1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Fahrettin Demir’imizi Sonsuzluğa Uğurladık
Fahrettin Demir’imizi Sonsuzluğa Uğurladık

Fahrettin Demir’imizi Sonsuzluğa Uğurladık

İnsanın, arkadaşlarından birinin ölümü ardından, yazması çok zor. Fahrettin, beyefendi kişiliğiyle aramızda hep sevildi. Başarılı eleştiri yazılarıyla da tanınan iyi bir öykücüydü. Edebiyat

A+A-

İnsanın, arkadaşlarından birinin ölümü ardından, yazması çok zor. Fahrettin, beyefendi kişiliğiyle aramızda hep sevildi. Başarılı eleştiri yazılarıyla da tanınan iyi bir öykücüydü. Edebiyat dünyamızda isim yapmış bir değerdi Fahrettin Demir. Önemli özelliklerinden biri de İzmit’te yaşayan edebiyatçılar hakkında yazmakta hiç de cimri davranmamasıydı. Özverili bir kişiliğe sahipti. Zaman zaman şakalaşırdık. Düzeyli şakalar yapardı.

Bu değerli insan, sevgili arkadaşım Fahrettin, tedavi gördüğü Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Onkoloji Bölümünde, 23 Şubat 2011, Çarşamba günü 62 yaşında hayata gözlerini yumdu. Acımız sonsuz. Fahrettin Demir’i göremeyecek, sesini duyamayacağız artık.

Fahrettin Demir

Fahrettin’i 24 Şubat 2011, Perşembe günü, gözyaşları içinde, İzmit-Yahya Kaptan Camisinde öğlen namazının ardından ailesi ve dostlarıyla birlikte sonsuzluğa uğurladık. Işıklar içinde olsun.

KOÜ Tıp Fakültesinde ellerinden geleni yapan hocalarımıza, cenazeye gelen herkese teşekkürlerimi iletmek istiyorum.

Yapıtları ve arkadaşlığıyla ruhumuza işleyen Fahrettin Demir kardeşimizi hiç unutmayacağız.

Eşi, çocukları, ailesi ve dostlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.

“Şiirin Son Kişotları” Bursa Kitap Fuarında

Cervantes’in Don Kişot adlı romanını okuyanlar, yel değirmenlerine savaş açan Don Kişot’u inanıyorum ki unutamamışlardır. Hayalperest bir ihtiyardır O. Gerçekleştirmeye çalıştığı, safça ve akıldışı bir başkaldırıdır.

Broy yayınları sahibi, Yenibütüncü şiir anlayışının mimarlarından şair Seyyit Nezir, TÜYAP Bursa IX. Kitap Fuarında (5-13 Mart 2011) “Broy Yayınları 25. Yıl Şiir Etkinliği” gerçekleştirmeyi düşünmüş ve bu etkinliğin adına “Şiirin Son Kişotları” demiş. Etkileyici bir başlık. Bütün şairler biraz da Don Kişot’tur dersek, fazla abartmış olmayız sanırım.

Broy yayınları sahibi, şair Seyyit Nezir

Sevgili Seyyit Nezir, beni de şiirin Son Kişot’larından sayarak etkinliğe davet ettiğinde, doğrusu çok mutlu oldum. Fuar’ın ilk günü, 5 Mart, Cumartesi saat 18. 30-19. 30 arasında Cumalıkızık salonunda gerçekleştirilecek etkinliği, Nursel Aras yönetecek. Etkinliğe katılacak şairler: Aynur Yalçınkaya, Ahmet Saraçoğlu, Arzu Karadağ, Dedocan Can, Dilruba Nuray Erenler, Dursun Özden, Emine Erbaş, Halide Yıldırım, Hasan Taşçı, Halime Yıldız, Hilmi Haşal, İbrahim Tığ, İhsan Topçu, Mehmet Gözen, Mustafa Işık, Muhsine Arda, Müslim Çelik, Niyazi Yaşar, Nuri Demirci, Seyyit Nezir, Süheyla Taşçıer, Süreyya Güven, Ünal Karahasan, Yaşar İliksiz, Yetkin Aröz, Yüksel Pazarkaya, Zafer Yalçınkaya.

Yolunuz düşerse beklerim.

Ümit Çetin’den Bir İlk Roman: “Hiç Biri”

Hiç Biri (İroni Yayıncılık, 144 sayfa) Ocak 2011’de İstanbul’da basılmış. “Hiçbiri” sözcüğü, romancı tarafından değiştirilip “Hiç Biri” olarak kullanılmış. Romancı bu sözcüğün doğru yazımını biliyor ve romanda “hiçbiri” biçiminde de kullanıyor. Demek ki bir vurgudur söz konusu olan. Genellikle 1980 sonrası şiirlerde gördüğümüz bu yaklaşımı, bir dilci olarak, pek etkileyici bulmadığımı öncelikle belirtmek isterim.

Ümit Çetin, İzmitli bir yazar, içimizden biri. Bu da ayrı bir mutluluk. Esas çarpıcı olan, 1986 doğumlu bir gencin, başarılı bir romana 25 yaşında imza atmasıdır. Henüz kitaplaştırmadığı şiirleri de var Ümit Çetin’in. Diyeceğim o ki bu genç romancı, aynı zamanda bir şair. Okuyun bu gencin ilk kitabını, derim. Acemilikle değil, olgunlukla karşılaşacaksınız. Tez canlı olduğum için, iyi bir roman okuyucusu olamadım. Akıcılık aradım hep. Her romancı akıcı üsluba sahip değil; öyle bir zorunluluk da yok zaten. Benim bu eksikliğim, az roman okumama neden olmuştur. Ümit Çetin’in bu romanınıysa bir çırpıda okudum. Akıcı ve kurgusu başarılı bir romanla karşılaştım. Sıkılmadan ve heyecanla sonuna dek okudum Hiç Biri’ni. Beni şaşırtan, 25 yaşında böyle bir olgunluğa nasıl varılabildiğidir. Özellikle bu anlamda, Ümit Çetin’i yürekten kutluyorum. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Önümüzdeki yıllarda Ümit Çetin’in anlatım tekniklerinde, dili ustalıklı kullanmada daha da güçleneceğini mutlaka göreceğiz. Çetin’in ilk kitabı olan Hiç Biri, bu umudumu içinde barındırıyor.

Ümit Çetin

Ünlü yazarlarımızdan Cezmi Ersöz, bakınız ne diyor bu roman hakkında: “Akıcı bir üslup, akıcı bir dil, muhteşem bir kurgu ve edebiyat dünyasında yepyeni bir soluk… Darbelerin eksilttiği hayatların içinden çıkan film gibi bir aşk hikâyesi.” Cezmi Ersöz gibi kendisini edebiyat dünyamıza kabul ettirmiş bir yazarımızdan bu övgüyü almak, hem çok zor hem de çok önemli.

Bu genç romancımızın özgeçmişini merak etmişsinizdir. İşte, Ümit Çetin’in özgeçmişinden kısa bir bölüm: “1986 yılında İzmit’te doğdu. İzmit Gazi Lisesindeki eğitimini tamamladıktan sonra lisans eğitimini sırasıyla; Karadeniz Teknik Üniversitesi, Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Çek Cumhuriyeti- University of  Pardubice, İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümlerinde tamamladı.

Mavi Dünya, Düşle, Mevsimsiz, Siyah-Beyaz, Üç Nokta, İz Edebiyat ve birçok dergide şiir ve denemeleri yayımlandı.

‘Nicomed’in Gözyaşları’ adlı İzmitli şairlere özgü sesli şiir antolojisinde ‘Düş-Tüm’ adlı şiiri ile yer aldı.

Sarissa Ortak Kitap-1 adlı kitapta ‘Barış Nedir Sevgilim’ şiiri ve ‘Denizin Çocukları’ adlı denemesi ile yer aldı.

Kocaeli Demokrat ve Gazete Kocaeli’nde köşe yazarlığı yaptı.

Hiç Biri yazarın yayımlanmış ilk kitabıdır.”

Yazarla iletişim kurmak isteyenler, kendisinin elektronik adresine ([email protected]) yazabilirler.

