1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Genel Sekreter
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Genel Sekreter

A+A-
Dün bu sütunlarda, yeni haftaya pazartesi günü sabahı Vali Hasan Basri Güzeloğlu ile kahve sohbetinde başladığımı yazmıştım. Aslında gazete binası dışında bu tür ziyaretleri ve sohbetleri çok ender yaparım. Ama pazartesi günü üst üste geldi. 
Güne ve haftaya  kent yerel yönetiminin (1) numarası Vali ile başladıktan sonra, çok hareketli geçen günün akşamını kent yerel yönetiminin(3) numarası-Arada Başkan Karaosmanoğlu var- Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç.Dr.Tahir Büyükakın ile balık masasında tamamladım. 
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği, çok önemli bir makam. Seçimle gelinmiyor. Ama bürokraside yerel yönetimin en üst bürokrat makamı. İzmit Büyükşehir Belediyesi’nin ilk Genel Sekreteri Kadri Veziroğlu ile hala dostluğumuz vardır. Sonra bir dönem Murat Sirmen İzmit Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olmuştu. O’nunla  aramızdaki dostluktan da gurur duyarım. 
AKP yerel iktidarı döneminde İzmit Büyükşehir Belediyesi’nden Kocaeli Büyükşehir Belediyesi modeline geçildi. Sirmen’in ilk genel sekreteri Veziroğlu gibi, Karaosmanoğlu’nun ilk genel sekreteri Karaloğlu da, yerel tercihler dışında, Ankara’dan gönderilmişti. Karaloğlu’nun bu şehre çok büyük emeği vardır. Son derece zeki, pratik ve bürokrasinin dar kalıplarına sıkışmayı ret eden önemli bir yöneticiydi. 
Karaloğlu’ndan sonra, aynı ekibin adamı olan, bir süre Karaloğlu’nun yanında pişen Ersin Yazıcı Genel Sekreter oldu. Halen Rize Valisi olan Yazıcı’yı bu kent çok fazla tanımadı. Çünkü, hiç reklam yapmadı. Ortalıkta pek dolaşmadı. Sadece kendi işini yaptı. Her konuda çok titiz çalıştı. Karaloğlu gibi, Ersin yazıcı’nın da asıl hedefi, asıl mesleği olan Valilik makamına yükselmekti.  Evindeki gardolabında iki takım elbise ile Genel Sekreter oldu, aynı iki takım elbise ile Rize Valiliği’ne gitti. Geçenlerde ulusal medyada Rize Valisi Yazıcı’nın  lüks makam otomobili aldığı yolundaki haberleri görünce üzülmüştüm. Haksızlık yapıldığını biliyordum. Çünkü benim tanıdığım Ersin Yazıcı, hiçbir zaman lüksle, gösterişle, israfla alakası olan biri değildi. Zor dönemde (2009-2014)  bu kentte çok ağır sorumluluk isteyen bir görevi O da layıkıyla yapmıştır.
……….
Şimdi Tahir Büyükakın Genel Sekreter.. KOÜ’de akademisyen olarak görev yaparken, Karaloğlu döneminde ekibe Genel Sekreter Yardımcısı olarak katıldı. Bu şehrin çocuğu.. Karamürsel’in Ereğli beldesinde doğup büyüyen, Körfez’i, balık’ı bilen, kendisini zor koşullarda çok iyi yetiştirmiş önemli bir insan. Üstelik, AKP döneminin kendisinden önceki iki Genel Sekreteri gibi  “Burada kendimi göstereyim, Vali olayım” gibi bir hedefi yok. 
Büyükakın ile baş başa bir akşam yemeği yemek konusunda çok önceden karar almıştık. Araya Ramazan girdi, gecikti. Pazartesi akşamı, İzmit sahilindeki balık lokantalarından birinde buluştuk. Ben evsahibi olarak erken gittim.. Bahçede, dipte bir masayı hazırlattım.. 
Tahir Hoca tam saatinde yaya olarak geldi. Ben günün sonunda kendimi yorgun hissediyordum, bu durum da kuşkusuz yüzüme yansıyordu ama, Tahir Büyükakın’ın yüzündeki yorgunluk belirtileri çok daha net görülebiliyordu. 
Büyyükakın’a, “Bak hocam.. İkimizde yorgunuz. Ama ben şimdi bir duble rakıyı içip, kendimi rahatlatacağım.. Aslında bu kente daha iyi hizmet etmek istiyor, yarın sabaha daha zinde uyanmak istiyorsan, tavsiye ederim. Sen de bir duble iç, rahatla” dedim.. 
Büyükakın, sonradan, bu iktidar döneminde dindar olmuş, din kurallarını yapmayı öğrenmiş biri değil.. Bu kültürün içinde yetişmiş.. Kalamar tavayı, karides güveç’i, sonrasında dil şiş’i  gayet güzel yedi. Ama yanlarında sadece su içti. 
Yazının başında da belirttim; zor iş Büyükşehir Genel Sekreterliği.. Yaklaşık 3 saat Büyükakın ile birlikteydik. Kenti, geleceği, devam eden projeleri konuşurken Genel Sekreter’in telefonu neredeyse hiç susmadı.  Arayanlardan biri, 65 yaş üstü ücretsiz seyahat kartı bulunan, ama şehiriçi minibüsünde kötü muamele gördüğünü öne sürüp, plakasını vererek minibüs şoförünü şikayet eden bir vatandaştı. Önceki genel sekreterlere böyle herkesin ulaşabilmesi mümkün değildi. Büyükakın, kendisini arayan vatandaşı dinledi, bu görüşme bittikten sonra, Büyükşehir’den bir nöbetçi yetkiliyi arayıp, vatandaşın şikayet ettiği minibüs plakasını vererek durumu incelemelerini, gerekirse minibüse ceza kesilmesini istedi. 
………
Genel Sekreter, benim hala pek içime sinmeyen, bunu da her fırsatta belirttiğim Tramvay Projesi konusunda çok iddialı.  Bu proje üzerinde çok detaylı ve kapsamlı 2 yıllık çalışma yaptıklarını, tramvayın İzmit’te çalışmayla başlaması ile birlikte şehir içi ulaşımında yeni bir döneme geçileceğini söyledi. Metro’nun önemini inkar etmiyor. Ama, “Metro özellikle İzmit gibi bir şehir için çok zor ve pahalı proje. Üzerinde çalışıyoruz. Ancak en erken 3 yıl sonra ihale aşamasına gelebiliriz” dedi. Yarımca ile Cengiz Topel arasındaki 32 kilometrelik Metro projesinin mutlaka hayata geçeceğini, bu konuda devletin ilgili birimlerinden gerekli izinlerin alındığını da anlattı. 
Büyükakın’a, D-100’de yeni başlayan ve yeniden bu kent insanına sıkıntı yaratan üst geçit inşaatını sordum, “20 gün diyorsunuz. Ama benim gördüğüm çalışma temposu ile, D-100’ü 20 günde normale döndüremezsiniz” dedim. Müteahhit firmanın daha çok elemanla gece gündüz çalışacağını, 10 gün sonra D-100’de trafiğin normal haline döneceğini söyledi. Tramvay için 550 gün, D-1000’daki daralmanın ortadan kalkması için 10 gün geriye saymaya başladım. 
Genel Sekreter’in birinci önceliği trafik ve ulaşım. Sabah Sayın Vali ile yaptığımız sohbette de Vali Güzeloğlu’nun kentin birinci meselesi olarak trafik ve ulaşım konularını önüne koyduğunu açıkça öğrenmiştim. Büyükakın, henüz ihale aşamasına gelmeyen Kuzey Marmara Otoyolu’ndan çok umutlu. Bu yolun yapılması halinde, mevcut TEM Otoyolunun Kocaeli için ücretsiz çevre yolu olarak kullanılabileceğini, demiryolunun da Kuzey Marmara Otoyolu kenarına taşınmasıyla, mevcut demiryolunun kent içi ulaşımda en ağır görevi üstlenen banliyö hattına dönüşebileceğini anlattı… 
Büyükakın’ın önünde, bu kentin hangi noktasından, günün hangi saatinde kaç aracın geçtiğine dair rakamlar, istatistikler var. Tam anlamıyla bir simülasyon uzmanı. Bilgisayarını açıyor,  örneğin Leyla Atakan geçidinden saatte kaç araç, hangi yöne gelip geçiyor, görebiliyor.. Genel Sekreterlik görevine kendisini hazırlayarak geldi. Başkan Karaosmanoğlu ile çok uyumlu çalışıyor. 
Haksız eleştirilerden çabuk ve fazlasıyla etkilenen, bu kentin duygusal bir çocuğu..Balığı su ile yediğine bakmayın. Ufku geniş.. Hizmet konusunda hırslı, müthiş takipçi ve yorulmaktan yılmayan bir genç adam.. Bu kentte iyi şeyler olsun, bu kent sorunlarını azaltsın istiyorsak, pazartesi akşamı bir kez daha anladım ki, Büyükakın’a sahip çıkmamız lazım. 
Bu yazı toplam 725 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.