1. YAZARLAR

  2. Cemalettin Öztürk

  3. Fatma Kaplan Hürriyet: Sabote ediliyorum
Cemalettin Öztürk

Cemalettin Öztürk

Yazarın Tüm Yazıları >

Fatma Kaplan Hürriyet: Sabote ediliyorum

A+A-

“İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e haksızlık mı yapılıyor?” diye çoğu zaman düşünmüyorum değil…

*
Bizde bir deyim var, “seçildiğinden bu yana gün yüzü göremedi” diye…
Seçimin üzerinden üç aydan biraz fazla bir zaman geçti…
Bu zaman zarfında seçilen mevcut 12 ilçe belediye başkanına baktığımızda en çok gündemde olan Fatma Kaplan Hürriyet’i görüyoruz…
Diğer ilçe belediye başkanlarından ‘tık’ yok…


*
Peki, neden?

Fatma Hanım, 13 mevcut belediye başkanı arasında tek kadın. AK Partili olmayan tek ana muhalefet belediye başkanı.
AK Parti’nin kalesi olan İzmit’i 15 yıl sonra geri aldı…
Seçimi, 50-100 oy farkla da değil, 9 bin oy fark atarak kazandı…

*
İzmit Belediyesi’nin kaybedilmesi
AK Parti için bir yıkım oldu. Şaşkınlık yarattı…
Kaybı hazmedemediler…
“Nasıl olur İzmit’i kaybederiz!” diye günlerce dövündüler…
Seçim sonucunu tersine döndürmeye çalıştılar…
Sonuca itiraz ettiler…
Seçim Kurulu, mazbatayı vermedi…

*

AK Parti İzmit İlçe, seçimin iptali için İzmit İlçe İl Seçim Kurulu ve Yüksek Seçim Kurulu’na itirazda bulundu…
Gerekçe, geçersiz sayılan 7 bin oyun yeniden sayılması…
Fark 9 bin civarındaydı…
Siz 7 bin oyu saysanız ne olur ki, sonucu değiştirir mi?
Hayır…
7 bin oyun tamamı AK Parti hanesine yazılsa bile aradaki fark yine 2 bin civarı…
Sonucun değişmesi mümkün görünmüyor…
 

*
İki haftadan fazla bir zaman sonra tüm itirazlar reddedildi…
Fatma Hanım’a mazbatası verildi…
 

*

Fatma Hanım mazbatasını aldı almasına ama rahat bırakılmadı…
Rakipleri kendisiyle uğraşıyor…
 

*

Yaptığı her şey izleniyor, belediye bünyesinde ne yapsa konuşuluyor…
Kendi kadrosunu kuruyor ancak tepkiyle karşılanıyor…
-Mevcut kadrodaki yöneticiyi alıp yerine kendi kadrosunda istediği ismi atadığında eleştiriliyor…
-İşten ayrılanlar personel için ‘işten attı’ diye algı yaratılıyor…
-Belediyede örgütlü olan sendika ile kavgalı…
-AK Parti İzmit İlçe Teşkilatı kendisini ‘diktatörlükle’ itham ediyor…
- Meclisteki AK Partili üyeler her konu hakkında önerge verip psikolojisini bozmaya dönük adımlar atıyor…

*
Tabloya baktığınızda orantısız bir güç ortamı var…
Büyük bir gücün karşısında tek başına mücadele etmek kolay değil…
Sarsar, yıpratır insanı…
 

*
Tablo bu…

Seçimden bu yana yapılan üç meclis toplantısında da ciddi tartışmalar yaşandı…
Son olarak 11 Haziran Salı günü yapılan meclis toplantısı hiç de hoş olmayan görüntülere sahne oldu…
AK Partili üyeler kürsüye yürüdü…
Yumruklaşmalar olmadı fakat meclis üyeleri “koç” kavgası gibi karşı karşıya gelerek birbirlerinin yüzlerine bakarak öfkelerini ortaya koydu…
Sadece bun da değil, izleyici olarak meclise gelen izleyicilerde tartışmalarda taraf oldu…

 

*


Siyasette elbette sıkıntılar olur…
Siyasi çekişmeler olacaktır.

Meclisler tartışma yeridir…
Bu sadece bizim şehrimizde, ülkemizde değil, tüm dünya ülkelerinde benzer durumlar yaşanıyor…
Ancak İzmit Meclisi’nde tartışma yaratan sebeplere bakıldığında; bir inatlaşma, hınç, öfke, baskı, sabote hissediyorsunuz…
Bunlar doğru şeyler değil…

İzmit halkı, bu koca koca adamları kendilerine hizmet etsin diye meclis üyesi seçti, kavga etmek için değil…

İzmit’in menfaatleri düşünülmeden bu tartışmalar böyle düello gibi devam ederse İzmit kaybedecektir…

 

*


Biliyorum biraz gecikti…
İzmit Meclisi’nde yaşananları değerlendiremedim…
Bu arada bekledim, kimler ne konuşacak, tartışmalar neden çıktı diye…

Bazı kesimler konuştu…
Bende bazı CHP ve AK Partili bazı meclis üyelerini aradım. Tartışmanın, kürsüye yürümenin nedenlerini sordum…

*
Hepsi de kendi doğrularını anlatılar bana…
Gazete haberlerini okudum, köşe yazarlarının konuya yaklaşımlarını okudum…
Yine hepsi tartışmanın bir ucundan tutmuş kendi yorumlarını yapmışlar…

 

*
Ancak tartışmanın, kavganın, gerilen meclisin bir numaralı aktörü Başkan FATMA KAPLAN HÜRRİYET konuşmadı…
Gazetelerde tartışmayı anlatan bir açıklamasını okumadım…

*
Önceki gün bu sütunda “İzmit ‘rövanşist’ mantıkla yönetilemez” başlığı altında bir makale kaleme aldım…

Topladığım bilgilerden bir makale yazdım…
Analiz yaptım…
Fatma Hanım’ı eleştiren bir makale de değildi…

Sadece tartışmaya sebep çıkışın Fatma Hanım’dan kaynaklandığını belirtmiştim…
AK Parti’nin verdiği soru önergelerinde AK Parti grup sözcüsüne konuşma hakkının verilmemesinin doğru olmadığını belirtmiştim…

*
Makalem Fatma Hanım’ı kızdırmış, üzmüş…

Bugüne kadar tartışma ile ilgili tek bir yorum yapmayan Fatma Hanım, makaleden sonra bana cep telefonundan uzun bir mesaj yazdı…

*
Fatma Hanım mesajın sadece bilgi mahiyetini taşıdığını, makaleme bir cevap niteliği taşımadığını belirterek, yorum yaparken “keşke benim nasıl sabote edildiğimi de yazsaydınız” diyor…

*
İnsani buldum…
Haksızlığa uğradığını, kendisine baskı yapıldığını, sabote edildiğini düşünen bir belediye başkanının hissettiği duyguları yazmış…
Bana da sitem var…

Evet, Fatma Hanım bana uzun bir mesaj yazmış fakat yayınlamamamı da istemiş…
Kendisinin AFFINA sığınarak, bunun bir yanıt hakkı olduğunu düşünerek, yazdığı mesajı bu sütunda paylaşıyorum…

*
İŞTE FATMA HANIM’IN MESAJI

“Saat geç olduğu için aramak yerine mesaj atıyorum.
O günkü oturumda ‘Nevzat Doğan da böyle yapıyordu, ben de o yüzden öyle yapıyorum’ mantığı çıkarmayın lütfen…
Oradaki itiraz noktam düne kadar hukuksuzluklara ve anti demokratik uygulamalara ses çıkarmadılar.
O gün verilen önerge adı altındaki şeyler sadece bilgi içerikli ve adına önerge bile denilemeyecek şeyler…
Oylanması mümkün değil.
Bunu değerlendirme yetkisi de bana ait.
O tür bilgi içerikli şeyleri kalkar mecliste oylatırsak resmen gülünç duruma düşeriz…

Zaten sözlü olarak da hepsine cevap verdim. Birimlerden de ayrıntılı yazılı cevap yazılacağını belirttim.
Ama keşke makalenizde nasıl sabote edildiğimi de değerlendirseydiniz…
Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek…

*
Mehteran takımıyla ilgili daha önce açıkladığım konuda sorulan sorular şunlar:

Mehteran takımı kaç gösteriye çıkmıştır?

Kaç para ödenmiştir gibi soruların olduğu bir dilekçeyi oylamaya sun diyorlar.
Tamam oylayalım.
Kabul edenler…

Etmeyenler…

Kabul edilmiştir

Peki, meclis şimdi neyi kabul etmiş olacak?

Bunun üzerine meclis nasıl bir çalışma yapacak?

Mecliste komisyon mu kurulacak ya da meclisin bir komisyonuna mı havale edilecek?

Allah aşkına böyle önerge mi olur?

Ya da bu konular zaten sizin dönemizden kalan sıkıntılı konular demek yerine, ya da temizlikle ilgili şikâyet ediyorsunuz da Allah’ın kulu işe alınmamış…
Çalışan personel hepsi aynı, amirler aynı, çalıştıkları sistem aynı, çalışma saatleri aynı, düne kadar müdürler de aynıydı.
Peki, şimdi ne oldu da temizlik şikâyetleri artıyor.
Demek ki burada ciddi bir sabote var.
Erken paydos ettirilen personel mi dersin.
Çöpün yanı başında ağaç altında uyuyan personel mi dersin, iki saat boyunca çalışan araç içinde uyuyan personel mi dersin…
Siz olsanız ne yaparsınız şu durumda?
Daha önerge bile yazamayan bir muhalefet sırf farklı bir yol açmak adına kavga çıkarıyorlar ve çıkarken de ‘gidelim amacımıza ulaştık’ diyorlar.

Her başkana en az 6 ay süre tanınır.
Diğer başkanlar da daha doğru dürüst bir şey yapamadılar ziyaretlerden dolayı…
Biraz daha insaf rica ediyorum.

Biz büyükşehir meclisinde hizmetler konusunda sürekli soru sormuyoruz…

Geçen mecliste İZAYDAŞ konusunda söz alacaktım. Ama Tahir Bey daha zaman bulamamıştır zorda bırakmayayım diye usulca kulağına söyledim.
‘Bu tür şeyler için mecliste söz almanıza gerek yok. Bire birde gelin söyleyin ilgilenelim’ dedi.

Tamam, başkanım dedim.

Biz bu kadar hassas davranırken kürsüye yürüme cesareti bile gösteren AKP’li Meclis üyelerini nasıl hoş görebilirsiniz…”
Fatma Hanım’ın yazdığı mesaj bu…

Takdir siz okurların…

Bu yazı toplam 2073 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum