• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli 21 °C

Geç gelen doğru karar

İsmet ÇİĞİT
17 Ağustos 1999 çok büyük bir felaket, yaşayan herkes için çok büyük bir travmaydı. Aslında o büyük felakette, sanıldığı gibi sadece yüksek katlı binalar yıkılmadı. Fay hattının üzerinde yapılmışsa, tek katlı kulübe bile yıkıldı.
Başka  hangi binalar yıkıldı?.. Kuralına uymadan yapılanlar. Deniz kumu kullanılanlar. Demiri eksik konulanlar.. O binada oturan zenginin pahalı arabasını binanın altına sokabilmesi için, kolonları, sütunları kesilmiş binalar yıkıldı. Ben Kozluk’ta 8 katlı binada oturuyordum. Yeni yönetmeliğe göre yapılmıştı. Sağlam müteahhit yapmıştı.. Üstelik, zemini çok uygundu. 16 Ağustos’u 17 Ağustos’a bağlayan gece çılgın gibi sallandı. Dolaplar devrildi, bardaklar kırıldı. Ama duvarında sıvası çatlamadı.
Ancak, o dönemin psikolojik etkisiyle karar alındı. İl genelinde yüksek katlı binalar yasaklandı. İzmit şehir merkezinde en fazla 3.5 kat yapılabilirdi. 
Zamanla bu karar gevşedi. TOKİ’ye, Kent Konut’a çok yüksek apartmanlar yapma izni verildi. Ama şehir merkezinde 5-6 katlı binası bulunan, bu binası depremde zarar gördüğü için yıkıp, yerine yenisini yapmak isteyen vatandaşa, “Binayı yıkarsan, en fazla 3.5 katlı yeni bina yapabilirsin” denildi. Tabii, vatandaş için büyük bir kayıptı. 
Bu şehirde hala 4 bine yakın,  depremde hasar görmüş, makyajlanıp kullanılan binalar var. Çünkü,  sahibi yıksa, yerine aynı yükseklikte yapamayacak. Oysa artık hepimiz çok iyi biliyoruz ki, depremde sağlam bina yıkılmıyor. Doğru yerde, doğru zeminde, kuralına uyularak yapılan bina, ne kadar yüksek katlı olursa olsun, depreme dayanabiliyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi İmar Komisyonu Başkanı ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mimar Zekeriya Özak, bir ay kadar önce gazeteye geldiğinde “Kent için çok önemli bir çalışmanın üzerindeyiz. Yakında açıklayacağız. Bu çalışmanın sonuçları Kentsel Dönüşüm’den çok daha önemli olacak” demişti.
Özak, bu konuyu sonunda kamuoyuna açıkladı: ”Şehir merkezinde 3.5 kat kuralı kaldırılıyor.”
………
Aslında bu konuda geç kalındı. Binalar için kat sayısı, imar planı açısından önemlidir. Şehir merkezinde bir yere yüksek katlı bina yapılmasına izin verirseniz, o bölgede yaşam, trafik nasıl etkilenir; o bölgenin alt yapısı bu binanın barındıracağı nüfusa yeter mi?.. Buna bakmak gerekir. 
Binanın sağlamlığı ile, depreme dayanıklılığı ile binanın yüksekliği veya alçaklığı arasında bir bağlantı yoktur. Yukarıda da yazdım; 17 Ağustos felaketinde hiç dikkat edilmeden tam fay hattının üzerinde yapılmış tek katlı kulübe yıkılmış, içindeki fabrika bekçisi ölmüştü. Ama kayalık arazine, kuralına uygun yapılmış, yönetmeliğe uygun yapılmış 8-10 katlı binalarda sıva bile çatlamamıştı.
Şimdi, bu yanlıştan dönülüyor. İzmit’te pekçok değerli arazi var. Üzerinde eski püskü, artık kullanılabilirliğini kaybetmiş, ya da hasar görmüş alçak binalar var. Sırf buralara yüksek katlı bina izni verilmediği için yıkılmıyor. Büyükşehir Belediyesi’nde uzman ekibin hazırladığı kararın, biran önce ilçe belediye meclisleri ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçirilmesi ve uygulamaya konulması gerekir. 
