1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. FİNAL MAÇINI KAZANDIRTMIYORLAR ADAMA!
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

FİNAL MAÇINI KAZANDIRTMIYORLAR ADAMA!

A+A-

                Nisan 1894'de başlayıp Ocak 1924'de biten kısa mı kısa bir hayat hikayesidir Billy Miske'nin ki. 29 yıl 8 ay dediğiniz nedir zaten; 11000 gün bile etmiyor!!

                Kökeninin Almanya’ya dayandığından, Minnesota’da doğup büyüdüğünden, ringe 103 kere çıkıp 72 galibiyet 16 beraberlik 15 mağlubiyet aldığından, parlak geçmişinden bahsetmeyeceğiz. Dahası ilk dövüştüğü senelerde boksun illegal oluşundan; ağır sıkletlerin kantarda ekseriyetle 80 küsur kilo çekişinden; şimdilerde olduğu gibi senede 1-2 değil yeri geldiğinde 18-20 maça çıkıldığından dem vurmayacağız. Ya ne yapacağız; sadece ve sadece son maçına odaklanacağız...

                Ününün katlanarak arttığı haftalar birbirini kovalarken 1918'de doktorlar kulağına fısıldadı;  "böbreklerinin tedavi edilme şansı yok maalesef ve şans güneşi sürekli ışıldasa bile azami 5 yılın var önünde. Otuzunu göremeyeceksin."

miske-1.jpg

                Menajeri hariç hiç kimseyle paylaşmadı bunu; ne karısının haberi oldu teşhisten ne dostlarının. İşine ara vermeyi düşünmediği gibi, ailesine güzel bir gelecek sağlama uğruna arayışlara girdi ve araba satışına başladı. Neylersiniz ki birçok sporcu gibi ticaret yapma özürlüydü ve bırakın ekstra kazancı, elde avuçta olanların önemli bir kısmını kaybetti...

                1920'de efsane Jack Dempsey’in (D.1895 - Ö.1983; 1919-1926 dünya şampiyonu) karşısına çıktı ve kaybetti. O günden sonra yapacağı 21 maçtansa sadece birinde başı yerde ayrılacaktı...

miske-2.jpg

                1923 sonlarına gelinirken menajeri Jack Reddy’nin karşısına dikilip son bir maç ayarlamasını istediğinde haliyle alacağı cevap belliydi;

- Mümkün değil

- Lütfen Jack

- Ölüm fermanın olur, yapamam

- Ben bir savaşçıyım; sallanan koltukta ölmektense ringde ölmeyi yeğlerim

- Asla

- Meteliğe kurşun atıyorum; bari çocuklara bir kaç peni bırakayım

- İşte cüzdanım; ne kadar ihtiyacın varsa al içinden

- Hak etmediğimi alamam; sana yalvarıyorum,                                                    

diyaloğunun ardından istediğini alacaktı...

miske-5.jpg

                Elini çabuk tutması gerekirken ilk ve son defa ringe hazırlıksız çıkacaktı çünkü antrenman yapsa maça takati kalmayabilirdi...

                Miske’nin derdi kaderle kısa süre içinde yapacağı ve mutlak surette kaybedeceği son maçta  hayırla yâd edilmek - alkışlanmak - galibiyet sayısına bir çentik daha attırmak değildi. Yalnızca ailesine ve sevdiklerine son bir hediye vermenin derdindeydi...

                Üzerinde Benjamin Franklin’in resmi bulunan yüzlüklerden verme arzusundaydı; hani bir tarafında ‘Biz Tanrıya güveniriz!’ yazan kağıtlardan; yani dolarlardan...

                7 Kasım 1923'de 4 raund sürdü müsabaka ve tahminlerin aksine nakavt olan değil nakavt yapan taraftı Miske. Soyunma odasında sıcağı sıcağına cüzdanına konan 2400 dolarla hemencecik  alışverişe gidip karısına piyano, 3 çocuğuna kucak dolusu hediyeler aldı...

                Son anları hayli dramatik geçen hayat sahnesinden 55 gün sonra çekilecekti. Evde fenalaşınca en önemli maça, Azrail'in karşısına çıkacağını hissedip menajerini aradı ve kendisini hastaneye götürmesini istedi. Karısına o an söyleyebildi biletinin tek yönlü olduğunu, dönüşe yer bulamayacağını...

                "O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler" diyen koca Yaşar Kemal'i haklı çıkarırcasına sonsuzluğa yürüyüp gitti...

Bu yazı toplam 890 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.