de cesaret aldığınız tek yer olan Koruma Kurulu, kendileri de hata yapıp sisi daha büyük, düzeltilmesi olanaksız yanlışlara yönlendirdiler. Bunu ben değil, tarihi belge ve gerçekler söylüyor.

Şu çok tutkulu olduğunuz ve de onca harcamaya rağmen bir türlü yapılamayan şelaleyi, Seka Park’a yahut da Marinaya yapsanız daha yerinde olurdu.

Her yere yapabilirsiniz, ama Saraybahçe eteklerine asla…

Güzel tarihi İzmit çok büyük yaralar aldı. Bu en sonuncu ve öldürücü hançeri onun kalbinin üzerinden çekiniz artık.

Yıl 1958… Birkaç sanatçı arkadaşla kurduğumuz Sanat Dostları Derneği’nin bir sergi eşliğinde yaptığımız açılış töreninde kurucularımızdan Avni Öztüre ki, sonraki yıllarda 1974’te 2300 yıllık bir medeniyetin üzerinde olduğumuzu bildiren Nikomedya kitabını çıkaracaktır.

Konuşmasında aynen şunları söylemişti:

“…Ve artık İzmit’imizin pişmaniyesinden başka sanat ve kültür dallarında da ünlü bir eseri, ünlü bir kişisi olmalıdır…”

Şu kadere bakın ki, yıl 2009, İzmitliler pişmaniyeyi ekleyip ekleyip neredeyse Haydarpaşa’ya kadar uzatarak Guiness Rekorlar Kitabına girerek yine pişmaniyesi ile ünlü olabildiler. Hem de uluslar arası!..

1958 pişmaniye ile ünlü İzmit.

2010 pişmaniye ile ünlü “Yeni Bir İzmit”.

Eyvah!.. Eyvah!...

Boşuna dememişler:

Tarih tekerrürden ibarettir…

Cemal TURGAY

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.