1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Gazeteci önce hukuk bilmeli
Gazeteci önce hukuk bilmeli

Gazeteci önce hukuk bilmeli

Gazetecilik bir meslek midir, değil midir? Bu soruya yanıt vermeden önce, mesleğin ne olduğunu kısaca anlayalım. Meslek, ancak o işi yapmak için gerekli olan akademik diplomayla yapılan işti

A+A-

Gazetecilik bir meslek midir, değil midir?

Bu soruya yanıt vermeden önce, mesleğin ne olduğunu kısaca anlayalım.

Meslek, ancak o işi yapmak için gerekli olan akademik diplomayla yapılan iştir.

Avukat, hakim ve savcı olmak için Hukuk Fakültesi’ni bitirmek, hukuk lisans diploması almak zorundasınızdır.

Tıp Fakültesi mezunu değilseniz, doktorluk yapamazsınız.

Eczacılık eğitimi görmemişseniz, eczane açamazsınız.

İktisat mezunu değilseniz, Mali Müşavir olamazsınız.

Şimdi dönelim aynı soruya:

Gazetecilik bir meslek midir, değil midir?

Diploma gerektirmediği için bence meslek değildir.

Sadece bir iştir.

Bu işi yapanlar ise, gazeteciliği çok sevdiklerinden, çok iyi bildiklerinden, çok arzuladıklarından değil, başka bir işte dikiş tutturamadıklarından, ceplerinde geçerli bir meslek diploması olmadığından bu işe bulaşmışlardır.

Tamam, gazetecilik yapıyorsunuz. Ama bu işin de belli kuralları, raconu var.

Her şeyden önce, Türkçeyi çok iyi bilmeniz gerekiyor.

Bir de hukuk bilgisi şart.

Ben gazeteciyim, istediğimi yazarım, istediğimi karalarım, istediğime hakaret ederim derseniz, hukuk duvarına toslarsınız.

Şimdi bir örnek vermek istiyorum.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Aktifhaber sitesinden kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle dava açtığı Yusuf Gezgin’in yazısını aynen alıntı yaparak Demokrat Gebze sitesinden yayınlanan Murat Dağdeviren hakkında açmış olduğu 5 bin TL tutarındaki tazminat davasını kazanmış.

Bu duruma çok bozulan Murat Dağdeviren, dünkü köşesinde adalete vermiş veriştirmiş. Dağdeviren diyor ki; “Ben gazeteciyim. Bu işin üniversitesini okudum. Ne ağaç kovuğundan çıktım, ne rast gele gazeteci oldum. Kamuoyu adına milletvekilini de, bakanı da, başbakanı da eleştiririm” diyor. Ve devam ediyor: “Her gün yüzlerce, binlerce internet sitesi veya gazete, birbirinden alıntı yapar. Haberdeki veya yorumdaki birinci derecede sorumlu kişi, yazının sahibi veya çıktığı ilk yayın kuruluşudur. Alıntı yapan kurum imza kullandığı sürece ve alıntı yaptığı yeri belirttiği sürece hiçbir sorun yoktur.”

Murat Dağdeviren bu işin üniversitesini okuduğunu söylüyor, ama hukuk bilgisi maalesef yetersiz.

Sen bir başkasının hakaret içeren yazısını alıp, aynen kullanacaksın. Sonra ben yazmadım, o yazdı diyeceksin.

Yok öyle bir şey.

Bu durum aynen neye benzer biliyor musunuz?

Bir başkasının ruhsatlı silahını 5 dakikalığına ödünç alıp birini öldürdükten sonra, “Bu silah benim değil, başkasının” diyebilir misiniz?

Bir başkası adına kayıtlı bir otomobille birini kasten çiğneyip öldürdükten sonra, “Bu otomobil benim değil, başkasının” diyebilir misiniz?

Türkiye’de hukuk var.

Bir başka hatırlatma yapayım.

Yıllar önce Kocaeli Milletvekili ve Eski Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe hakkında Akşam gazetesinin manşetinde bir haber yayınlanmıştı. Haberde Osman Pepe’nin müteahhit olarak yaptığı villaların sahipleri tarafından kooperatif kongresinde tekme tokat dövüldüğü belirtilmişti. Ben bu sütunlarda Akşam gazetesini kaynak göstererek bu olayı yazdım. Yazıda Osman Bey’e hiçbir hakaret de bulunmuyordu. Ama benim hakkımda da dava açtı ve mahkum oldum. Zamanının parasıyla kendisine 4 milyar lira tazminat ödedim.

Söyleyeceğim odur ki; değil bir başkasının yazısını aynen kullanmayı, bir başka yayın organında manşet olan haberi kullanmak bile, bazen insanın başını derde sokabiliyor.

“Ben gazeteci oldum, ne büyük adam oldum” havasındaki dostlara önemle hatırlatırım.

Bu haber toplam 861 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.