…………
Burada önemli olan nedir biliyor musunuz?.. Bu uygulama başladıktan sonra öyle sanıyorum ki önümüzdeki yaz başından itibaren şehir merkezinde pekçok yeni inşaat başlayacak. Bu inşaatların iyi denetlenmesi lazım. İnşaat sırasında müteahhitlerin çevreyi  rahatsız etmesinin, kaldırımları, caddeleri işgal etmesinin önlenmesi lazım..
Bu tür kararlarda ok yaydan çıktıktan sonra geri dönüş olmaz. Şimdi bu haberler çıkınca, hemen spekülasyonlar da başlayacaktır. Vatandaşın zarar görmemesi için, uygulamaya da biran önce geçmek gerekiyor.
*Kongre “Başarılı” diyemeyiz
CHP’nin 35 nci olağan kurultayı tamamlandı. Kılıçdaroğlu’nun karşısına rakip çıkamadı. Genel Başkanlık yarışı olmadı. Genel olarak baktığımızda CHP kurultayının başarılı olduğunu söyleyebilir miyiz?.. Bence hayır..
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, kurultayın ilk günü olan cumartesi günü 75 dakika süren bir konuşma yaptı. Bence Kılıçdaroğlu’nun konuşması, son derece iyi hazırlanmış, çok başarılı bir konuşmaydı. Hem geçmişten bugüne örnekler vererek mevcut siyasi iktidarın hatalarını ortaya koydu, hem CHP’ye yönelik yaygın eleştirilere mantıklı yanıtlar verdi.  Salon doluydu. Ama Genel Başkan Kılıçdaroğlu konuşurken coşku yoktu. Alkış yoktu.
Benzer toplantıları AK Parti düzenlediğinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan veya Başbakan Davutoğlu, hatta bir Bakan konuşurken, partililer salonu ayağa kaldırıyorlar. Lidere destek, güç veriyorlar. Televizyonlardaki canlı yayınları izleyenlere, “Şu coşkuya bak. Şu partideki birliğe bak” dedirtiyorlar. 
CHP kurultayında bunların hiç biri yoktu. Dahası o kurultay salonunun Genel Başkan konuşurkenki durgun hali, herkesin dikkatini çekti. 
Pekiyi, neden kurultayda salon böylesine sessiz ve heyecansızdı?. Çünkü, bütün CHP’liler ikinci gün yapılacak Parti Meclisi seçimlerine kendilerini bağlamışlardı. Herkes kulis, delege avı peşindeydi. 
Kimler kimler CHP’de Parti Meclisi’ne aday olmuş.. İnsan önce durup, kendisine bakar. “CHP’ye ne verdim, şimdi partinin en üst yönetim organına aday olma hakkını nereden buluyorum?” diye kendine sorar.
CHP’lilerde böyle hasletler yok. Herşeyi kendilerine hak görüyorlar. Parti içinde hep kendileri önde olsun istiyorlar. Milletvekili adayı, belediye başkanı adayı kendileri olsun, sonra partiyi kendileri yönetsin istiyorlar. CHP içinde bütün partililer, sürekli olarak birbirleri ile yarış halinde olduğu için de  parti bir adım öteye gidemiyor..
Kurultayda düzenden de söz edemeyiz. Birinci gün genel başkanlık seçimi var.. Tek aday girecek. Ama düzen kurulamadığı için, oylamaya geçilemiyor. Kurultayı takip eden seçim kurulu yetkililerinin ikazı üzerine, aslında saat 17.00’ye kadar bitmiş olması gereken seçim, akşam başlayabiliyor. İkinci gün tam rezalet.. Yüzlerce aday var. Oy pusulası basılamıyor. Oylama gece başlıyor, sabaha kadar devam ediyor. 
Tek meziyet, çok zor olmasına rağmen çarşaf listede ısrar edilmiş olması. Umarım, Kocaeli örgütü de bundan ders almıştır. Bu yazıyı yazarken, Pati Meclisi sonuçları hakkında bilgim yoktu. Ama iki gün boyunca takip etmeye çalıştığım CHP 35 nci kurultayının, şekil, coşku ve CHP’deki kıskançlıkların devam ediyor olması nedeniyle başarılı olduğunu söylemenin zor olduğunu görebiliyordum.

*Lütfen zamanında bitmiş olsun
Büyükşehir Belediyesi son yıllarda ilimizde sahil düzenlemesi açısından çok önemli işler yaptı. Artık İzmit Körfezi’nin pekçok yerinden denize girilebiliyor. Sahil düzenlemelerine, plajlara söyleyecek söz bulunamaz.
Kandıra sahillerinde de güzel işler yapıldı. Eskiden doğal haliyle derme çatma olan, insanların sıkıştıklarında bir tuvalet bile bulamadığı plajlarda şimdi hem Mavi Bayrak var, hem  günü birlik gelenler için güzel tesisler yapıldı.
Büyükşehir Belediyesi, şu sıralarda  Karadeniz kıyılarındaki en güzel plajlardan biri olan Cebeci Plajında yeni bir çalışma yürütüyor. Malum, Cebeci Plajı’nın Mavi Bayrağı var. Yaz aylarında en çok kullanılan plajlardan biridir. Benim Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı işlerdeki en büyük eleştirim zaman kavramıdır. Neredeyse hiçbir iş, zamanında bitirilemiyor. Geçen yaz başında Karadeniz kıyılarındaki bazı plajlarda işler bitmemiş, insanlar rahatsız olmuştu. Şimdi Cebeci’de başlayan işin iyi takip edilmesi lazım. Bu plajdaki projenin en geç mayıs sonunda bitmiş, Cebeci Plajı yaz sezonuna hazırlanmış olmalıdır. Deniz sezonu açılır da,  Cebeci plajında hala inşaat devam ediyor olursa,  halka bunun hesabını vermek de pek kolay olmayacaktır.
*Bakalım bizde 1.50 ne zaman olacak?
Yıllardır hep aynı filmi izliyoruz. Türkiye’de bütün illerde ekmek fiyatına ilk zam bizim şehrimizde yapılır. Nitekim bu şehirde aralık ayında ekmek fiyatına yüzde 25 zam yapıldı. 250 gram ekmeğin fiyatı 1 TL’den 1.25 TL’ye çıkartıldı. Birkaç gün küçük tepkiler oldu, sonra herkes  alıştı.
İzmit’te ekmek 1.25 olduğunda, Tarım Bakanı “Ekmek zammını gerektirecek hiçbir şart yok. Ekmek zamlanmayacak” demişti. Kimse Bakan’ı da umursamadı. Biz iki aydan beri 1.25 TL’den ekmek yiyoruz. Geçen hafta sonu İstanbul’da fırıncılar ekmeğin fiyatını 1.25 TL. yaptılar. Ankara’da ise, ekmek 75 Kuruş’tan 1 TL’ye yükseldi. Hala Türkiye’nin pekçok ilinde ekmek fiyatı 1 TL’nin altındadır.
Ama İstanbul 1.25 yaptı ya.. Artık bizim şehrimizde de fırıncıların önü açılmış demektir. Hele şu Haziran ayında Ramazan Pidesi fiyatını bir görelim. Ramazan ayı geçtikten sonra da, ekmek fiyatında 1.50 TL konuşulmaya başlanabilir. Öyle sanıyorum ki bu yılın sonlarında da yine Türkiye’de ilk ekmek zammı, bizim şehrimizde yapılacaktır.
*İran yeniden dünya liginde 
İran, kim ne derse desin, dünyadaki en önemli ülkelerden biridir. Çok eski medeniyet, çok köklü bir kültür ve Petrol zengini önemli, güçlü bir ülkedir. 
ABD öncülüğünde batılılar, İran’a yıllarca ambargo uyguladılar. İran’ın nükleer silah geliştirdiğini, Atom Bombası ürettiğini belirtip,  İran’la her türlü ilişkiyi bütün ülkelere yasakladılar. İran’a ambargo konusunda Türkiye Hükümetinin dik durduğunu, Brezilya ile birlikte İran’a ambargoları eleştiren iki devletten biri olduğumuzu kabul edelim.
Ancak, ister istemez biz de ambargoya uymak zorunda kalmıştık. Nasıl ki, Irak lideri Saddam için ortaya atılan “İnsanlık düşmanı, Kimyasal silah üretiyor” iddiaları yalan çıktıysa, İran’ın atom bombası yaptığı tezi de yanlış çıktı. Yıllar sonra İran ‘a uygulanan dünya ambargosu kaldırıldı. 
Bu durum, şu sıralar Rusya pazarını kaybeden Türkiye için büyük fırsat. İran yeniden dünya sahnesine çıkıyor, dünya piyasalarına giriyor. Hala önemli petrol geliri var, ekonomisi sağlam. İran yatırıma,  ülkesine mal almaya hazırlanıyor. Bu durum elbette en çok Türkiye için bir fırsat.
Ama ne yazık ki, son zamanlarda İran’la da ilişkilerimiz bozuldu. İran, çok büyük zenginlikle küresel sisteme geri dönerken, Türkiye’nin, Türk işadamlarının bu pastadan mutlaka pay alması gerekiyor. Umarım, İran ile ilişkilerimizi biran önce düzeltir, bu pastanın içine girebiliriz.
*Yine doğru karardı 
Pazar gecesi.. Saat 20.00 sıraları. Televizyonda Beşiktaş-Mersin maçını izlemeye hazırlanıyorum. İstanbul Başakşehir’de bir kar kıyamet, şaşırdım. O sıralar İzmit’te henüz kar soğuğu bile başlamamıştı, ben evde “Kalorifer neden bu kadar yüksek ısıda yakılıyor” kavgası yapıyordum.
Başakşehir dediğiniz İzmit’e 140, bilemediniz 150 Km. Kar öğlen saatlerinde Trakya’dan girmiş, akşam İstanbul’a gelmiş.. 
Biz gazeteciyiz ya, insanlar herşeyi bildiğimizi sanıyorlar. Eve birkaç telefon geldi, “Okullar tatil edildi mi?” . Çocuklar internete girip baktılar. Kocaeli Valiliği pazartesi günü için kent genelinde okulları tatil kararı almış. 
O saat itibariyle şaşırdım. Dün sabah erkenden kalktık. Yine hava gayet iyiydi. İzmit’te kar yağmamıştı. Valilik  okulları tatil etmekle acele davranıp, yanlış karar mı almıştı?.. İşe gelirken kararın doğru olduğunu anladım. İzmit sırtlarından Kartepe-Başiskele sırtlarından gelen araçların üzerinde bir karış kar vardı. Meteoroloji’ye göre, İzmit’te de dün öğleden önce yoğun kar bekleniyordu. Valilik zamanında doğru kararı alarak İzmit’e yüksek kesimlerden okula girilirken çocukların riske girmesini önledi. Büyük olasılıkla dün dönüşte sıkıntı olacaktı, bunu da önledi. Bir tek çocuğun, bir tırnağının bile riske atılmaması gerekir. Bu nedenle, Valiliğin henüz İzmit’te kar yokken, pazar günü akşamından tedbir olarak okulları tatil etmesinin doğru karar olduğunu düşünüyorum. Eğitim nasıl olsa yapılır. Ama  Allah muhafaza, bir kazanın telafisi yoktur.
Bu görüşüme rağmen, okulları tatil etmek konusunda karar alırken, biraz daha dikkatli ve detaycı olmak gerektiğini de hatırlatmak isterim. . Bizim ülkemizde-kentimizde eğitim çok büyük bir sektör. Minibüsçüsü, kantincisi, büfecisi, simitçisi var.. Okulları bir gün tatil ettiğinizde, kent ekonomisi için de çok önemli bir karar almış oluyorsunuz. Evet, en küçük bir riskte bile tatil kararı alınmalı, çocuklar tehlikeye sokulmamalıdır. Ama günümüzde artık anlık meteorolojik bilgi almak mümkün. Hem Kocaeli Meteoroloji Müdürlüğü’nün, hem Kocaeli Valiliğinin her an iletişim içinde bulunması, kararların doğru bilgilere dayandırılarak alınması gerekir.
Bu yazı toplam 737 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37