Değirmendere’de İSU Faturaları…

Değirmendere’de ikamet edenleri  yeni gelişmeden haberdar edeyim öncelikle. İSU faturalarınızı Gölcük Belediyesi Değirmendere Tahsilat Bürosuna değil, semtinizdeki PTT’ye yatıracaksınız bundan sonra. Bu bilgi, ilgili büronun dış kapılarından birinde, dil yanlışlarıyla birlikte duyuruldu. İşte duyuru metni:

Bu duyuruyu okuyan bir öğrencimiz, yanlış kullanımın doğru olduğunu sanabilir ve böylece bu duyuruyu asan kişi, ülkemizdeki dil kirlenmesine istemeden de olsa katkıda bulunmuş olur. Demek ki bu tür yerlerde bir duyuru asılacaksa, yazılan bu duyuru dil konusunda daha bilgili bir kişi tarafından denetlenmelidir. “Komple kapandı.” sözü yanlıştır. “Komple” sözcüğünün birçok anlamı var; hiçbiri buraya uygun değil. Ayrıca Değirmendere’de, eski ve yeni olmak üzere iki PTT binası yoktur. Bir de PTT kısaltmasına değinelim. “P. T. T.” kısaltmasının noktaları olmamalı ve kısaltmanın sonunda kesme işareti kullanılmalıdır; yani doğrusu “PTT’ye” olmalıdır. Diyeceksiniz ki herkes dil öğretmeni değildir. Sakın ha! Yanlış olur bu değerlendirme. Doğru olan, herkesin dili doğru kullanması gerektiğidir.

Bu konudan hareketle, şu duyuruyu yapmakta yarar görüyorum: Tüm kurumlarımızda ve her alanda dilimizi doğru kullanmaya özen gösterelim lütfen. Yanlış, yanlışlar doğurur çünkü.

Fıkra

Amerika’da İngiltere ve Türkiye’nin başbakanlarının da katıldığı bir toplantı yapılmış. Toplantının sonunda, basının sorularına geçilmiş. Bir gazeteci:    - Ülkenizde dört kişilik bir aile ne kadar gelirle normal bir yaşam sürebilir ve siz ne kadar ödüyorsunuz?    Bush:

- Amerika’da dört kişilik bir aile 5000 dolar ile normal bir yaşam sürebilir. Biz onlara 6500 dolar veriyoruz. Geri kalan 1500 doları ne yaptıklarını bilemiyoruz.    - Blair:

- İngiltere’de aynı aile 4000 pound ile normal bir yaşam sürebilir. Biz onlara 5000 pound veriyoruz. Geriye kalan 1000 poundu ne yaptıklarını bilemiyoruz.    Türkiye Başbakanı:

- Türkiye’de aynı aile 3000 lira ile normal bir yaşam sürebilir. Biz onlara ortalama 1000 lira veriyoruz. Geriye kalan 2000 lirayı nereden bulduklarını hâlâ anlamış değiliz.

Sağlık

İngiltere’deki Kanser Araştırmaları Enstitüsünden bilim insanları, fareler üzerindeki deneylerde kanserli hücrelerin yayılmasını bir enzimi bloke ederek durdurduklarını açıkladı.    Yapılan deneylerde LOXL2 adlı enzimin bloke edilmesi, kanserin vücutta metastazını engelledi.    İlgili Konular Sağlık Cancer Research dergisinde yayımlanan bulgular, bilim çevreleri ve araştırma vakıflarınca olumlu bir gelişme olarak yorumlandı.    Raporun yazarları, kanserden ölümlerin yüzde 90’ının, tümörün vücuda yayılmasından kaynaklandığına dikkat çekiyor.    Araştırma kapsamında ise uzmanlar, meme kanseri bulunan hastaları incelediklerinde, kanserin yayılması ve hayatta kalma oranlarının düşmesiyle LOXL2 enzimine bu kişilerde yüksek oranlarda rastlanması arasında bir bağ bulunduğunu ortaya koydu.    Bulgular ayrıca LOXL2’nin kanserin ilk yayılmaya başladığı evrelerde önem taşıdığını gösterdi.    Bu enzim, kanserli hücrelerin, meme dokusundan ayrılıp kana karışmasında da rol oynuyor.    Bilim adamları fareler üzerinde yaptıkları deneylerde işte bu enzimin faaliyetini engelleyecek kimyasal maddeler ve antikorlar kullandı.    Bu uygulama sayesinde kanserli hücrelerin diğer dokulara yayılması engellendi.    Araştırmacılar, yeni üretilecek ilaçlarla bu enzimin hedef alınabileceğini, ayrıca kanserin yayılmaya başladığının erken aşamada tespit edilmesini sağlayacak testler geliştirebileceğini, bu sayede çok sayıda hayatın kurtarılabileceğini söylüyor. (BBC Türkçe)

(Kaynak: www2.habercem.com.tr, 27 Şubat 2011)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.