1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. GELİN BİR HAYAL KURALIM
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

GELİN BİR HAYAL KURALIM

A+A-

 

Hayalinizde sevdiğiniz birinin cenazesine gittiğinizi canlandırın. Cenaze evine gidiyorsunuz. Cami avlusuna girerken çiçekleri fark ediyorsunuz. İlerledikçe dostlarınızın ve aile üyelerinin yüzlerini görüyorsunuz. Oradaki insanların yüzündeki ve yüreğinden ki hüznü, ölen kişiyi hayattayken tanımış olmanın sevincini hissediyorsunuz."

Farz edin yukarıda hayalinizde canlandırdığınız cenaze töreninde ölen siz olsaydınız? Nasıl olurdu acaba. Kendi ölümünüzü düşlediniz mi hiç? Ölümünüz. Şehit olmaktan, yanmaktan, boğulmaktan, hastalıktan ya da bir kazadan olabilir. Ama sonrasını hayal ettiniz mi hiç. Çok sevimsiz bir konu deyip geçmeyin. Elbet bir gün olacak. Ya geride bıraktıklarınız. Onlar ne haldeler.  Devam edelim hayale, hayal bu ya bir serbest kürsü oluşturuluyor ve hayatınızın en önemli kişilerinden bazıları bu kürsüye davet ediliyor. Emin olun kimse kötü şeyler söylemek istemez, ama yine hayal bu ya, konuşmacılar çok samimi ve dürüstçe duygularını ifade edecekler.

"Törende dört kişi konuşacak. İlk konuşmacı aileniz, akrabalarınız arasından birisi. Anne,Baba, çocuklar, erkek ve kız kardeşler, yeğenler, teyzeler, halalar, amcalar, dayılar, kuzenler, anneanne, babaanne ve dedeler. Hepsi de ülkenin dört bir yanından sizin cenaze töreninize katılmaya gelmişler. İkinci konuşmacı kişiliğiniz hakkında bilgi verebilecek dostlarınızdan biri. Üçüncü konuşmacı iş yerinizden ya da sizin meslektaşlarınızdan biri. Dördüncüsü ise hizmet verdiğiniz toplumsal bir kurumdan"

"Şimdi iyice düşünün: Bu konuşmacıların her birinin sizinle ve yaşamınızla ilgili neler söylemelerini isterdiniz? Sizi nasıl bir eş, anne ya da baba olarak yansıtmalarını arzu ederdiniz? Nasıl bir oğul ya da kız ya da kuzen? Nasıl bir dost? Nasıl bir iş arkadaşı? Sizde nasıl bir karakter görmüş olmalarını tercih ederdiniz? Onlara ne tür katkılarınızı, ne tür başarılarınızı hatırlamalarını isterdiniz? Onların yaşamlarında sizleri iyi bir insan olarak hatırlamaları için neler yapmış olmayı arzu ederdiniz? "

Öyle değil mi dostlar .Hemen hemen her gün  her birimiz bir veya birkaç cenazeye ,katılmıyor muyuz. Belki de yıllarca görüşmediğimiz birçok dostlarımızla bu cenazeler vasıtasıyla karşılaşmıyor muyuz. Çoğu zaman musallada yatan mevtaya aldırmadan. Başlıyoruz hummalı bir sohbete. Hatta edebini aşarak kahkaha atanlarımız  bile olmuyor mu. Oluyor. Ama bir çoğumuzun aklına bile gelmiyor. O sandukanın içinde bizimde bir gün olabileceğimiz. Sanki biz hiç ölmeyecekmişiz gibi davranıyoruz.  

Lütfen bir süre kendinizle başbaşa kalıp düşünün. Kendi kendinize  cevaplar verin. Nerden esti bu yazıyı yazmak demeyin bana. İçerisinde pek çok cevabı barındırıyor. Kendi iç sesimizle konuşmak, kendi hakkımızda kendimize sorular sormak ve cevabını yine kendimizden almak. Stephen Covey''in "Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı"  adlı kitabında; "Hakkınızda neler söylenmesini istediğinizi dikkatlice düşünürseniz, kendi başarı tanımınızı orada bulursunuz."diyor.

Kafanızda kurguladığınız cevaplar aslında sizin de kendiniz hakkında bildiğiniz ama başkalarından duymak istemedikleriniz, bir nevi kaçtığınız gerçekler olmasın? Ya da tersi bir ifade ile duymak istedikleriniz sizin yaşamınızda yapmak istedikleriniz, hedefleriniz olmasın. Şimdi aramızdan bazıları aman ben öldükten sonra arkamdan ne söylerlerse söylesinler diyebilirler. Ama hiçte öyle değil. Orada bulunan  cemaat bizim dünya hayatımızdaki şahitlerimizdir.. Şahitlerimiz bizim için  güzel tanıklık ederlerse  belki onların hatırına biraz işi kurtarırız ne dersiniz. Herkese iyi pazarlar.

Bu yazı toplam 1084 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum