• BIST 108.398
  • Altın 143,161
  • Dolar 3,5264
  • Euro 4,1267
  • Kocaeli 32 °C

Gözleri dolan Davutoğlu;sesi kısılan Yıldırım

İsmet ÇİĞİT

Öyle sanıyorum ki, pazar günü Türkiye’nin yarısı AK Parti’nin 2 nci Olağanüstü Büyük Kongresi’ni gurur duyarak izlemiş,  oy verdiği partisindeki düzen, disiplin ve lidere saygıdan büyük bir keyif alarak, “İşte Türkiye’yi yöneten parti böyle olmalıdır” diye düşünmüştür.

Türkiye’nin AK Parti’ye oy vermeyen diğer yarısı ise, bu kongreyi kıskanarak takip etmiş, “Benim oy verdiğim partide neden böyle bir disiplin yok. Bizim parti kendi içinde birbirini yerken, bu disiplinli, kemik gibi bütünleşmiş parti ile nasıl mücadele edecek?” diye düşünmüştür.

Kendimizi “Parti içi demokrasi” diye aldatmayalım. Bizim ülkemizdeki sistemde hiçbir partide zaten parti içi demokrasi diye bir şey yok. Belediye meclisi üyesi adayları bile, partilerin genel merkezi tarafından atanıyor. Bu ülkede seçmen, siyasi partilerde liderliği tartışılmayan liderler görmek istiyor. Partilerin, kendi içinde uyumlu, disiplinli olmasını istiyor. AK Parti de bu beklentiyi fazlasıyla veriyor.

Düşünün ki, 27 Ağustos 2014 tarihinde,  daha 20 ay önce göreve gelmiş, 1 Kasım’da büyük bir seçim başarısı elde etmiş,  20 Aylık Başbakanlık görevinde de başarısız olmamış bir Genel Başkan ve Başbakan istifa etmek zorunda kalıyor. Partide çıt çıkmıyor. Yeni Genel Başkan ve Başbakan adayı belirleniyor. Yine itiraz yok. Mümkün olan en kısa süre içinde Büyük Kongre toplanıyor.

Salonda ve çevresinde 40 bin kişi toplanıyor. Bir tek aykırı ses çıkmıyor. Lidere saygı ve bağlılık konusunda herkes birbiri ile yarışıyor.

Bir de diğerlerine bakın. MHP’nin olağanüstü kurultay yolunda içine düştüğü girdap ortada. CHP, AK Parti’nin Büyük Kurultay yaptığı gün, Antalya’da milletvekillerini kampa alıyor. Genel Başkan’a saygısızlık had safhada. CHP, Antalya kampında bile kendi içinde kavga ediyor.

………..

Pazar günü AK Parti Kurultayını evde takip ettim. Açık söylüyorum, kıskandım.. İlçe, il kongrelerini nasıl büyük bir düzen içinde yapıyorlarsa, Büyük Kongre’yi de aynı düzen içinde yapabiliyorlar. Kuşkusuz oradaki herkes birbirini sevmiyor. Ama oradaki herkes, bir kişiyi çok seviyor. O’na bağlılık konusunda en ufak bir tereddüt göstermiyor. Böyle olunca da, birbirini sevmeyenler bile seviyormuş gibi gözükebiliyorlar.

Başbakanlık görevinden istifa etmek zorunda kalan Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasını izledim. Büyük Kongre için gelenler, Davutoğlu’na en küçük bir saygısızlık göstermedi. Ahmet Davutoğlu da bence bir siyasi parti içinde böylesi çok büyük bir değişim sırasında-üstelik kendisine haksızlık yapılmışken- gösterilebilecek en müthiş olgunluğu gösterdi. Davutoğlu’nun bence en önemli sözleri; “Güç sarhoşu olmamalıyız. Kimseye farklı muamele yapmamalıyız. Sadece hizmeti düşünmeliyiz” sözleriydi.

