1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. GOMİS ÖLSE KATİL KİMDİ?
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

GOMİS ÖLSE KATİL KİMDİ?

A+A-

Yüzyıllardır coğrafyamızda dilden dile anlatılan “Evladım, ben sana vezir olamazsın demedim; adam olamazsın dedim!” hikayesi galiba doğru…

Pazar akşamı şahit olunan Gomis hadisesinden sonra insanımızla ilgili anlatılanlara şüpheyle yaklaşmayanın aklına şaşılır…

Dev gibi bir adam aniden yüz üstü yere kapaklanıp hareketsiz kalıyor ve etrafına gelen oyuncular büyük bir endişeyle kenara bağırıp yardım istiyor

Onlar sahada bizler ekran karşısında “inşaallah bir şeyi yoktur, Allah yardımcısı olsun” diye içtenlikle dua ederken bir kaç dakika sonra Gomis ayağa kalkınca sanki yerden kalkıp doğrulan kendi evladımızmış gibi rahatlayıp şükrediyoruz…

Kameralara yansıyan görüntüye göre oyuncu sahaya girme arzusu taşıyor ancak doktorun şüphelendiği bir şeyler var ki defalarca soruyor Gomis’e…

Dördüncü hakem de duyarlı çıkıyor ve doktora “oyuna girmesinde sakınca olmadığına emin misin?” diye soruyor. Pozitif cevabın ardından orta hakeme cevabı iletiyor ve biraz önce çam kütüğü gibi yere yığılıp kalan futbolcu başlıyor koşuşturmaya…

Peki, olması gereken neydi; ne olacak doktorun oyuncusuna sahaya girme izni vermeyip ambulansla hastaneye götürmesi ve vakit geçirmeden tetkike başlaması…

Gomis’in hocasından ne beklenirdi; ne beklenecek tercüman vasıtasıyla “hırsını ve takımını yalnız bırakmama arzunu takdir ediyorum ancak sağlığın her şeyden mühim. Haydi doğruca hastaneye!”

Dördüncü hakemin yapması gereken neydi; ne olacak “doktor bey ben tıp mezunu değilsemde önemli bir şey yokken kimse düşüp bayılmaz. Hele de haftada 7-8 idman yapan bir profesyonel futbolcu hiç bayılmaz. Hocasına söyleyin, başımıza iş aşmayalım!”

Düşünün ki dün saha da yahut maçın ardından Gomis fenalaşıp komaya girdi ya da ahirete intikal etti; bunun hesabını kim, nasıl verebilirdi? O kulübede bir tane akıllı adam yok muydu “siz delimisiniz, o halde oyuncu sahaya sürülür mü?” diye sesini yükseltecek?

Hakikaten tüm çivileri çıkmış güzel ülkemizin. O doktor, o teknik adam, o orta ve dördüncü hakem Gomis örneğin kardeşleri olsaydı, yine sahaya dönmesine müsade eder miydi?

Tabii konu tıp olunca tanıdığımız en entelektüel doktorlardan birinden açıklama rica ettik ve alın size ihtişamlı bir değerlendirme; “Vazovagal senkoplar sahada öldürücü değildir. Ama araç kullanırken, yolda karşıdan karşıya geçerken, açıklarda yüzerken ve benzer durumlarda olursa öldürücü sonuçlar doğurabilir. Hadiseye izin açısından bakarsak böyle kişilerin evden çıkması bile sorun olur. Zira bir kaza  nedeniyle istemeden kendinden başkalarına da zarar verebilir. Yani ehliyet almasından tutun aklınıza gelebilecek bir çok eylemde riskler mevcuttur. Kim, nasıl karar verebilir ki? Üstelik sürekli olmuyor, yılda bir kaç kez oluyorsa hayattan elini ayağını çekmesini kim söyleyebilir ki? Rahatsızlığı anlatabildiysem kimsenin kararına açık olmadığını da anlatabildiğimi sanıyorum.”

Geçenlerde milli takımda ilk oynadığımız günlere ait resimler çıktı karşımıza. Hasretle o tatlı günleri yâd ederken farkettik ki “sol bek, ofansif orta saha, santfor derken yığınla oyuncu aramızdan ayrılıp gitmiş!”

O kadar ilkel şartlarda çalıştırılıyorduk ki hepimizin ölmemesi başlı başına bir mucizeydi aslında! Dağda 1,5 saat durmaksızın koşardık bir damla sıvı almaksızın. Hatta öğle yemeğine kadar da su içmeye müsade edilmezdi! 2 saatlik koşunun arkasından 30 tane 100 metre depar attırılan biçarelerin hepsinin çoktan ölmesi gerekirdi!

Bu kadar vakitsiz gidiş, bu kadar kalp krizi, bu kadar talihsiz olaya karşın gram ibret almayan bir toplum başına gelenleri hak ediyor mu yoksa dersiniz?

Asırlardır anlatılan hikayede anne kendisini zorla huzuruna getirten oğluna ne diyordu; Vezir olamazsın demedim, adam olamazsın dedim!! 15 bin euroluk takım elbise giymek, milyon dolarlık arabaya binmek, hergün televizyona çıkmak zerafet ve insanlık katmıyor ahaliye

jnn.jpg

 

Bu yazı toplam 1924 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.