1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Gönülden teşekkürler
Gönülden teşekkürler

Gönülden teşekkürler

Geçen hafta pazartesi günü (19 Eylül), ÖZGÜR KOCAELİ’nin kuruluş yıldönümüydü. Bu gazeteyi yeniden yayın hayatına başlatmamızın 20 nci yılı geride kalmış, 21 nci yıla adım atmıştık. Aslında bana kalsa,

A+A-

Geçen hafta pazartesi günü (19 Eylül), ÖZGÜR KOCAELİ’nin kuruluş yıldönümüydü. Bu gazeteyi yeniden yayın hayatına başlatmamızın 20 nci yılı geride kalmış, 21 nci yıla adım atmıştık.

Aslında bana kalsa, “Bugün gazetenin yaş günüdür” diye bile yazmazdım. En çok çekindiğim, en fazla dikkat ettiğim konular, başkalarını gereksiz yere rahatsız etmemek, insanları bir şeyler yapmak konusunda mecbur bırakmamaktır.

Gazetenin yaş gününü ballandıra ballandıra duyurmak, sanki insanlardan kutlama beklemek gibi geliyor bana. Bu nedenle rahatsız oluyorum. Ama adet olmuş, gazeteler yaş günlerini mutlaka yazar, okurları ile paylaşırlar.

Ben de geçen hafta pazartesi günü ÖZGÜR KOCAELİ’nin 20 yılı bitirip, 21 nci yayın yılına girdiğinden söz ettim.

Bütün gün telefonlar susmadı. Ziyaretler bitmedi. Çiçekler, tatlılar gönderildi.

Elbette kent büyüklerinin gazetenin yaş gününü kutlaması önemliydi. Sayın Vali, önce yazılı kutlama mesajı gönderdi, sonra büyük nezaket gösterip, ziyarete geldi. Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, çok samimi cümlelerle gazetenin yaş gününü kutladı.

Belediye Başkanlarının, siyasi parti il başkanlarının, milletvekillerinin o gün araması, birkaç güzel cümle ile gazetenin yaş gününü kutlaması bizim için çok değerli ve anlamlıydı.

Ama benim açımdan okurlarla bu gazete arasındaki diyaloğun ne denli geliştiğini gösteren kutlamalar ve mesajlar çok daha değer taşıyordu.

Misal, Nusret Demirpençe, Cemal Turgay, İsmail Kalkandelen aradılar. Bu kentin çok değerli büyükleridir. Çok güzel cümlelerle gazetenin yaş gününü kutlayıp, uzun ömür dilediler. Çok duygulandım.

Değerli dostlar, Nuri Dirlik, Mustafa Kurt, aradı. Okul arkadaşlarım, çocukluk arkadaşlarım aradı. Sadece bu gazetenin sadık okuru olduğunu söyleyen, 20 yıldan beri takdirle takip ettiklerini söyleyen hanımlar, beyler aradı. Kutladılar, “Hep böyle kalın. Hep böyle olun” dediler.

Meslektaşlar aradılar; Ali Genç, Metin Eroğlu (Demokrat), Sadun Çetin (Çağdaş), Şahin Turgun (TV-41), Güngör Arslan (Bizim Kocaeli) arayıp, nice yıllar dileklerini ilettiler. Hepsine, “Hep birlikte nice yıllara ulaşalım” dedim.

Bu gazetenin, bu kentteki herkese güven verdiğini, her kesimin saygısını kazandığını ve bu kentte pek çok kişi için vazgeçilmez olduğunu bana bir kez daha hissettirdiler. Bu kent ve bu meslek adına 20 yıldan beri verdiğimiz mücadelenin, kimi zaman katlandığımız zorlukların boşa olmadığını hissettirdiler.

Herkese, bir kez daha tüm kalbimle ve samimiyetimle teşekkür ediyorum. Geçen hafta başından buyana kendimi daha güçlü, daha zinde hissediyorum.

HERKESİN İLK BAŞVURU ADRESİ

Bu gazete, bu kent için sadece güvenilen, doğruları yazan, kentin nabzını tutup, kentin haklarını savunan bir yerel yayın organı değildir. ÖZGÜR KOCAELİ’nin bu kent için çok daha ileri bir misyonu olduğuna inanıyorum.

Bu kentte herkes, başı sıkıştığında bu gazeteyi arıyor. Mahallesinde elektriği kesilen, evini su basan, telefonu bozulan,  köy yolu toz toprak içinde olan ilk önce ÖZGÜR KOCAELİ’yi arayıp, derdine derman arıyor. “Hele siz bir yazın. Sizi dinlerler. Siz yazınca sorun giderilir” diyorlar. Kuşkusuz her şikayete yetişemiyoruz. Ya da, bu gazetenin yazdığı, yetkililere ilettiği her sorun hemen çözülmüyor. Ama bu kentin insanları, bir hastanede, postanede, belediyede, okulda, trafikte yaşadığı bir sorunu, sıkıntıyı, bu gazetede okuyunca en azından rahatlıyor. Kentle paylaştığını, yaşadığı sorun veya sıkıntının çok geniş kitleler tarafından öğrenildiğini öğreniyor.

ÖZGÜR KOCAELİ’nin böyle bir misyonu da var. Cezaevinde yatanlar, dışarıya seslerini, mesajlarını bu gazete ile aktarıyor. En uzak köydeki yol sorunu, en gariban vatandaşın başına gelenler bu gazetede yazılıyor. Sorun çözülmese de, kent kamuoyu ile paylaşılıyor. İnsanlar maç sonucu öğrenmek için; tren veya vapur saati öğrenmek için, hatta bazen hangi filmin hangi sinemada hangi seansta oynadığını öğrenmek için bile bu gazeteyi arıyorlar. Gece nöbetçi eczaneyi, bu gazeteye soruyorlar. Bu bağlamda da kentle bütünleştiğimizi ve önemli bir iş yaptığımızı düşünüyorum.

GÜRCİSTAN’A NEDEN GİTMEDİM

Bu meslek içinde piştikçe, bu meslek içinde yaşlandıkça, insan çok şeyler öğreniyor. Gazetecilik, her konuda insanları eleştirmek, aşağılamak, halkın hoşuna gidecek polemikler yaratmak olmamalıdır.

Büyükşehir Belediye Meclisi üyeleri, geçen hafta içinde 3 günlük Gürcistan seyahatine çıktılar. Yaklaşık 80 kişinin Belediye kasasından yaptığı bu seyahati eleştirenler, hafife alanlar da oldu. Bazı yerel gazetelerde, Gürcistan gezisine çıkan heyet içinde benim adım da yer aldı.

Doğrusu, Gürcistan seyahatine gitmek istedim. Başkan Karaosmanoğlu, daha kimsenin bu seyahat organizasyonundan haberi yokken, aylar önce konuyu bana açmış, “Bir Gürcistan seyahati planlıyoruz.  Sende de hafiften Gürcülük var. Mutlaka senin de katılmanı istiyorum” demişti.

Başkan’a o zaman söz verdim, “Tamam gelirim” dedim. Pasaportumu da vermiş, listeye adımı yazdırmıştım.

Ama seyahat günü yaklaştıkça, içime sıkıntı bastı. Oğlum askerdeydi, tam o günlerde Erzincan’dan Kars’a götüreceklerdi. Sağlığım iyi değildi. Uzun süreden beri sindirim sistemimde sorun vardı, sıkıntı yaşıyordum. Hepsi üst üste gelince, Başkan Karaosmanoğlu’nu seyahatten iki gün önce aradım, affımı istedim.

Başkan’a; “Sizinle birlikte bir resmi seyahatte bulunmak isterim. Gürcistan listesinden beni çıkartmanızı rica ediyorum” dedim. Yerime, gazeteden başka bir arkadaşı göndermek istedim, zaman daralmıştı, mümkün olamadı.

Yani herhangi bir protesto, boykot gibi bir tavrım olmadı. Kent yöneticilerinin zaman zaman mütevazı yurt dışı gezileri yapmasını, bu gezilere yerel basın temsilcilerini de almalarını doğru buluyorum.

Değerli okurlar; ÖZGÜR KOCAELİ’yi geride kalan 20 yıl içinde hiçbir güç kullanamadı. Ne para gücü, ne siyasi güç, bize boyun eğdiremedi, yönlendiremedi. Zaten artık bu kentte herkes, bizim için “Bunlar eğilip, bükülmez” diyor ve bu tarzımızı kabul ediyorlar.

Bu nedenle insanlar ÖZGÜR KOCAELİ’ye güveniyor. Bu nedenle insanlar bu gazeteye inanıyor, bu gazeteyi sahipleniyor.

Her gün elimizden gelen en iyi gazeteyi yapmak için çaba harcıyoruz. Her gün gazete mükemmel olmayabilir. Kimi günler haberler sıradan, kimi günler makaleler, yorumlar yetersiz ve basit olabilir.

Ama bu gazete her gün doğruyu yazar. Yansız yazar. Abartıdan, iftiradan, insanlara ya da kurumlara haksız saldırılardan uzak durur.

Bizi bu nedenle sevdiğinizi biliyorum.

Biz de sadece bu sevgiye her zaman layık olmak için çaba harcıyoruz. Saygılarımı, şükranlarımı sunuyor, mutlu bir hafta diliyorum.

(İsmet Çiğit)

Bu haber toplam 869 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.