1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Farkımız samimiyetimiz
Farkımız samimiyetimiz

Farkımız samimiyetimiz

Çok çaba harcıyorlar. Her yere, her konuya el atıyorlar. Bu gazeteyi yıpratmak, bu gazeteyi geçmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Yok olmuyor. Bu kentteki bütün yerel gazeteleri topluyorsunuz, ÖZGÜR

A+A-

Çok çaba harcıyorlar. Her yere, her konuya el atıyorlar.

Bu gazeteyi yıpratmak, bu gazeteyi geçmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Yok olmuyor. Bu kentteki bütün yerel gazeteleri topluyorsunuz, ÖZGÜR KOCAELİ etmiyor. Çünkü arada çok büyük zihniyet farkı var. İnsanlara, kente yaklaşım farkı var.

Bu gazetenin en önemli farkının, kent halkı ile arasındaki samimiyet olduğunu göremiyorlar.

Elbette kolay değil, yorucu ve yıpratıcı bir iş. Ama bizim çalışma tarzımız böyle. Bu kentte dileyen herkes, bu gazetenin her okuru, gerek benimle, gerekse bu gazetedeki diğer arkadaşlarla doğrudan temas kurabiliyor.

Randevu yok. Sekreterlerden geçiş, beklemek yok. Ben okurla diyaloğu internet üzerinden kurmuyorum. Bu gazetede haberlere, benim günlük yazılarıma, internet üzerinden yapılan yorumları da inanın okumuyorum.

Biz bu kentin halkı ile yüz yüzeyiz. İç içeyiz. Belli grupların, belli çevrelerin insanı hiç olmadık. Bütün kentin, bu kentteki her kesimden, her siyasi görüşten insanla eşit mesafede temas ve iletişim halindeyiz.

Hiçbir görüşmemizde, hiçbir bireysel temasımızda pazarlık yok. Şantaj, tehdit, talep yok. Olmadı. İnsanlar bunu biliyor ve güveniyorlar.

Yazılanları, çizilenleri takdir edenler de, eleştirenler de kuşkusuz oluyor. Herhangi bir yazı ya da yoruma en çok kızanlar bile, bu gazetede çıkmışsa, o yazı ya da yorumun çıkara, pazarlığa dayalı olmadığını biliyor.

Bu durum, ÖZGÜR KOCAELİ’nin farkını yaratıyor.

Seçimler yaklaştıkça, ilimizde siyasetin de, siyaset-yerel basın ilişkilerinin de giderek çok karmaşık bir hale geleceğini zaten öteden beri öngörüyordum. Öyle sanıyorum ki, seçimlere gidilen süreçte, özellikle siyasi partilerin adaylarının belirlenmesine yakın günlerde bu ilişkiler çok daha karmaşık ve çirkin hale gelecek.

Kent halkı, sadece bu gazetenin, bu gazetenin yazarlarının eğilip bükülmeden, dimdik durduğunu görecek. Herkes, inandığını, doğru bildiğini yazacak. Her siyasi görüş, bu gazetede kendisini bulacak. Ama çıkar ilişkisi olmayacak.

Hiç kimse gelip bu gazetenin yetkilileri ile “Benim haberimi manşetten patlat. Bin tane gazete satın alayım” diyemeyecek. Hiç kimse gelip, “Benimle röportaj yap, yayınla, reklam faturasını gönder” diyemeyecek.

Bu gazete ayakta kaldığı sürece, bu kentte yerel basının namusunu korumak adına üzerine düşeni fazlasıyla yapmaya devam edecek.

Ağaç kovuğundan çıkmadık. İnsanız ve elbette zaaflarımız var. Benim de kırgınlıklarım, gönül koymalarım olabiliyor. Ama bir kişi çıkıp diyemez ki, “İsmet Çiğit beni aradı. Falanca gazeteye ilan verdin, bizim gazeteye vermedin. Ben bunun hesabını sorarım dedi” ya da bir tek kişi diyemez ki, “Özgür Kocaeli Gazetesi benimle ilgili güzel bir haber yaptı, güzel yazılar yazdı. Karşılığında şunu verdim”.

Bu kent halkıyla, okurla olan samimiyetimize güvenerek, onların güvenini hiç sarsmadan yolumuza devam etmek konusundaki kararlılığımız 30 yıldan beri değişmedi. Bundan sonra da değişmeyecek.

YILMAZ YENİŞAR’I UĞURLADIK

Dün ÖZGÜR KOCAELİ ailesi adına, hem biraz buruk, hem mutlu bir buluşma vardı. Bu gazetede, rahmetli Dündar Çiğit’in yanında daha kısa pantolonlu bir çocukken işe başlayan, bu gazetede hiç gazetecilik yapmamış olmasına rağmen, temel direklerden biri olarak yıllarca hizmet veren Yılmaz Yenişar’ı dün yeni bir yaşama uğurladık.

Yılmaz Yenişar, her zaman bizim en yakınımızdaki insanlardan biri oldu. Ailemizi teslim ettik. Hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde, hep yanımızda Yılmaz oldu.

Yılmaz Yenişar, belki herkese karşı iyi bir insan, herkesin çok sevdiği, kendisini herkese sevdirmek için çaba harcayan biri değildi. Bizim sırdaşımızdı. Zor zamanlarımızda hep yanımızda olan, biz kendi işimizi iyi yapalım diye, bize ait angaryaları üstlenen, angaryaların yükünü taşıyan adam oldu.

İki yıl kadar önce çok sevdiği, dünya tatlısı eşi Nilüfer Hanım’ı amansız hastalık nedeniyle kaybetti. Acısını yaşadı. Ama bir yandan hayat devam ediyordu. Yılmaz Yenişar son yıllarda Didim’e çok alışmıştı. 50’sinden sonra yeni bir hayat için yeni hayat arkadaşını da Didim’de buldu. Artık emeklilik hayatı yaşamak istediğini, yeni bir yuva kuracağını ve Didim’e yerleşeceğini söyledi.

Helalleştik. Dün de Lastik-İş Sendikası Sosyal Tesislerinde aile içinde mütevazı bir törenle,  Yılmaz’ı yeni, dünya tatlısı eşiyle birlikte yeni yaşamı için Didim’e uğurladık.

Bizden yana haklarımız helal olsun. Umarım Yılmaz da bize haklarını helal eder.

Tüm okurlarıma sağlıklı, huzurlu, bol kazançlı bir hafta diliyorum.

-İsmet Çiğit-

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.