• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 15 °C

Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer..

Sevcan TAMER
Kendimizi  kaptırdığımız  yaşam  oyununun   gerçek  yüzünü,  canımız  yandığında  veya  bir  dostumuzun  göz  yaşlarına  eşlik  ederken   görür,  yada  anlarız..
    Bu  özel  durumların  dışında,  sürprizleriyle  bizi  oyalayan  ve   hayalleriyle  ruhumuzu  uyuşturan  zamanın,  nasıl  geçtiğini  fark etmeyiz  bile..
    Belki  böyle  olması  daha  iyi  diye  düşünebiliriz.. Acısı,  hüznü  bizi  kahrederken,  güzelliklere  bir  an  önce  yetişebilmenin  telaşı  ve   o  sevince  bir  an  önce  erişebilmek  adına   zamanın  çok  daha  hızlı  geçmesini  arzulama   isteği,  bitip  giden   ömür   kavramını  hatırlamamak  için  biçilmiş  kaftan..Bu  gün,  bu  yazıyı  yazarken,  neden  olduğunu  bilmediğim   sıkıntılı  bir  ruh  hali  içindeyim..Acaba  havanın   sıkıntılı  hali mi  veya  fırtına  ardından  yoğunlaşan  kara  kara  bulutlarımı   hüzünlendirdi  beni.? Yoksa, dallarından  kopup  dökülerek,  hiddetli  rüzgarın   bilinmeze  uçurup  yok  ettiği,kuru  yapraklar mı.? Belki de  günün  modası  olarak  sosyal  medyayı  süsleyen nostaljik   gönderilerdendir  ruhuma  olumsuz  yansıyan  bu   durum.. Çünkü  yazıya  başlamadan   önce  onlara  bakmıştım..  Gördüğüm, eskileri  hatırlatan  birkaç  gönderiden de   etkilenmiş  olabilirim..
  İnsanın  yaşı  büyüdükçe  daha  hassas  ve  daha  duygulu  oluyor  galiba.. Mesela  önce  rahmetli  babaannemde,  sonra  canım  babamda  yaşadım  ben  bu  hali.. Onlara  kendimle  ilgili  veya  geçmişle  ilgili  bir  şey  anlatmaya  başladığımda  duygulanıyorlar  ve  anında  gözleri  yaşlanıyor,  dudakları  titremeye  başlıyordu..  Yani,  çok  çabuk  ağlıyorlardı..
O  zaman  onları  bu  günkü  gibi  anlayamıyordum..Görünen o ki,  sıra  bende..Aynen  onlar  gibi  olmaya  başladım..En  ufak  bir  duygusallığa  dayanamıyorum.. Başlıyorum  ağlamaya..Eee,  hayat  tekerrürden  ibaret  derler ya..  Çok  doğruymuş..
   Çok  çabuk  geçiyor  zaman.. Ardımızda  yüzlerce   anı  bıraktık.. Sevdik,  sevildik.. Hizmet  etmenin  gurur  verici   tadını  hissederken,  sevgi  dolu  gözlerin  ne  söylediğini  okuma  kabiliyetini  kazandık.. Abla  olduk,  ana  olduk.. Göğsümüze  yaslanan  başlar,  gün  geçtikçe  çoğaldı.. Talepler  arttı  ve  büyüdü..Bu  arada,yazılı  ve  görüntülü  basın  yoluyla   insanlara  ulaşarak,   sıkıntılarına   merhem olmakta   varmış  nasipte..
1993  yılında  beni,  gönlümde  değeri  hiç  bir  zaman   eksilmeyecek  olan   Özgür  Kocaeli  gazetesine   davet  eden  Sevgili  dost  Cevat  Çetin’i.. 1994   yılında  ise   beni   bıkmadan  usanmadan,defalarca  davet  eden  ve  cesaret  veren  değerli  kardeşim  Hüseyin  Ersal’ı  unutmam   mümkün mü.? İşte,  sayelerinde  bu  iki  basın  kuruluşunda,  geçmişten  bu  yana,  yani  yaşamın  gerçek  yüzünde, siyasi  ve  sosyal  alanda   rehber  olmaya  çalıştım.. Yüzlerce  insana   hizmet  etmeme   yol  açmaları   az  bir şey mi  yani.? Sadece  yaşadığım  onlarca  ilginç  ve  sıra  dışı  olay,   hayatı  fazlasıyla  yakından  tanıma  ve  nostalji  depomda   taşkınlar   yaşama  sebebimdir.. Uzun  süreden  beri  yaşadığım  inanılmaz  ilgi  çekici  olayları  kitaplaştırmayı  planlamama  rağmen,  zamanın  rehaveti  buna da  engel  oldu  gibi  geliyor  bana.. Daima  yarına  attığıma  göre,sanki  gerçekleri  erteliyorum..Hem de  yaşam  rüyasından  ne  zaman  uyanacağımı  bilmememe  rağmen..
