1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Gönüllü güçlü bir oluşum çıksa çok iyi olur ama bu uzak bir olasılık
Gönüllü güçlü bir oluşum çıksa çok iyi olur ama bu uzak bir olasılık

Gönüllü güçlü bir oluşum çıksa çok iyi olur ama bu uzak bir olasılık

Kocaelispor’da kongre sürecine girildi. 4 Şubat’ta yapacağız genel kurulu. Tam bir aylık süreç var. Valimiz Ercan Topaca’nın kayyum heyetiyle yaptığı ilk toplantının ardından camiaya verdiği

A+A-

Kocaelispor’da kongre sürecine girildi. 4 Şubat’ta yapacağız genel kurulu. Tam bir aylık süreç var. Valimiz Ercan Topaca’nın kayyum heyetiyle yaptığı ilk toplantının ardından camiaya verdiği mesajları dünkü gazetemizde ayrıntılı bir şekilde okumuşsunuzdur. Vali Topaca 2011’e girdiğimiz şu günlerde Kocaelisporluları mutlu eden, umut veren açıklamalar yaptı. Valimizin mesajları daha çok çağrı niteliğinde. Valimiz yönetime talip olmak isteyenlere, “Korkacak, çekinilecek bir durum yok” diyor, sorumluluğun birlikte paylaşılması gerektiğini vurguluyor. Valimiz mali tabloyla ilgili de detaylı bilgiler veriyor, devlete olan ana borcun 12 milyon olduğunu, bunun 7 yılda ödenmesinin mümkün olduğunun altını çiziyor. En önemlisi de Valimiz, “Göreve kim gelirse gelsin ben arkasında olacağım, her türlü desteği vereceğim” diyor.

Vali ile başkan işarete karşı

Valimiz Topaca bu kadarla da yetinmiyor, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nu da ikna ettiğini, Başkan’ın da yeni yönetimin yanında olacağını söylüyor. Özetle kent büyükleri taşın altına elini koyuyor. Bu kulübün yeniden ayağa kalkması için olmazsa olmaz koşul buydu. En önemli adım atılmış oldu. Kamuoyunda bir beklenti var. Vali ile Başkan’ın belirleyeceği isimler yönetime girsin, oluşumu Vali ile Başkan yapsın diye. Ancak Vali ile Başkan bu işin işaretle yapılmasına karşı. Onun için de Valimiz taliplilere, Kocaelispor’u sevenlere ortaya çıkın çağrısı yapıyor. Talip olunsun, gönüllü olsun istiyor. İşaretle yapılacak görevlendirmenin bazı sakıncalar getireceğini düşünüyor. Gerek maddi açıdan, gerek bilgi ve tecrübe açısından kendilerini yeterli görenlerin yönetime talip olmasının doğru bir yol olacağı düşünce ve inancını taşıyorlar. Elbette sağlıklı yöntem budur.

Kendiliğinden bir oluşum çıkar mı?

Vali ile Başkan mı işaret etsin, yoksa kendiliğinden bir oluşum çıksın Vali ile Başkan destek olsun mu? Sorun burada. Kulübün borç yükü malum. Bu şartlarda kendiliğinden bir oluşum çıkması uzak bir olasılık. Bu yüzden de beklenti yönetimin işaretle, bizzat Vali ile Başkan tarafından atanmasıyla yapılması yönünde. Valimiz korkulacak bir şey yok, biz de destek olacağız diyor demesine ama yine de kimse bu yükün altına girmeye cesaret edemiyor. Biraz niyeti olanlar Vali ile Başkan beni işaret etsin, işi garantiye alayım diye bakıyor. İşaretle gelmekle gönüllü gelmek arasında önemli bir fark var çünkü. İşaretle gelenin sorumluluğu Vali ile Başkan’da olacak. Gönüllü gelenin böyle bir lüksü yok. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Vali ile Başkan kendiliğinden bir oluşum çıksın diye bekleyecekler. Bir oluşum gönüllü olarak kendiliğinden ortaya çıkmazsa Vali ile Başkan iş başa düştü, başka çare yok deyip yönetimi kendileri yapacak.

Kamuoyunun endişesi var

Kendiliğinden bir oluşum çıksın, taşın altına elini koysun isterim. Ama öyle eften püften bir oluşum değil, bu yükü kaldırabilecek bir ekip. Bana göre sağlıklı ve doğru yol bu olur. Ancak kamuoyunda gördüğüm kadarıyla kendiliğinden bir oluşum çıkmasına sıcak bakılmıyor.

Kamuoyunun son yıllardaki kötü örneklerden dolayı çekincesi, endişesi var. Bir yönetim gelir, yine elini yüzüne bulaştırır. Yeni bir denemeye tahammül yok. Böyle bir lüksümüz bulunmuyor. En garanti Vali ile Başkan birlikte belirlesinler yönetimi diyorlar. Zaten bu yüzden kulüp kayyuma kalsın diye isteği oluştu kamuoyunda.

Toparlarsak. Bir aylık süreç var önümüzde. Bu yükün altından kalkacak maddi gücü, bilgisi ve tecrübesi olan,  kamuoyunun güvendiği ve desteklediği bir oluşum çıksın diye bekleyeceğiz. Kendiliğinden gönüllü bir yönetimin çıkması en iyisi olur. Ancak böyle bir oluşum çıkmazsa, yapacak bir şey yok Valimiz ve Başkanımızın belirleyeceği, başka bir deyişle atacağı bir oluşum Kocaelispor’u yönetecek.

Korukır’a yürekten başarılar

Çok zor durumdaydı Diyarbakırspor. Ligin son sırasına çakılmış, henüz galibiyetle tanışamamıştı. İzmitli Engin Korukır onlar için bir umuttu. Korukır işe fena başlamadı, ilk maçında zorlu deplasmandan puanla döndü. Sonra lider Denizlispor’a sahasında ilk acıyı tattırdı. Diyarbakır soluk almıştı. Gelecek için umutlanmıştı. Sahada işler düzelme noktasına gelmişti ama maddi sorunla ilgili en küçük bir iyileşme yoktu. Korukır çok direndi, maçlar devam ederken takımı bırakmayı kendisine yakıştıramadı. Devre arasına kadar dişini sıktı. Ara geldiğinde yönetime takıma ödeme yapması için süre verdi. Ancak o süreçte yönetimden ses çıkmadı. Korukır’ın artık yapacak bir şeyi yoktu. Yönetimle karşılıklı anlaşarak sözleşmesini feshetti. Görevde olduğu dönemde tüm zorluklara rağmen elinden geleni yapmıştı. Keşke ekonomik anlamda bir şeyler yapılsaydı da Korukır orada kalsaydı. O takımı ligde bırakmak Korukır için hiç zor olmazdı.

Kartalsporlu oldu

Bank Asya’yı, 2. Lig’i çok iyi bilen bir teknik adamdı Korukır. Çalıştırdığı takımlarda ses getirmiş, aranan teknik adamlardan biri konumuna gelmişti. Diyarbakır’dan ayrıldıktan hemen sonra kendisine talip olan takımlardan Kartalspor ile masaya oturdu ve prensiplerine uygun gördüğü İstanbul ekibiyle anlaştı. Diyarbakır ligin son sırasındaydı. Kartalspor bir üstünde. Anlayacağınız Korukır’ı yine zorlu bir görev bekliyor. Kartalspor’un kadrosunda bizim Erhan Yılmaz var. Kartal’ı geçen yıldan iyi biliyoruz. İlk yarıda ligin flaş ekibiydi. İkinci yarıda inişe geçti, güçlükle ligde kaldı. Bu sezonun ilk yarısında da başarısız bir performans ortaya koydu. Kartal’ın umudu İzmitli teknik adam Korukır. Bu birlikteliğin hayırlı olmasını diliyorum. Korukır ve yardımcılarına yürekten başarı diliyorum.

Yazık, çok yazık

Geçen haftaki Karamürsel Barbaros-Derince Belediyespor maçı bir hayli gergin geçiyor. Barbarossporlu biri atıldıktan sonra sahaya girme suçundan olmak üzere üç futbolcu kırmızı kart görüyor. Seyircinin de sahaya girdiği raporlarda belirtiliyor. Böyle bir suç karşısında İl Disiplin Kurulu nasıl bir karar alıyor diye merak edenleriniz olmuştur. Kurul, ilgili kulübe uyarı cezası veriyor. Başka bir anlamda ceza vermiyor. Futbolcu atıldıktan sonra sahaya girmiş, seyirci sahaya dalmış. Daha ne olsun? Bu suçların bir yaptırımı olmaz mı? Olmalı elbette. Ama Disiplin Kurulu es geçmiş. Uyarmakla yetinmiş. Yaşananları görmezden gelmiş. Bu mudur adalet? Yazık, çok yazık.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.