Sözlerinin sonuna geldiğinde, Davutoğlu’nun gözlerinin dolduğunu, boğazının düğümlendiğini fark ettim. Kolay değildi. İnsan nefsi var ortada. Davutoğlu, kendi isteğiyle istifa etmediğini, kendisini başarısız görmediğini de açık açık söyledi. Ama kimseyi kırmadan, incitmeden, kimseye açıkça sitem etmeden bunları yaptı.

Sonra yeni Genel Başkan ve Başbakan adayı Binali Yıldırım kongrede konuştu.  Cumhurbaşkanı Erdoğan için en güzel sözleri söyledi; “Sevdan sevdamız,  davan davamız, yolun yolumuzdur” dedi. Türkiye’nin biran önce Başkanlık sistemine geçmesi için gerekenleri yapacaklarını söyledi.

Binali Yıldırım’ın sesi kısıldı. Üstelik komik şekilde kısıldı. Davutoğlu’nun bağıra bağıra yaptığı konuşması  her açıdan mükemmeldi,. Yıldırım’ın konuşması hem biraz daha basitti, hem de sesi tamamen kısılınca,  zor duruma düştü. Sesinin düzelmeyeceğini anlayınca, “Bu sesle olmayacak” diye konuşmasını kesmeye kalktı. Ama baktı sesi yeniden açıldı, bırakmadı mikrofonu.

………

Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği aday oy birliği ile seçildi. Tek bir itiraz. Tek bir aykırı ses çıkmadı. MKYK yarı yarıya değişti. İlimizden bu kez Zeki Aygün yerine Sezer Katırcıoğlu parti yönetimine girdi. Kuşkusuz,  Katırcıoğlu’nun parti yönetimine girmesi de ilginç. AK Parti’de teşkilatlara yakın olmanın, teşkilatlar içinden gelmenin çok da önemli olmadığını gösteren önemli bir örnek. Ama buna da kimsenin sesi çıkmıyor.

Kongre bitti. Kongre salonunda gözleri dolan, hıçkıra hıçkıra ağlamamak için kendisini zor tutan Davutoğlu Beştepe’ye gitti, istifasını verdi.

Kongre salonunda heyecandan sesi kısılan, konuşamayan Yıldırım arkasından Beştepe’ye çıktı, 65 nci Hükümeti kurma görevini aldı. 65 nci hükümet çok büyük olasılıkla bugün açıklanıp, iş başı yapacak. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın durumunda herhangi bir sıkıntı görmüyorum.

5 Mayıs’ta Davutoğlu istifa edeceğini açıkladıktan hemen sonra bu sütunlarda “Yeni Başbakan Binali Yıldırım olacak” diye bir yazı yazmıştım. Tahminim doğru çıktı. Fikri Işık’ın Bakanlığı konusunda da çok iddialıyım. 65 nci hükümette mutlaka Kocaeli’den bir bakan olacaktır. Yürüttüğü görevinde başarılı olan, çalışkanlığı ile takdir toplayan Işık’ın değişmesi için de bir neden göremiyorum.

………

Çok hızlı gelişen çok  karmaşık olaylar zincirinin sonunda AK Parti kurultayını yaptı,. Yeni Genel Başkanını, yeni parti yönetimini seçti. Yeni hükümet için görevlendirme yapıldı. Partide “Tık” yok. Üstelik hem bütün teşkilatlar, hem AK Parti’ye oy veren bütün seçmenler bu tablodan hoşnut.

Peki ya diğerleri?.. CHP ve MHP kendi içlerinde sürekli bir didişme içinde. Meziyet mi bu?.. Elbette değil.. Türkiye siyasetinde henüz 2 günlük Genel Başkan olan Binali Yıldırım’ın itibarı, yıllardır koltuklarında oturan Kemal Kılıçdaroğlu ile Devlet Bahçeli’nin kendi partilerindeki itibarından çok daha yüksek değil mi? 

Başkan’ım lütfen hesap sor

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin D-100 karayolu İzmit geçişinde, Symbol Köprülü kavşağı yanındaki alanda, kuzey  (İstanbul’a gidiş yönü) yolunda  başlattığı çalışma  için yolun bu bölümü 1 Mayıs’a kapatılırken, resmi bülten yayınlanmış, “22 Mayıs’ta iş bitirilecek, yol açılacak” denilmişti.

Yapılan iş için planlanan 22 günlük süre az süre değildi. Mutlaka titiz bir çalışma ile bu süre belirlenmişti.

Ama iş bitmedi. Dün 23 Mayıs’tı ve hala aynı yolda müteahhit üç-beş kişi ile çalışma yapıyordu. Yol kapalıydı ve insanlar yolda büyük sıkıntı çekiyordu.

Başkan Karaosmanoğlu’nun birilerinden hesap sormasını bekliyorum. “Bu iş 1 Mayıs’ta başlayacak, 22 Mayıs’ta yol açılacak” diye açıklamayı kim yapmıştı?. Madem böyle bir açıklama yapılmış, neden iş 22 Mayıs’ta bitmemiş, yetiştirilememişti.

Koskoca Büyükşehir Belediyesi. Koskoca İzmit.. D-100 gibi Türkiye’nin en önemli yolu.. Bu kentte bu kadar basit hataların yapılması, verilen hiçbir vadenin tutturulamaması alışkanlık haline getirilmemeli. Büyükşehir bir iş konusunda bir vade veriyorsa, bu gerçekleşmeli. Ben bugüne kadar özellikle yol çalışmalarında verilen vadelerin hiç birinin tuttuğunu görmedim. Bu yapılan İzmit’e saygısızlıktır. İş bilmezliktir. Yapılan işleri takip etmemek demektir.

İzmit bunları hak etmiyor Sayın Başkanım. Lütfen, “Ne yani iş birkaç gün gecikmişse ne olur?” diye düşünmeyin. Hesap sorun. Hesap sorun ki, şu çok sıkıntı yaratan tramvay yolu işinde de vade böyle sarkmasın. 

Aman, Bayrama yetişsin

Türkiye’nin en çok övündüğü  devam eden büyük projelerden biri İstanbul-İzmir otoyolu üzerinde yapılan İzmit Körfezi (Osmangazi ) Köprüsü.. Bu köprünün bitip, hizmete açılacağı tarih konusunda çelişkiler var.

Aslında bu yılın başında biteceği açıklanmıştı. Sonra, nisanda biteceği söylendi. Cumhurbaşkanı geçenlerde son tabliyenin vidalarını sıktı. Osmangazi Köprüsü’nün mayıs sonunda açılacağı duyuruldu.

Ama belli ki, bu ay sonuna da yetişmiyor. Hala köprü üzerinde asfalt çalışması var.

4 Temmuz’da Ramazan Bayramı başlıyor. 1 Temmuz Cuma gününden itibaren, Türkiye 10 günlük çok büyük bir tatile girecek. Ramazan’dan çıkılmış olacak. Uzun tatil dönemlerinde D-100’ün, D-130’un ne hale geldiğini hepimiz biliyoruz.

Nisan’a, Mayıs sonuna yetişmeyen Osmangazi Köprüsü’nün 1 Temmuz’da başlayacak uzun tatil öncesi mutlaka tamamlanıp, açılmış olması gerekiyor. Başbakan Binali Yıldırım’ın bu konuya özel önem vermesini bekliyorum.

Bu iş kökünden çözülmeli

Bizim ilimizde çok fazla yerde var. Yol kenarlarında, refüjlerinde görüyorum. İzmit’in pekçok mahallesinde görüyorum. Belki bazı yerlerde, özellikle İzmit şehir merkezinde, Yürüyüş yolu bölgesinde geceleri aydınlatma yok ama, pekçok yerde de gündüz sokak lambaları ışıl ışıl yanıyor.

İçim gidiyor. Elektriğin bir damlasını israf bile çok kötü. Zaten, kayıp-kaçak paraları da biz garip vatandaşın cebinden çıkıyor. TEDAŞ karar almış. 25 Mayıs 3 Haziran tarihleri arasında bütün aydınlatma lambaları belli yerlerde kesintisiz yanar durumda olacakmış. Bu süre içinde, arıza nedeniyle gündüz aydınlıkta da yanan lambalar denetlenecekmiş. Umarım bu uygulama işe yarar. Özellikle sıcak yaz günlerinde gökyüzü pırıl pırıl aydınlıkken sokak lambalarını yanıyor görmek, insanın içini acıtıyor. Bütün arızalı lambaların onarılması lazım.

Tabii, Büyükşehir Belediyesi’nin de mutlaka, İzmit şehir merkezindeki aydınlatma sorununu çözmesi gerekiyor.

F.Bahçe-G.Saray haftası

Sporseverleri yaz başında Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri, yaz sonunda Rio Olimpiyatları bekliyor. Ama içinde bulunduğumuz bu hafta Türkiye’de F.Bahçe-G.Saray haftası olacak.

F.Bahçe ile G.Saray’ın futbol takımları,  26 Mayıs Perşembe günü akşamı Antalya’da Ziraat Türkiye Kupası’nda karşı karşıya gelecekler. İki kulüp de Futbol takımları ile bu sezon hedeflerine ulaşamadı. Ziraat Türkiye Kupası, hem F.Bahçe, hem G.Saray açısından son derece önemli.

İki kulübün basketbol takımları da Çarşamba akşamından itibaren Basketbol Ligi play-off yarı finalinde karşılaşacaklar. Basketbolda bu sezon F.Bahçe Eurolig’te final oynadı. G.Saray, Avrupa’nın 2 numaralı kupasını kazandı. Şimdi Türkiye Basketbol Ligi şampiyonluğu için, yarı finalde karşılaşıyorlar. İlk maç Çarşamba akşamı. Cuma akşamı ikinci, Pazar akşamı üçüncü maç var.

Geçen sezon, iki takım Basketbol Ligi finalinde karşılaşmıştı. Seri 3-3’e gelmiş, G.Saray son maç için F.Bahçe’nin salonuna gitmemişti. İki kulübün basketbol takımları arasındaki çekişme, futbolun gerisinde değil, önünde. Müthiş maçlar olacak. Bu seride 3 maç kazanan takım,  finalde Anadolu Efes-Darüşşafaka eşleşmesinden çıkacak rakiple karşılaşacak.

Bu hafta F.Bahçe-G.Saray arasında hem futbol, hem basketbolda F.Bahçe-G.Saray finallerinin heyecanına hazır olmalısınız.

Bu Milli Takım ile coşarız

Pazar günü, AK Parti Büyük Kongresi ile geçen günün ardından, Türk Milli Futbol Takımının İngiltere ile yaptığı özel maçın heyecanı yaşandı. Özel maçtı ama, İngiltere maçları önemli. Bugüne kadar 10 maç yapmışız. 6-7-8 gol yemişliğimiz var. Bırakın İngiltere’yi yenmeyi, bugüne kadar özel-resmi hiçbir maçta gol atamamışız.

10 Haziran’da başlayacak Avrupa Futbol Şampiyonası’na hazırlanan milli takım,  üstelik kadroda önemli eksikleri varken, İngiltere’ye kafa tuttu. Maçın hemen başlarında evsahibi İngiltere üstelik kesinlikle ofsayt olan bir golle öne geçince, “Eyvah yine mi bizi bir facia bekliyor” diye düşündük. Ama sonrasında oyunun hakimi bizim takımdı. Pas yaptı, pres yaptı. Cesur ataklar yaptı. Hakan Çalhanoğlu ile İngiltere’ye ilk golümüzü attık. Kazanabilirdik. En azından beraberliği hak etmiştik. Ama son dakikalarda çok absürt bir golle kaybettik.

Fetih Terim, bir ara yerlerde sürünen Milli Takım’ı gerçekten derleyip toparlamış. Şimdi önümüzde bir Kanada, bir Slovenya hazırlık maçları var. Sonra 12 Haziran’da Hırvatistan ile ilk grup maçımızı oynayacağız. Bu takıma inanıyorum. Milli Takım, bizi sıcak Ramazan gecelerinde sokaklara dökecek diye umuyorum.

 

Bu yazı toplam 1602 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37