• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 12 °C

GELİN YENİ YILA YENİ BİR RUHLA GİRELİM

İbrahim ELGİN
                   
            Hayırlısıyla yeni bir yıla daha girdik. Hadi girmesine girdik de kendimizi hangi yönden yeniledik. Bir kere bir yaş daha eskidik. Sonra oturduğumuz evimiz,evimizdeki eşyalar,üzerimizdeki giysiler,kullandığımız araba,yaşadığımız dünya,güneş,ay,yıldızlar yani anlaşılan yeni yıla yeni hiçbir şeyimizle giremedik. Hatırlarsanız geçen yıl başına da aynı güzel dileklerle girmiştik. Ama maalesef dünya üzerindeki savaşlar,ölümler,kavgalar hala devam ediyor. Hadi eskiyen eşyaların yerine yenisi alırızda. Ama eskittiğimiz  bedenimizle,ruhumuzun yerine yenisini alma şansımız yok. 
               Hani bir şarkıda “takvimlerden haberin yok mu geçiyor yıllar” diyor ya işte öyle bir şey. Geçen bir yılın bilançosunu şöyle bir masaya yatırdığımızda kar zarar tablosuna bir bakıyorum. Karımız oldukça iyi ama  neye göre iyi dersek. Sağlığımız, huzurumuz, mutluluğumuz, gülümsememiz kar değil de nedir. 
                 Bunun zor ve önemli olanı her zaman şükredebilmek. Yani yaradana kahrında hoş, lütfun da hoş diyebilmek. Dışarıda serin ama çok güzel karlı bir hava var. O gecenin karanlığında yürüyüş yolunda lapa lapa yağan karın altında yürümek insanın içini aydınlatıyor.  Şükredecek o kadar çok şeylere sahibiz ki çoğu zaman kıymetini bilemiyoruz. Kaybedince anlıyoruz. O zamanda iş işten geçmiş oluyor tabi.
                 Bazen nankörlük yapıyor, bazen şımarıyor hatta bazen de haddimizi aşıyoruz. En kötüsü de bu olsa gerek. Olsun ne yapalım insanız diyoruz. Sonra bahaneler uydurarak kendimizi teselli ediyoruz. Hatalarımız o kadar çok ki saymakla bitmez. Kalp kırıyoruz, dedikodu yapıyoruz, kıskançlıklar, hasetlikler daha neler neler.  Ademoğluna hata yapma payını yaradan vermiş.Mükemmel  olan  sadece  yaradan  oda  merhametinden dolayı kullarından  mükemmeliyetlik  beklemiyor  zaten . Kusursuzluk diye bir şey yok ama yaptığımız hatalarda da ısrar etmemek şiarımız olmalı. 
                 Hiç düşünüyor muyuz? Kaç nefes kaldı ömrümüzden geriye,  görmüyor musun her geçen gün yüzlerce insan toprağa geri dönüyor. Savaşlar,depremler,tusunamiler,yangınlar,trafik kazaları,cinayetler daha neler  neler.  Bir daha geri dönmemecesine bu dünyayı terk edip gidiyor  insanlar. Ölen herkes için yepyeni ve sonsuza kadar bitmeyecek bir hayat başlıyor. Artık ölmek yok sonsuzluk var. Hiç bitmeyecek milyonlarca yıl sürecek bir yaşam var. Geride kalanlar ise hızla kendilerine verilen zamanı çar çabuk tüketme telaşındalar. Bir nefes bir nefes daha alıyorlar. Aslında nefes alırken bile iki kere şükretmeli insan bir alırken birde verirken.
                Her gün adım adım mutlaka gerçekleşecek olan sona doğru yaklaşıyorlar. Ve her gün insanlar mezarlara gidip birilerini toprağın altına koyuyorlar. Ama bir an için bile durup, düşünmüyorlar. Acaba benim kaç yılım, kaç günüm , kaç saatim, kaç dakikam kaldı geriye diye. Çünkü ölümü kendilerine asla ama asla yakıştırmıyorlar. Peki mezarı başında durduğun kişi sence ölümü kendine yakıştırıyor muydu? Yoksa oda tıpkı senin gibi hiç beklemediği bir anda mı karşılaştı ölümle. İşte çok yakında kaybettiğimiz İzmit halkı tarafından tanınan ve çok sevilen Belediyemizde de beraber meclis üyesi olarak görev yaptığımız Şaban Sarıgülle ağabeyimiz bir anda aramızdan ayrılıverdi. Hepimiz bir anda şok oluverdik. Ama ilahi emir gereği onu geri getiremiyoruz maalesef.
              Bir gün hepimiz için bu dünyada bize verilen süre bitecek. İnsan ömrü için “bulutların geçişi gibi geçer, gider” demiş biri. Fakat farkında olanımız kaç kişi,sadece geçen yılın değil ,geçen bir nefesin bile farkına varmamız lazım. Bu yüzden ömrümüzün kıymetini bilelim. Yaradan bana bir sene, hatta bir gün daha verdi. Bugünü yaşıyorum ama nasıl değerlendirmeliyim diye düşünmeli insan. Ve artık öyle bir karar vermelisin  ki bu karar senin için son,  ömrün için bir dönüm noktası olsun. Seni uçurumun kenarından kurtarsın. Öyle bir karar olsun ki seni sonsuza kadar pişman olmaktan da kurtarsın.,
             Belki bundan bir yıl sonra yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin. Dalın ucuna gitmekten sakın korkma çünkü meyve oradadır. Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin. Şimdi başla şu anda bulunduğun yerden elindekilerle başla. Çünkü ölüm beklemeden aniden geliyor. Senden evvel ölen insanların  bir gün sonrası için kimbilir ne hayalleri vardı. Ama hiçte öyle olmadı. Toprağın altında hem kendileri hem de hayalleri kaldı.
            Gayem ne moralinizi bozmak, nede gününüzü mahvetmek .Gayem sadece ticaret erbabı gibi  geçen senenin kar ve zarar hesabını iyi yapmamız gerektiğini hatırlatmak. Çünkü bize verilen bu ömrün her saniyesinin hesabını vereceğiz. Talebelikteki gibi imtahan kağıdına sadece adımızı soyadımızı yazıp boş bir şekilde geri vermeyelim. Bize sorulan sorulardan hiç olmazsa birkaç tanesini cevaplayalım da belki birşeyler yapmışız zannıyla kanaat notuyla işi kurtarmaya bakalım.Yoksa işimiz zor.İyi geçen bir gün nasıl mutlu bir uyku getirirse,iyi geçen bir ömür de mutlu bir ölüm getirir.
           Tabii ki bu dünya nimetlerinden faydalanıp yiyelim,içelim,gezelim,eğlenelim,ama gayemiz sadece bunlar olmamalı.Yani bu dünyanın büyülü yaşantısı bizi aldatmasın.Hani derler ya derdi dünya olanın,dünya kadar derdi olurmuş ,   ben sadece onu hatırlatmak istedim sizlere..Herkese iyi seneler.
           
Bu yazı toplam 272 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37