    Bu  gün  bunlar  geçiyor  aklımdan.. Nedenini   bilemiyorum..Bir  şeyleri  özledim  anlaşılan.
Nedensiz  bir  duygulanma  ve  sonucunda  gözlerimin  dolması   neyin  belirtisi  sizlerce.?
Sizlerin  ne  düşündüğünüzü  biliyorum  ama.. Bana “ Sevcan  hanım,  vardır  mutlaka  bir  nedeni,  vardırrr”  diyorsunuz,  ve  ardından   bana  şu  sözü  fısıldadığınızı  duyuyorum..
“Geçmiş  zaman  olur ki,  hayali  cihan  değer”..  Sonra  duygularımı  daha  derinden  analiz  etmeyi  sürdürüyorum..Birden  yukarı  mahalle  geliyor aklıma..Çocukluğum ve çocukluğumu süsleyen  güzel  yüzlü,  samimi  insanlar.. Hatice  teyze,  Zehra  teyze,  kara  Sabiha  lakaplı  mahallenin  tuzu  biberi,  sivri  Hüseyin  amca,  torbalı  Lütfiye  teyze,  beni  çitlembiğim  diye  seven  Haydar  amca,  sinirli  bakkal   Rıza,  Tosyalı  Rabia  teyze  ve  dahası,  dahası.. Hepsinin  anlatılan  bir  çok  anısı  vardı  hayatımın  gerçekleri  arasında.. Kuzenim  Hicri’ de  sosyal  medya  aracılığıyla  bir  gönderi  yollamış   bana.. Eski  bahçe  sinemasın da,  mutlu  yüzlü  insanlar.. Ve  “bu  günleri  hatırlıyor musun”  diye  sormuş  altında...Anında  aklıma,   babaannemin  anlattığı  komik  ama  bir  o  kadar da saf  ve   masum  bir  anısı  geldi.. “ Eskiden  mahalledeki   insanlar  toplanıp  konu  komşu  yazlık  bahçe  sinemasına  giderlermiş..Öyle  bir  talep  varmış ki  bu  kültürel  eğlenceye,  erken  gidemezsen  yer  bulamazmışsın.. Ama  bizimkiler  bulmuşlar işin  kolayını.. Mahallede  bir  komşuları  varmış.. Bu  adamın  anadan  doğma  ayakları  kokarmış.. Mahalle  ne  zaman  toplanıp  yazlık  bahçe  sinemasına  gidecekse,  önce  bu  zatı  sinemaya  yollarlarmış..O  da komşulara  yer  tutarmış.. Nasıl mı.?Yakınındaki  iki  sıraya  birileri  oturunca  hemen  ayakkabılarını  çıkartır  ve  ayaklarını  sallarmış.. Öyle  bir  koku  yayılırmış ki  yakın  çevreye,  oturan kim  varsa,nereden  geldiğini  çözemediği  bu  dayanılmaz   kokudan  kurtulmak  için    oradan  kaçarmış..Ve  mahalle  sakinleri de,  bu  sayede  hiç  telaşsız  sinemada ki  yerlerini  sağlama  bağlarlarmış.    Vallahi  hem  anlatır  hem de  gülerdi  babaanneciğim..Aaaa  ben de  gülüyorum,  hayret..Umarım  sizi de  tebessüm  ettirmiştir  bu  yaşanmış,  gerçek  anı..  Çok  enteresan..Bizi  aynı   hüzünlendirdiği  gibi,    gülmemize de   neden  olan, “Hayali  Cihan  Değer  Gerçekler değil mi.?
Bu yazı toplam 392 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37