1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Göğsünden işeyen kraliçe!
Göğsünden işeyen kraliçe!

Göğsünden işeyen kraliçe!

O’na İzmit’in Kraliçesi derlerdi. Güzelliği ile herkesi büyülerdi. Denizden görünüşü bir başkaydı. Üstü beyaz, çam yeşili etekleri denize değecek gibiydi. Elinde lir ile şarkılar söyler,

A+A-

O’na İzmit’in Kraliçesi derlerdi. Güzelliği ile herkesi büyülerdi.

Denizden görünüşü bir başkaydı. Üstü beyaz, çam yeşili etekleri denize değecek gibiydi. Elinde lir ile şarkılar söyler, kulesindeki saatin gonkları da ona eşlik ederdi.

Bahçesinde el ele dolaşan sevgililer, birbirinden ayrılırken tekrarladıkları cümle; “Yarın aynı saatte, yine burada” idi…

Krallar, padişahlar, paşalar hep onun konukları oldu, ama bir büyük konuğu vardı ki, onu hiç unutmadı. Salonun en güzel köşesine onun resmini astı. Her ziyaretçi o resmi tanırdı, ama yine de altındaki ismi okumaktan büyük mutluluk duyarlardı:

-Mustafa Kemal Atatürk.

Bu güzeli çekemediler, onu kıskandılar, benzerini yapamadılar.

Önce denizle onun arasına o koskoca çirkin duvarları diktiler. Deniz onu, o denizi görmez oldu.

Ağaçlarını azaltıp kuşları uzaklaştırdılar. Kimse ziyaret etmesin diye demir kapılarını kapatıp üzerine kara kilit taktılar. Onu yalnızlığa tutsak ettiler.

Saat Kulesi yas tuttu. Artık gonkları çalmıyordu.

Körfezde onu düdükleriyle selamlayan vapurlar sustular.

Ve bir gün bu acılara dayanamayan kraliçe hastalandı. Çevresinde ona yardım edecek, elini tutacak kimse de yoktu. Sonunda bir doktor çağırdılar. O da onu anlamadı, ama anlar görünüp hiç ilgisi olmayan bir tanı koydu, organ nakli gerekli dedi.

Çevrede başka, özellikle organ nakli yapacak operatör olmayınca o büyük sorumluluğu yüklenip operasyona başladı.

İlgililer biraz araştırsaydı, aynı doktorun daha önce bir tersane kapısını birinin sırtına taktığını bilecek, belki de kraliçeyi kurtaracaktı.

Uzun bir yoğun bakım süresi sonunda, meraklı bakışlar altında sargılar açılınca, herkes büyük bir şaşkınlıkla çığlıklar attılar. Görüntü gerçekten acayipti.

İşeme organını kraliçenin tam göğsünün ortasına takmışlardı.

Artık o güzelim kraliçe çişini göğsünden yapacaktı.

. Cemal Turgay

Sevgili okuyucular;

İzmitli fotoğraf üstadı, gerçek bir İzmitli ve İzmit sevdalısı olan Cemal Turgay’ın Saray Bahçe’de yapılması planlanan şelale konusunda bu son yazısıdır. Cemal Ağabey, bu sütunlarda siz değerli İzmitlilere, Kocaelililere seslenmeye elbette devam edecek. Ama bir daha şelale konusuna hiç girmeyecek.

Şelale konusundaki son yazısı hasebiyle Cemal Turgay, İzmit’i yönetenlere son bir kez daha sesleniyor ve şöyle diyor:

İlgililerin dikkatine!

Kocaeli Valisi Sayın Ercan Topaca ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu’ndan özellikle rica ediyorum.

İzmit Belediye Başkanı Sayın Nevzat Doğan’ın Saray Bahçe’de yaptıracağı şelale, İzmit’in tarih hazinesine en büyük ve telafisi imkansız tahribat olacaktır. Maalesef Anıtlar Kurulu’nun yanlış evetini alarak yapacağı bu şelale işini lütfen durdurun. Saray Bahçesinin 1970 yılında çektiğim fotoğraflarına bakınca bu gerçeği daha iyi anlayacaksınız.

Restorasyonun olmazsa olmaz koşulu, aslına tıpa tıp uygunluktur. Orayı şelale yapmak, İzmit’in en güzel tarihi eserine bir kıyımdır. Lütfen ilginizi esirgemeyiniz. Zira tarih, bir gün hepimizden hesap soracaktır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.