1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. Gözümde canlandı koskoca mazi…
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

Gözümde canlandı koskoca mazi…

A+A-
8  Mart  Dünya  Kadınlar  Günü  programı  STK  ların  bir  çoğunda  Şubat  ayının  son  haftasından  itibaren,  çeşitli   etkinliklerle  sürmeye  devam  ediyor.. Yani  durmadan  kanayan  bir  yaraya  derman  olmak  düşüncesi  ve   varlıklarının  önemini   topluma  defalarca  haykırmak  düşüncesiyle,   bilhassa  kadınların  çoğunlukta  olduğu  dernekler,  farkındalık  yaratmaya  devam  ediyor.. Hem de  çok  uzun  senelerdir..Ve  bu  gidişle,  daha  çok  uzun  seneler  devam  edecek   gibi  görünüyor..
   Neyse,  ben  elimden  geldiğince  çoğuna  katılmaya  gayret  ettim..Cuma  günü  sıra  Soroptimist  Derneğinin  konuyla  ilgili  yapacak  olduğu  paneldeydi.. Dernek  binasında  yapılacak   etkinliğe  gitmek  için  evden  çıktım.. Gideceğim  adrese  doğru ne  zaman  yola  çıksam,  duyduğum  heyecan  gibi  yine  heyecanlıydım.. Dernek  binası, Bağçeşme meydanının  olduğu  yerde,  kabristanla  sırt  sırta  bir  konumda..Yani  benim  hayallerimin  filizlendiği, kendimi  bulduğum,  tanıdığım  bir  yerde.. İlk  tanıştığın   okulum  “Bağçeşme  İlk  Okulu “ nun  bulunduğu  alanla  yan yana.. Babaannemin  ve  babacığımın   dünyaya  geldiği “ Orhan  Mahallesi” nin  yanı  başında..Heyecanımın  nedenini  daha  başka  örneklerle  anlatmama  bilmem  gerek  var mı.?
  Panelin  bitişinin  ardından  arkadaşlarıma  “Ben  buraya  kadar  gelmişken  bir  kabir  ziyareti  yapayım.. Babama  ve  diğer  ölmüşlerime uğrayayım” dedim..Ve  mezarlığa  doğru  yürümeye  başladım.. Artık  yalnızdım.. Kendimle;  çocukluğumla,  geçmişimle,  mazimle..
  Aile  kabristanımız  hemen  yolun  başında  sayılır.. Yanda   bulunan  merdivenle yukarıya  çıkıp, rahmetli  babaanneme,  babama,  kardeşim  Sibel’e  ve  tüm  ölmüşlere  dua  okudum.. Sonra  mezarlara  şöyle  bir  göz  gezdirdim.. Üzülerek  söylüyorum ki,  çevrenin  hali  hiç  iç  açıcı  değildi..Mezarlıkta  sanki  taşınıyormuş  gibi  bir  görünüm  hakimdi.. Taşlar  devrilmiş,  mezarların  içi  boşalmış,  ağaç  dalları  etrafa  saçılmış,  birileri  altını  üstüne  getirmiş  gibiydi.. Bayağıdır  gidemediğim  için  bu  görünüm  ürpertti  beni.. Tuhaf  geldi anlayacağınız..Çünkü  bizler  mezarlıklarımızın  bakımlılığıyla  çok  övünürdükte.. Yapabileceğim  bir  şey  olmadığından,  hüzünle  vedalaştım  canlarımla.. Mezarlık  yokuşundan  inerken  bir  an, çocukluk  mahallem  Veli Ahmet’e  hangi  taraftan  ineyim  diye  düşündüm..Sonra,  nedense  çocuklukta  saklambaç  oynarken  düşüp,  defalarca  dizlerimi  yardığım “Narlı  bayır”  yokuşuna  doğru  yöneldim..( Ben  bu  yazımdaki  nostaljiyi  bozmamak  için  tarihe  imza  atmış  eski  sokak   isimlerini  kullanmayı  yeğledim.. Sonradan  hepsini  değiştirdiler  ne  yazık ki).. Bir  müddet  yürüdüm  ve  önceden  bayır  olan,  şimdiyse  merdivenlere  dönüşen  yokuşun  başında  durdum.. İşte  o  andan  sonra  koptum,  bu  günden çıkıp  maziye  daldım.. Bunda  yalnız  olmamın da  büyük  katkısı  vardı  muhakkak.. Yokuşu  korumaya  almış  parmaklıklara  dayanarak  ne  kadar  derine  daldım  bilmiyorum.. Aşağıda  şu  anda  olmayan  Hüsniye  Teyzenin  evi  belirdi  gözlerimde.. Yeni  çiçek  açmış  erik  ağaçlarında ki  çiçeklerin  yerine  olmuş  yeşil,  yeşil  erikler  doldurdu  ağaç  dallarını.. Ben, Saadet, Behiye, Şenay, Yılmaz,  sütkardeşim  Refik,  sadece  Hüsniye  teyzeyi  kızdırmak  için,  barut  gibi  ekşi  erikleri  koparmak  üzere  almıştık  pozisyonumuzu.. Göye  gizleniyorduk.. Ama  duymasını  ve  bizi  kovalamasını da  heyecanla  bekliyorduk  Hüsniye  teyzenin.. Çocukluk  işte.. Aslında  onu  çok  severdik..  Bakkaldan  ne  isterse,  oyunumuzu  bozmayı  bile  göze  alıp,  koşarak  getirirdik.. Yan  evde  Ali  amca, karısı  ve  dokuz  çocuğuyla  yaşarlardı.. Hatta  çocuklarından  birisi,   şimdi  ünlü  şarkıcı  olan  “Demet  Akalın” ın  annesi,arkadaşım  Şenay dı..Onların  tam  karşısındaki   evdeyse,  Amerikan Osman  lakabıyla  anılan  Osman  amca,  Fatma  teyze  yaşardı.. Evlerinin  yan  tarafından  aşağı ki  mahalleye  uzanan,  komşuların bahçelerin  içinden  açarak  oluşturduğu  bir  yol  vardı ki,  kestirme  oluşundan  dolayı  çok  tercih  edilirdi..Tabi  ayakları  sağlam  olanlar  tarafından..( Şu  anda  ne  yol  var,  ne de  bahçe.. Sadece  varlığı  hayallerimde)..Eski  bir  dostun  sesiyle  kendime  geldim.. “ Aaaa  merhaba  Sevcan.. Ne yapıyorsun  burada”.. Dönüp  baktığımda tanıdık  bir  yüz  vardı  karşımda.. Sabiha  abla  şaşırmıştı  beni  dalıp,  gitmiş  halimle  görünce.. “Ay  Sabiha  ablacım  dalmışım  öyle  işte” diye  cevap  verince  bana  “Ne  o  canım,  çocukluğunu mu  hatırladın”  cevabını  verdi  gülerek..Sonra  konuşa  konuşa  aşağıya  doğru  yürüdük.. Uyanmıştım  ya..O  hayallerden  sonra  gerçekler  tokat  gibi  çarptı  yüzüme..Koca  koca  apartmanlar  sarmıştı  Narlı  Bayırı, çiçek  açan  bir  kaç  ağaçtan  başka, ne  nar  kalmıştı,  ne de  incir..Tarihi  evlerin  çoğu  yıkılmış.. Kalanlarsa  mağdur,  perişan.. Aşağıdaki  çitlembik  ağacı da  yok  artık.. Tahta  köprü  yerini  taş  yola  devretmiş.. Haydar  amca,  kızı  Senüber  öğretmen  yok.. Görünmüyorlar  pencerede.. İtfaiyeci  Salim  amcanın  evi de  yerle  bir  olmuş,  gömülmüş  maziye..Sabiha  ablayla  kısa  bir  serzenişten  sonra,  tekrar  geleceğime  dair  söz  aldı  benden  ve  vedalaştık.. Ayağımdaki  topuklu  ayakkabıların  rahatsız  ettiğinin  ancak  farkına  varmıştım..Oradan  aşağı  zor  bir  iniş  olsa da  mutluydum..Zıbıncı  Mescidinin  aslına  sadık  kalarak  yenilendiğini  görmek te  hoşuma  gitti  doğrusu.. Ayaklarımın  kaymaması  ve  düşmemek  için  büyük  mücadele  vererek,  Yeni Turan  İlk  Okulunun  oraya  inmeyi  başarmıştım..Eve  geldim  sonun da, ama  inanınız ki  ben  ruhen  daha la  Veli Ahmet  mahallesi,Zeytinli bahçe,  İnciraltı  sokaktaki,  9  noluahşap  evde,  mandallı   küçük  camı  açmış,  İzmit’i  kuş  bakışı   seyrediyordum..Gözümde  canlanansa,  koskoca  mazi..
Bu yazı toplam 484 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum