1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Gidenler de geri alınmalı
Gidenler de geri alınmalı

Gidenler de geri alınmalı

İçişleri Bakanlığı geçen yıl bir genelge yayınlamış, belediyelerde “Norm fazlası” olarak kabul edilen işçilerin, kamuda başka alanlara, özellikle Milli Eğitim ile Emniyet Müdürlüğündeki boşluklara kayd

A+A-

İçişleri Bakanlığı geçen yıl bir genelge yayınlamış, belediyelerde “Norm fazlası” olarak kabul edilen işçilerin, kamuda başka alanlara, özellikle Milli Eğitim ile Emniyet Müdürlüğündeki boşluklara kaydırılmasını istemişti.

Karar, Türkiye genelinde 51 bin civarında belediye işçisini ilgilendiriyordu. Ama en çok ilimizdeki belediyelerde çalışan işçiler etkilenecekti. Malum, bizim ilimizde belde belediyeleri kapandı. Kapanan belde belediyelerindeki bütün işçiler de, bağlanılan ilçe belediyesine aktarıldı. Bu nedenle ilimizdeki 12 ilçe belediyesinde çalışan işçi sayısı norm kadronun üzerindeydi. Genelge belediyelerin de işine geldi bazı belediye işçileri, evlerinin bulunduğu yerin çok uzağında, çok farklı yerlerdeki kamu kurumlarına gönderildiler.

Bu yer değişiklikleri, kaydırmalar yapılırken; partiye yakınlık, işçinin üyesi olduğu sendika gibi konular öncelikle göz önünde bulunduruldu. Haksızlıklar yapıldı. Aileler parçalandı.

Şimdi İçişleri Bakanlığı, “Norm kadro fazlası belediye işçilerinin başka kamu kurumlarına gönderilmesi” ile ilgili genelgenin uygulanmasını durdurmuş. Önümüzdeki günlerde ilimizde yüzlerce belediye işçisi daha başka görevlere gönderilecekti. Listeler açıklanmıştı, insanlar tedirgindi. Uygulamanın durdurulması sevindirici bir gelişme. Ama ilimizde bu genelge kapsamında belediyedeki işinden kopup, başka yerlere gönderilen, okullara hademe olarak verilen, Kartepe'de otururken Adapazarı Orman Müdürlüğüne tayin edilen insanlar var. Genelgenin uygulaması durdurulduğuna göre, şimdiye kadar bu genelge nedeniyle gönderilenlerin de belediyelerdeki eski görevlerine geri alınması gerekiyor.

Umarım, ilimizde belediye işçilerinin örgütlendiği sendikalar kendi içlerindeki üye kapma yarışından ve kavgasından bir  fırsat bulup, mağdur işçilerin durumu ile ilgilenirler.

İstanbul'da havai fişek yasağı

Pek çok mevzuda olduğu gibi havai fişek işini de abartmıştık. Özellikle yaz aylarında hafta sonlarında dur durak bilmeden fişek patlatılıyordu. Bu durum Kocaeli gibi yüzölçümü küçük şehirlerde ciddi sıkıntı yaratıyordu.

Havai fişek ile ilgili sıkıntının salt gürültü olmadığı bilimsel olarak da kanıtlandı. Yoğun fişek atışının iklim üzerinde olumsuz etki yaptığı, kuş popülasyonunu olumsuz etkilediği ortaya kondu.

Bu sorunun giderilmesi için İçişleri Bakanlığı'nın ülke genelinde bir karar almasını bekliyordum. İstanbul Valiliği hızlı davrandı. İstanbul Valisi Hüseyin Mutlu “Seyretmesi belki güzel. Ama özellikle çocuklar sesinden çok korkuyor” diyerek İstanbul'da havai fişek atılımına sınırlama, hatta yasak getirileceğini açıklamış.

Havai fişek atımının, çok basit bir gösteriş merakı olduğunu düşünüyorum. Elbette yılbaşı gecesi ya da 29 Ekim günü çok özel günlerde havai fişekler kutlamalara renk katabilir. Ama artık basit yaş günlerinde bile havai fişek atılır olmuştu. Hiç denetime tabi olunmadan, yerleşim alanlarının içinde çok gürültülü havai fişekler patlatılıyor. Hatta AKP'li belediyeler gündüz yapılan açılışlarda, törenlerde bile havai fişek patlatıyorlar.

Bu işin mutlaka denetlenmesi, sınırlandırılması gerekiyordu. İstanbul Valisi ilk adımı attı. Umarım diğer illerde özellikle bu sorunu çok derinden yaşayan Kocaeli'de de benzer kararlar alınır.

Afrika'ya yardım insanlık görevi

Afrika'nın doğusunda Arap Yarımadası'nın güneyinde “Afrika Boynuzu” olarak adlandırılan bir bölge var. Somali, Cibuti, Etiyopya ve Kenya bu bölgede yer alıyor. Sıraladığım bu ülkeler zaten dünyanın en yoksul, en çok sıkıntı çeken ülkeleri. Bu yoksulluk, yoksunluk 2011 yılında katlanarak arttı. Yaşanan kuraklık nedeniyle tarımsal üretim çok büyük düşüş gösterdi. Acil yardım yapılmaması durumunda 11 milyon insan açlıktan ölebilir.

Dünyanın zengin ülkeleri, Afrika'nın kaynaklarını sömürmeyi çok iyi bilirler. Siyah kıtanın değerli madenlerini, ucuz işgücünü kendi kalkınmaları için sınırsızca kullanırlar. Ama iş bu kıtanın insanlarına geldiğinde kayıtsız kalırlar.

Petrol zengini Arap ülkeleri burunlarının dibinde yaşanılan insanlık trajedisini önlemek adına kıllarını kıpırdatmazlar…

Bu iş yine bize düşüyor. Türkiye insanı her zaman mazlumun yanında olmuştur. Kendisi sıkıntı çekse de ekmeğini paylaşmaktan kaçınmamıştır. Üstelik yardım ettiği insanın kim olduğu, derisinin rengi de önemli değildir. Sadece insan olduğu için yardım eder…

Kızılay Afrika için bir kampanya başlattı. Evet son yıllarda yardım kuruluşları üzerinden yapılan büyük suistimaller insanların aklını karıştırdı. Ama Türk Kızılayı 150 yıllık tarihiyle güvenmemiz gereken bir kuruluş. Ramazan Ayında fitre ve zekatlarımızın bir kısmını bu kurum aracılığıyla Afrika'da gerçekten çok zor durumda olan insanlara gönderebiliriz.

İnsan olmanın gereği bu..

Bu haber toplam 1471 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.