1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Fakirlik sevilir mi?..
Fakirlik sevilir mi?..

Fakirlik sevilir mi?..

Eskilerin bir sözü var; “Kabahat kürk olsa kimse giymek istemez” derler. Ya fakirlik! Fakirliği seçmek isteyen olabilir mi? Aklı başında kimse istemez de, kimi koşullar böyle getirir işte. Daha doğrusu

A+A-

Eskilerin bir sözü var;

“Kabahat kürk olsa kimse giymek istemez” derler.

Ya fakirlik!

Fakirliği seçmek isteyen olabilir mi?

Aklı başında kimse istemez de, kimi koşullar böyle getirir işte. Daha doğrusu, kimi dayatmalar fakirliği seçki haline getirir…

Kocaeli’de çok insanın yakından tanıdığı, Çanakkale Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ali Akdemir’in Değişim41’e yaptığı bir açıklama var. Oldukça çarpıcı, insanın içini acıtan bir açıklama bu. Ali Akdemir diyor ki;

“Türkiye’de devlet de, halk da artık yoksul yaşamaya yazgılıdır. ‘Fakir ol, tadını çıkart’ politikası sistematik olarak izleniyor. Halk da bu politikayı destekliyor.”

İlginç ama gerçek bir saptamadır tüm bunlar. Sayın Akdemir, Türkiye’deki insanların büyük çoğunluğunun;

“Yoksulum ama yoksul olmanın ayrıcalığını yaşıyorum” deme konumuna geldiğini belirttikten sonra, konuya daha da bir açıklık getiriyor.

“Yeşil kart uygulaması, erzak ve kömür yardımı, bir nebze sosyal devlet konseptiyle açıklansa bile, yaşam tarzını değiştiren yardım alma politikası üretkenliği ortadan kaldırıyor. Toplumsal gelişimi, zenginliği frenliyor.”

Hangisi yanlış ya da eksik bu sözlerin?

Ya şuna ne demeli;

“Yardım verene tam bağlı, itaatkâr bir toplum da böylelikle yaratılmış olur.”

Bir yerlerden tanıyorsunuz değil mi bu tür insan modelini!..

Farklı yerlere taşıyor Ali hoca düşündüklerini ve;

“Emperyalizmin, yok etmek istediği devleti, borçlandırarak yok etmesi eski bir doktrindir.” de diyor.

Bunu da hatırladınız sanırım bir yerlerden ya da benzettiniz bir şeylere!..

“Borçla zenginleşir gibi görünür ama fakirliğe düşer, bir daha kalkınamazsınız” biçiminde görüş belirten Ali Akdemir, Atatürk’ün bu anlamdaki mantığı da şöyle koyuyor ortaya;

“Mustafa Kemal’in 1950 yılına kadar uyguladığı model, üretimle kalkınma modelidir.”

Son olarak söylediklerine bakalım mı?

“…Halka fakirliği sevdirmek için uygulanan ekonomik politika, Türkiye’nin 80 yıllık bütün birikimlerini haraç mezat elden çıkardı. Üretime değil, tüketime harcadık. Ülkeyi yönetenler, toplumun seçkin bir kısmı için son derece lüks bir yaşam kurguladı. Toplumun tamamını zengin yapacak vizyon projeleri yerine, bir kısım zenginlerle yoksulları finanse edip oy bağımlı toplum yaratarak, günü ve iktidarı korumak ve kurtarmak politikası izlemiştir. Bu politika prim yaptı.”

Hadi yalan deyin! Hadi eksik deyin!..

Bu haber toplam 1043 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.