1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. GELİN TÜRKİYE  GEMİSİNİ KARAYA OTURTMAYIN
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

GELİN TÜRKİYE  GEMİSİNİ KARAYA OTURTMAYIN

A+A-

Bir padişah hizmetçisiyle beraber bir gün gemiye binmiş. Hizmetçi o zamana kadar hiç deniz görmemiş geminin de selametini hiç tatmadığı için korkmaya ağlamaya inlemeye başlamış. Tirtir titriyormuş. Avutmak için çok uğraşmışlar ama bir türlü sakinleşmemiş. Padişahında keyfi kaçmış. Herkes aciz bir vaziyetteyken gemide bulunan yaşlı bir adam padişahın huzuruna çıkıp müsaade buyurursanız ben onu sustururum demiş. Padişahta memnun oluruz buyurun demiş.

Yaşlı adam yanındakilere hizmetçiyi denize atın talimatı vermiş ve hizmetçiyi denize atmışlar . Hizmetçi birkaç kere suya batıp çıktıktan sonra saçından yakalayıp tekrar gemiye almışlar. Gemiye çıktıktan sonra bir köşede uslu, uslu oturmaya başlamış. Yaşlı adamın yaptığı iş padişahı hayrete düşürmüş. İhtiyara bu işteki hikmet nedir diye sormuş. Yaşlı adam şöyle cevap vermiş. Hizmetçi daha evvel hiç suya batmayı tatmamıştı gemideki selametin kıymetini bilmiyordu onun için suya batınca geminin kıymetini anladı. İşte huzur ve saadette böyledir. Bir felaket görmeyen kimse huzurun kıymetini bilemez.

Şimdi bu hikayeden bir yerlere gelmek istiyorum ama bunu  yazımın sonunda izah edeceğim. Çünkü hayatta herşey zıttıyla bilinir demiş büyüklerimiz.

Ben şimdi orta yaşlı bir seçmen olarak bakıyor ve  kendimce bir kıyas yapıyorum. 2002 yılından evvelki Türkiyeyi de iyi biliyorum. 2002 yılından sonrasını da İnanın olaylara idoolejik veya kendi partim açısından da bakmıyorum. Sadece şuna bakıyorum 2002 yılından evvelki Türkiye’nin hali ile bugünkü Türkiye’nin halini kıyaslıyor ve samimi olarak da söylüyorum. Bana biri çıksın o günlerle  bu günleri  kıyas  ederek desin ki hayır arkadaş  2002 yılının Türkiyesi  bugünün Türkiyesin’ den daha iyiydi desin. Hemen bende kendisine gel arkadaş bana izah et o zaman deyim ve başlayalım karşılıklı konuşmaya .

Mesela bana desin ki 2002 yılında ekonomimiz düzgündü, ülkemizde sosyal adalet vardı, herkes özgürdü istediği gibi giyiniyor ve yaşıyor, istediği okula gidebiliyordu. Okullar da katsayı meselesi yoktu. Herkes istediği hastaneye gidip ücretsiz muayene  olabiliyordu. Türkiyenin 81 ilinde üniversite ve hava alanları vardı. Enflasyon tek haneliydi. İşsizlik % 10’ lardaydı. Bankalar batmıyordu. İnsanlar fişlenmiyordu . Marmaray  ve üç tane boğaz köprüsü vardı. İstanbul’da dünyanın ikinci büyük hava limanı yapılıyordu. Ülkenin her tarafında duble yollar vardı. Hızlı trenler vardı. Seçilen bütün belediye başkanlarına eşit davranılıyor hükümet tarafından hakları ödeniyor, belediye  işçileri paralarını zamanında alıyordu. Sosyal yardım fonları vardı. Vel hasılı herkes mutlu ve refah içinde yaşıyordu şu anki Cumhurbaşkanımız  R.Tayyip Erdoğan Başkanlığında  bir  AK Parti iktidara geldi bunların hepsini kaldırdı. Yapılacak olan büyük yatırım ve  projeleri de iptal etti desin bende hemen onun elini öpeyim.

Kendisine  diyeyim ki arkadaş sen haklısın bunlar iktidara yapmaya  değil yıkmaya gelmişler ben 14 yıldır  bunların farkına  varamamışım hakkını helal et. Varmı bunu diyecek bir babayiğit  yok. O zaman sende  bu ülkenin bir sağduyulu vatandaşı olarak diyeceksin ki arkadaş benimde kafamda bir ideolojim var ama bu Recep Tayyip Erdoğan denen uzun adam hakikaten ülkemize 14 yıldır çok şey kattı valla  ben ülkeme hizmet edene bakarım, sadece ideoloji karın doyurmuyor, diyecek ve referandumda “Evet “ diyerek istikrarı sağlayacak ve Ülkemizin kalkınması için katkıda bulunacaksın. Yukarıda anlattığımız hikayedeki gibi  dünyada her şey zıttı ile anlaşılır. Denize düşmeden  geminin kıymetini, gece olmasa gündüzün kıymetini anlayamazsınız, Hastalıklar olmasa iyiliğinizin kıymetini , kötüler olmasa iyilerin kıymetini anlayamazsınız. Bakın bu ülkenin başına ne Cumhurbaşkanları geldi geçti. Hepsini R.Tayyip Erdoğan’la bir kıyaslayın bakalım. Nasıl bir lider çıkacak ortaya. 

Onun için milletimiz 2002’den beri R.Tayyip Erdoğan’ın kaptanlığındaki Türkiye gemisine binmiş  dalgalı ve rüzgarlı denizde  karaya oturmadan selametle yol almaya  devam ediyor. Bu Türkiye  gemisinin kaptanının ve tayfalarının gemiyi batırmamak için ne kadar cansiperane uğraştıklarını gören MHP lideri ve  tayfaları da baktılar ki gemiyi karaya oturtmaya çalışanlar var  onun için aynı gemiye binip karaya oturtmamak için birlikte mücadele etmeye  karar verdiler.

Unutmayın bu ekip 15 Temmuz kasırgasında da Türkiye gemisini kayalara çarptırıp parçalamaya çalışanların elinden kurtaran ekiptir. Yani güvenilirlilik ve devletine sahip çıkma testinden de geçmilşlerdir. Şunu sakın unutmayın bu referandum bir evet hayır mücadelesi değil Türkiye gemisini selametle suda yüzdürmek isteyenlerle gemiyi karaya oturtmak isteyenlerin mücedelesidir bu  böyle biline. Herkese iyi pazarlar.

Bu yazı toplam 1905 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum