1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Faik Bulut’tan Hizbullah yorumu...
Faik Bulut’tan Hizbullah yorumu...

Faik Bulut’tan Hizbullah yorumu...

Tahliyelerle birlikte cesaretlenen Hizbullah’ın internet sitesinde Mehmet Emin Çelik imzası ile yayımlanan yazıda, “Tahliyelere karşı çıkan her zamanki gibi İslam’a tepki gösteren Laik / Kemalist

A+A-

Tahliyelerle birlikte cesaretlenen Hizbullah’ın internet sitesinde Mehmet Emin Çelik imzası ile yayımlanan yazıda, “Tahliyelere karşı çıkan her zamanki gibi İslam’a tepki gösteren Laik / Kemalist çevrelerden başkası değildir... Bu süreçten sonra herkes, bu ülkenin bir gerçeği olan Hizbullah’ı kabul etmeli, Hizbullah ile yaşamayı öğrenmelidir...” deniliyor.

Hizbullah ile yaşamayı öğrenebilir miyiz?

Araştırmacı-yazar Faik Bulut’un söylediği gibi, ‘tahliyeler AKP’nin seçim yatırımı’ olabilir mi? Faik Bulut diyor ki:

“Tahliyelere siyasetin karıştığını ve seçime de bir anlamda hazırlık yapıldığını düşünüyorum. AKP hükümeti BDP’nin önünü kesme açısından Hizbullah’ı bir denge unsuru olarak görüyor. Referandumda Hizbullah tabanının çoğu, ‘yetmez ama evet’ dedi. AKP, belki de bu oyları kendilerine tahsis etme amacında...”

Hükümetin şimdiye dek BDP’nin karşısına çeşitli sivil toplum örgütlerini çıkarttığını, Kürtleri karşı karşıya getirme, birbirine düşürme taktiğinin uygulandığını, Hizbullah’ın bu amaca hizmet edebileceğini düşündüğünü belirten Faik Bulut devam ediyor:

“Hizbullah’ın faaliyet alanı olarak bildiğimiz, genellikle Kürtlerin yoğun olduğu bölgeyi de göz önüne alırsak, burada şiddet halen var, çatışmalar var. Hizbullah’ın silahları gömdüğü yönünde bir tez bana göre gerçeklikle pek bağdaşmıyor...”

Hizbullah’ın, silahlı çatışmanın şartları uygun olduğunda kendini yeniden gösterebileceğini dile getiren Bulut’un görüşü:

“Şartlar oluştuğunda silahlı çatışma olabilir. Bunu iki nedene dayandırıyorum: Birincisi, geçmişte Hizbullah ile bağlantılı olan ya da Hizbullah’ın içinde olan 20 ilde 19 ilçede şimdiye dek yasal 83 dernek kuran belli örgütler var. Onların bazı yöneticilerinin zaman içindeki demeçlerine baktığımız zaman şöyle bir ibare dikkatimi çekiyor: ‘Bizim elimize silahı veriyorlar, bizi çatışmaya itiyorlar, sabrımızı deniyorlar’. Bu ileride böyle bir çatışmanın olabileceğini gösterir. İkincisi ise yeni tahliye edilen Edip Gümüş,  kendilerine yakın, dolaylı olarak kurulan bir sitede ilk demecinde, ‘Rabbim bizi mahçup etmesin’ ifadesini kullanmıştır. Bu, ‘Bundan sonra davamıza devam edeceğiz, kararlıyız’ demektir. Bu demek ki bir dava var, onun peşinden gidecekler, bunun peşinden silah kullanarak mı giderler yoksa pasif siyasi yollarla mı giderler, tam açıklık yok...”

Bulut, bir temenniden, bir niyetten de söz ediyor, özetle şöyle diyor:

“Niyet, o bölgede genellikle Kürt sorununu çözmekten ziyade Kürtleri temsil eden bir parti, alternatif bir güç çıkarmak. Bundan sonraki politikaları, ‘Kürtlerin gerçek temsilcileri Müslümanlardır. Yani tarikatlardır, cemaatlerdir, Hizbullah gibi örgütlerdir’ demek istiyorlar. Bu ister istemez çatışmanın zemininin, resmi ve dolaylı yoldan hazırlanması demektir...’

Bu da demektir ki, 12 Haziran’da ya da Mayıs’ta yapılacak genel seçimler Doğu ve Güneydoğu’da istenmeyen olaylara neden olacaktır.

Bu haber toplam 1071 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.