1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Gözaltındaki gazeteciler Ergenekoncu değil; peki ne?
Gözaltındaki gazeteciler Ergenekoncu değil; peki ne?

Gözaltındaki gazeteciler Ergenekoncu değil; peki ne?

Yeni gözaltılar var. Bu kez gazetecileri birer ikişer topluyorlar. Önceki akşam cep telefonuma üyesi olduğum Türkiye Gazeteciler Cemiyetinden mesaj geldi, dün Taksim’de yapılan eyleme davet

A+A-

Yeni gözaltılar var. Bu kez gazetecileri birer ikişer topluyorlar.

Önceki akşam cep telefonuma üyesi olduğum Türkiye Gazeteciler Cemiyetinden mesaj geldi, dün Taksim’de yapılan eyleme davet ediyorlardı. Gitmeyi çok isterdim, gidemedim.

Dün sabah değerli gazeteci büyüğümüz Birsen Özkaya aradı, “Biz Kocaeli’de eylem yapmayacak mıyız” diye sordu. Yerel basın örgütlenmelerinin AKP’den ve Büyükşehir’den beslenmeli kuruluşlar olduğunu, bu ortamda kimsenin AKP aleyhine eylem yapmaya maçasının yemeyeceğini söyledim.

Biz gelelim gözaltı vaziyetlerine. Dün medyada o kadar çok yorum vardı ki… Ama hiçbiri tespiti koyamamıştı. Sadece Vatan gazetesinden Mustafa Mutlu olup bitenleri gayet güzel tespit etmiş. Bakın Mutlu ne diyor:

“Önce: Ergün Poyraz, Vedat Yenerer, Erol Mütercimler, Güler Kömürcü, Ümit Oğuztan, Emin Gürses, Doğu Perinçek, rahmetli İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Ufuk Mehmet Büyükçelebi, Adnan Bulut, Tuncay Özkan, Merdan Yanardağ, Yalçın Küçük...

Sonbaharda: Hanefi Avcı...

On gün önce: Soner Yalçın...

Dün: Ahmet Şık, Nedim Şener...

Hepsi; adı sözde Ergenekon Örgütü’ne bir şekilde bulaştırılmış isimler!

Kimi sanık, kimi şüpheli, kimi ise birkaç gün gözaltına alınıp, yırtmış!

Gelelim bu insanların ortak özellikleri olup olmadığına:

Çok fazla ortak yanları olduğunu sanmam... En basitinden aynı dünya görüşünü bile paylaşmazlar!

Aynı partiye oy vermezler!

Aynı mekânda dolaşmazlar!

Aynı kişilerle arkadaşlık etmezler!

Aralarından biri bile; bu kadronun tamamını tanımaz...

Ve... Hepsini bir odaya koysanız, savaş çıkar!

Çünkü mahkemelik olacak kadar birbirinden nefret edenler vardır aralarında...

Ama üç “ortak özellikleri” var ki; bu soruşturmanın şifrelerini doğru okumak için, bunları bilmek gerekiyor:

1) Yukarıda saydığım aydınların tamamı muhalif...

2) Hepsi gazeteci ya da yazar...

3) Yine hepsi (üyeleri cemaat diyor ama) okyanus ötesinden yönetilen bir tarikat hakkında bir şekilde “kalem oynatmış” kişiler...

Şimdi bir eleme yapmaya çalışalım:

Bu ülkede bütün muhalifler içeriye alınıyor mu? Hepsi Ergenekoncu ilan ediliyor mu?

Çok şükür ki hayır... Belki bütün muhalifleri içeri tıkmak için yeter sayıda cezaevi olmadığındandır ama... Hâlâ bu isimlerden bile çok daha muhalif olarak nitelendirebileceğimiz çok sayıda aydın dışarıda...

Demek ki; başlarına gelen işin nedeni, birinci şık değil.

Peki; bu ülkedeki “bütün muhalif gazeteciler” içeriye alınıp, Ergenekoncu diye yaftalanıyor mu?

Bu sorunun yanıtı da hayır! En azından şimdilik hayır!

Canlı örneği karşınızda ve siz hâlâ onun yazdıklarını okuyabiliyorsunuz!

Yani; ikinci şık da elendi!

Gelelim üçüncü “ortak” özelliğe:

Yukarıdaki isimlerin tamamına yakını, Fethullah Gülen’le, tarikatıyla ilgili araştırmalar, incelemeler yapıp, bunları kitap haline getiren; dergilerde, internet sitelerinde ya da gazetelerde yayımlayan kişiler...”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.