1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. GELİNEN NOKTADA HAYAT PAHALILIĞI
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

GELİNEN NOKTADA HAYAT PAHALILIĞI

A+A-

Geçmiş yılların müzmin belası enflasyon canavarının ülke ekonomisine ve halka ne kadar zarar verdiğini hepimiz biliyoruz. Gecelik reponun % 1600’lere kadar fırladığı, yıllık enflasyonun % 100’lerin üstüne çıktığı ve bununla beraber halkın ciddi manada geçim sıkıntısı çektiği yıllar çok da geride kalmış sayılmaz. Çok değil, bundan yaklaşık 20 yıl öncesi, yukarıda yazdığım rakamları bu ülke gördü. Yağ, şeker, benzin ve pirinç kuyruklarında saatlerce beklediğimizi, paramızla bunları temin ettiğimizde sevinerek bayram ettiğimizi, kuyruğun ortasında bir yetkilinin çıkıp “artık kalmadı, bitti” bağırmasıyla hayal kırıklığı yaşadığımız günler dün gibi hafızamda tazeliğini koruyor.

Böylesi bir cendereden çıkan ülke, Ak Parti iktidarı ile birlikte enflasyon canavarı dizginlendi ve süreç içerisinde enflasyon tedrici olarak tek haneli rakamlara kadar geriledi. Bu tatlı süreç yaklaşık 10 yıl sürdü ve halkımız o eski % 100’lerin üstündeki enflasyonu unuttu pek tabi ki. Şimdi ise, gelinen noktada, ülke son on yılda alışık olmayan zam ve enflasyon rakamlarıyla bir miktar yüzleşince, eskiyi unutarak da olsa haklı olarak tepkilerini ortaya koyuyorlar.

Bu iki önemli belayı tetikleyen birçok unsur vardır. Bunu tek bir sebeple izah etmek mümkün değil. Ya da sadece hükumetin üzerine yıkmak da insafsızlık olur. Mamafih, çok ciddi askeri harcamalar var ve bu harcamalar bütçeyi ciddi manada sarsıyor, bu da hayat pahalılığını tetikliyor. Keza, tahrip blokunun ekonomiyi çökertme mekanizmasını devreye sokması da eklenip çok yönlü bir bileşen aynı safta buluşunca gelinen noktayı tetikledi. Değerlendirme yaparken, bunları da ıskalamamak lazım diye düşünüyorum. 

Döviz kurlarındaki yükselişi fırsat bilen kestirmeden zengin olma hastalığına yakalanan bazı mudiler ellerindeki paraları yatırım ve üretime aktarmak yerine; dolara yatırdılar ve 7000 TL’den aldıkları dolarların 10000 TL’ye çıkması beklentisiyle piyasadan TL’yi çekip dolar olarak beklemeye koyuldular. An itibariyle bankalardaki dolar mevduatı 183 milyar dolardır ve şu an bu paranın ¼’ü piyasalarda olursa, piyasalar yeniden şahlanır ve ekonomi rayına oturur.

Dolar blokesini gören esnaf zam furyası başlattı ve ne yazık ki KİT’ler de buna tempo tutarak topyekûn bir zam temposu ülkenin her yerini kapladı. Hiç değilse, KİT’lerin gelişen bu ekonomik tahribat mekanizmasına payende olmaması ve bu zamlara dahil olmaması gerekirdi ki, bu ebette caydırıcı olabilirdi. Ama gelinen noktada ne yazık ki, kamu tüzel kişiliği ile özel sektör bu zam furyasında aynı safta buluşunca sorunlar birbirini kovalar hale geldi.

Pek tabi ki, şükürden yoksun bir toplum oluşumuz, israf ekonomisine dayalı bir yaşam tarzımız da bu hayat pahalılığını tetikleyen önemli unsurlardan birkaçıdır. Keza, üretime dayalı bir ekonomik modelden yoksun oluşumuz da önemli faktörlerden biridir. Dolayısıyla, hükumetin ekonomi politikasını yeniden gözden geçirmesi ve üretime dayalı ekonomiyi teşvik etmesi gerekir.

Esasen başta hükümet olmak üzere, ekonomi ile doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilenen tüm kurum ve kuruluşlar üretime dayalı yeni bir ekonomik master planı hazırlamalı ve buna konuya duyarlı sivil toplum örgütlerini de monte ederek radikal devrimci değişim ve dönüşümü hızlandırmalıdır. Dolayısıyla, bu işin düzeltilmesi evvelen hükümetin işi olmakla beraber toplum olarak hepimiz topyekûn bir biçimde mücadele etmemiz sorumlu vatandaş olma bilincimizin bir gereğidir. Aksi taktirde etrafta işin bozulması için avuçlarını ovuşturan yıkım ekibine payende oluruz ki, bunda hepimiz zarar görürüz.

M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 971 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum