• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

F. GÜLEN’İN YANLIŞINI İLK GÖREN RAHMETLİ ERBAKAN’DI

Alaattin KÖKSAL

Makalemize S.Başbakan Yıldırım’ın şu cümlesiyle başlayalım. “Gülen’in ihanetini, ilk fark eden Rahmetli Erbakan Hoca’dır. Gülen’e ve arkasındakilere karşı dik durarak mücadele eden S.Erdoğan’dır.

Şer güçler, ülkemiz üzerindeki hain planlarını gerçekleştirmek için, Kürt vatandaşlarımızı istismar eden terörist başı Öcalan’ı, İslam dinin istismar eden F.Güleni eş zamanlı olarak yetiştirerek farklı zamanlarda devreye almışlardır.  Zalimlerin planlarına göre, görevini tamamlayan terörist başı Öcalan’ı Türkiye teslim ederek, FETÖ örgütünün lideri F. Gülen’i istedikleri gibi kullanmak için Amerika’ya yerleşmesini sağlamışlardır.

Yıllarca hizmet hareketi adı altında kendilerini saklayan bu teşkilat, devletin resmi ve sivil tüm kurumlarında planlı bir şekilde örgütlenirken, işin medya yönünü, ticari ayağını ve din istismarını hiç ihmal etmemiştir. Hareketin lideri arandığı halde, ne hikmetse yakalanmamıştır. Planlı bir şekilde 28-Şubat Surecinde Merhum Erbakan Hocaya karşı post modern darbecilerle iş birliği yapmıştır.

Şer güçler; hain planlarını gerçekleştirebilmek, F.Gülen’i Erbakan hocadan uzak tutmaya çalışmalarının birçok sebebi vardır. Birinci sebep, Erbakan Hocayla yakınlaşan insanlar hocanın zihni tesirine kalacaklarından, hain planlarını gerçekleştiremeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Devletin sivil ve resmi kurumlarında yerleşebilmek için, Erbakan hocanın kurduğu partilerin haricindeki diğer tüm partilerle işbirliği yapılmasını ön görüyorlardı. Merhum Erbakan hoca, dinler arası bir diyalogu, ılımlaştırılmış bir İslam anlayışını kabul etmiyordu.  Her şart altında kuvveti değil, hakkı üstün tutuyordu ve inandığı davadan taviz vermiyordu. 

Gazeteciler F.Gülen’e  [ Erbakan hocayla görüşüyor musunuz?  “kesinlikle hayır” diyordu.  Erbakan hocaya, F.Gülen ile görüşüyor musunuz? Hocamız nazik bir şekilde  “ Beş vakit namazda görüşüyoruz” cevabını veriyordu. Gazeteciler Gülen’e, Erbakan hoca sizin için beş vakit namazda görüşüyoruz diyor, siz ne dersiniz?  “ Ben Erbakan’la ruhlar âleminde bile bir araya gelmedim” diyerek akait ve ahlak dışı bir cevap vermiştir. Siyasetle ilgileniyor musunuz sorusuna; “ Ben Cebrailli çok severim. Lakin Cebrail parti kursa, kendisine derim ki, senin partini desteklemem” diyebilmiştir.

Bir başka konuşmasında “Biri gelip de, ben Peygamberimizden şöyle bir mesaj aldım dese, ona denecek şey, o fasıl bitmiştir. Bundan sonra yapılacak şeyler için Kur’an ve sünnete uymak hizmet hareketini ona göre tasarlamaktır.” “Haçlılar kötü insanlar değildir, onlar girdiklere yerlerde kadın, çocuk, ihtiyar ve ibadethanelere dokunmamışlardır.”] Maksadını aşmış bu kadar vahim cümleleri kuran, söyledikleriyle yaptıkları arasında uyum olmayan, bir insanın arkasından yürümek ondan olumlu bir şeyler beklemek en hafif ifadeyle ahmaklıktır.

Saydığım ve sayamadığım tüm sebeplerden dolayı, Merhum Erbakan Hoca’dan kurtulmak ve Gülen’in önünü açmak için Planlı bir şekilde Refah partisini kapattılar. Erbakan Hocayı siyasi yasaklı konumuna getirdiler. Fazilet partisini de kapatarak, partinin bölünmesine zemin hazırladılar.

Hemen arkasından Milli görüş zihniyetine muhalif olan şer güçler ve içteki bir takım işbirlikçiler, Erbakan hocanın gücünü kırmak için harekete geçtiler. Zalimlerin kullanılır hale getirdikleri bazı legal örgütlerin ve hizmet hareketi dedikleri FETÖ mensuplarını ve Abant toplantılarında katılanları kişilerin düşüncelerine yakın insanları geçici olarak AK partisiyle birleştirmek suretiyle Hocanın talebelerine yol vermekten başka çarelerinin olmadığını düşünerek hareket ettiler.” 

Zalimlerin ve yerli işbirlikçilerin planını fark eden Rahmetli Erbakan Hocamız, zalimlerin ve yerli işbirlikçilerin planlarını boşa çıkarmak için, herkesin anlayamayacağı, anladığı halde ispat edemeyeceği, çok stratejik planlarla, şer güçlerin hilelerin bozmaya çalışıyordu.

 Merhum Erbakan hoca; kendisi için kurulan siyasi tuzağa, şer güçleri düşürmek için,  AK partisine tatlı sert bir şekilde muhalefet etmek suretiyle, şer güçleri planlı bir şekilde okşayarak, pençelerini sökerken, talebelerinin önünü açıyordu. “Evdeki hesap çarşıya uymaz” misali şer güçlerinde hesabı tutmamıştır, tutmayacaktır.

Erbakan hoca hayatı boyunca sadece talebelerini değil, ülkemiz insanlarının ve İslam dünyasının kurtuluşu için çalıştığını,  bu hususta aldığı ve alması gereken tüm tedbirleri açık bir şekilde söylerken, siyasi yol haritasının stratejik noktalarını anlayanlar olduğu gibi anlamayanlarda olmuştur. Maksat anlamak veya anlamamak değildir. Aslolan siyasi liderlerin fark edilen stratejilerini sabırla susarak neticeyi beklemektir.

Ne zaman ki Erbakan hocamız rahmet’i rahmana kavuşunca, milli ve yerli duruşu kesin bir dil ile anlatacak bir Erbakan olmayınca,  davanın tüm yükünü Sayın Erdoğan yüklenmiştir. Sayın cumhurbaşkanımız hayatı boyunca inanarak omuzladığı bu davanın yere düşmemesi için Yüce Allah’a tevekkül ederek, açık bir şekilde milli bir duruşla hedefe kararlıkla yürümeye devam ettiğini gören şer güçler, yıllarca hazırladıkları Gülenizim hareketini 15-Temmuz-2016 tarihinde devreye alarak düğmeye bastılar.

  Hain ve zalimlerin tuzaklarına karşı Yüce Allah’ı bütün tuzakları bozacak bir güce sahip olduğuna şüphesiz bir şekilde iman edenler ve etmeyenler, 15-Temmuz 2016 darbe girişimi Yüce Allah’ın izniyle, imanlı liderin dik duruşuyla ve milletin direnciyle nasıl bertaraf edildiğini herkes görmüştür. 

  Erbakan hocamızın siyasi yol haritasını, stratejik planlarını, İslam ümmetini kurtaracak reçetelerini bilenler ve okuyanlar televizyon ekranlarında çıkıp konuşmalı ve yazmalıdırlar. Yol belli, düşman belli, susmaya, ayrı durmaya gerek kalmamıştır. Gün birleşme günüdür. S. Erdoğan’ı ve Rahmetli Erbakan hocayı anlama zamanıdır. İş olsun torba dolsun diye konuşma zamanı değildir.

 Yazmaya çalıştığımız bu makaleyi okuyan bazı dostlarımız, bizleri anlamadan veya takım tutar gibi bir siyasi anlayışla tenkit edeceklerdir. Bazıları da biz sana yıllar önce demedik mi diyeceklerdir. Bu iki eleştirinin cevabını makalemin içinde verdim. Zamanı gelmeden konuşanlar, vakitsiz öten horoz misali hem kendilerine ve hem de ev sahibine zarar verirler.

 Bazı AK partililer ve cemaat mensupları hizmet hareketi olarak gördükleri FETÖ örgütünü dış destekli içteki bazı kesimlerle işbirliği yaparak kanlı bir darbe girişimine bulanacaklarına inanmıyorlardı ben de inanmıyordum.  Lakin siyasi yoldan AK partisine darbe vuracakları hususunda ki şahsi kanaatimi,  onlarca makale yazarak ifade etmeye çalıştım.

 Sonuç olarak; Dış şer güçlerin tesirinde kalan bir kısım iç çevreler, Merhum Erbakan Hocanın icraatlarını ve uyarılarını dikkatte almak yerine “ Sen bizden uzak dur da, senden sonra kim gelirse gelsin” şuursuzluğu ile hareket etmişlerdi. Değişime direnen köle ruhlu çevreler aynı zihniyetle S. Erdoğan’a muhalefet ederek ülkemize ağır bedeller ödettirmektedirler. Bu yanlış zihniyete karşı, milli ve yerli düşünenler, ülkenin ve milletin selameti için Sayın cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yanında yerlerini almalıdırlar.

Bu yazı toplam 1290 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37