1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Grip olmamak için beslenmenize dikkat edin
Grip olmamak için beslenmenize dikkat edin

Grip olmamak için beslenmenize dikkat edin

Havanın soğuması ile birlikte hastalıkların oluşum sıklığının arttığına işaret eden uzmanlar, gribe yakalanmamak için beslenmeye önem verilmesini tavsiye ediyor. Halsizlik, isteksizlik, boğa

A+A-

Havanın soğuması ile birlikte hastalıkların oluşum sıklığının arttığına işaret eden uzmanlar, gribe yakalanmamak için beslenmeye önem verilmesini tavsiye ediyor.

Halsizlik, isteksizlik, boğaz ağrısı ve yorgunluğun gribal enfeksiyonda en sık görülen belirtiler olduğunu belirten Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Diyetisyen Şenay Turhan, “Güçlü bir bağışıklık sistemi ve savunma mekanizması oluşturmanın temelinde ise yeterli ve dengeli beslenme ile antioksidan besinlerce zengin beslenme yer almaktadır.” dedi.

Sağlıklı olmanın yolunun sağlıklı beslenmekle devamlılık kazandığını anlatan Diyetisyen Turhan, gripte genellikle turunçgiller tüketildiğini kaydetti. C vitamininin güçlü bir antioksidan olduğunu kaydeden Turhan, C vitamininin vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağladığını, savunma sistemini güçlendirdiğini söyledi. Turhan, yeşil biber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinlerin C vitamini yönünden zengin olduğunu dile getirdi.

Salatalar ve meyve suları hazırlanırken, C vitamini kaybını önlemek için tüketilmeden hemen önce hazırlanması gerektiğine vurgu yapan Turhan, “Meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır. Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce bol su ile yıkanmalıdır. Her gün 1 bardak portakal ya da greyfurt suyu idealdir. C vitamini kaybını önlemek için yemekler piştikten sonra maydanoz eklenmeli, salatalara çiğ maydanoz ilave edilmelidir. Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşil biber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini de güçlü bir antioksidandır. Kayısı potasyum ve vitaminlerden B-karotence çok zengindir. A vitamininin öncül maddesi olan B-karoten enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırmaktadır.” diye konuştu.

E vitaminini ihmal etmeyin, imkan varsa bir avuç fındık yiyin

Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde E vitamininin de önemli olduğunu ifade eden Diyetisyen Şenay Turhan, yeşil yapraklı sebzeler, fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, tahin ve kuru baklagillerin yeterli miktarda tüketilmesini tavsiye etti. Kuru baklagillerin protein kalitesini artırmak için tahıllarla ve C vitaminiyle zengin besinlerle tüketilmesinin daha yararlı olduğunu belirten Turhan, imkan dahilinde günde bir avuç fındık, ceviz gibi yağlı tohumların yenilmesini istedi. Yumurtanın da besin protein kalitesinin yüksek olduğunu kaydeden Diyetisyen Turhan, şöyle devam etti:

“Alerji veya hastalık nedeniyle tüketilmemesi gereken durumlar haricinde yumurta her gün iyi pişmiş olarak bir adet tüketilmesi yararlıdır. Kış aylarında vücudun D vitamini ihtiyacı karşılanması güçleşmektedir. Balık, çoklu doymamış yağ asitleri (omega-3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot minerallerinden alınmalıdır. Balık, balık yağı, fındık ve cevizde bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü bir antioksidandır. Bu nedenle imkanlar dahilinde haftada 2-3 kez balığın buğulama, ızgara ya da fırında pişirilerek tüketilmesi uygundur. Ayrıca zeytinyağı, fındıkyağı gibi sıvı yağlarda omega-9 yağ asitleri bulunmaktadır. Omega-3 ve omega-9 yağ asitleri bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Çinko, enfeksiyonların sıklığını azaltmaktadır. Kırmızı et, kabuklu deniz ürünleri, karaciğer en zengin hayvansal kaynaklarıdır. Fındık, ceviz, fıstık gibi kuruyemişler, süt, peynir, kuru baklagiller çinkodan zengin bitkisel kaynaklardır.”

Katkı maddeli ürünlerden uzak durun

Hazır gıdalardan, işlenmiş ve yoğun katkı maddesi içeren gıdalardan uzak durulmasını tavsiye eden Turhan, yoğurt ve kefir tüketimine önem verilmesini istedi. Araştırmaların, özellikle yoğurtta bulunan bakterilerin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ortaya koyduğunu belirten Şenay Turhan, kahvaltıda 1 tatlı kaşığı bal veya ballı limonlu ılık çayın vücut direncini artırdığını söyledi. Turhan, kuşburnu, ıhlamur, ahududu, böğürtlen, yeşil çay, rezene, melisa, papatya, ısırgan otu çayı gibi antioksidanca zengin bitki çaylarının limonla zenginleştirerek tüketilmesini tavsiye etti. Soğan ve sarımsağın gribe karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dikkat çeken Turhan, nanenin de vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığını dile getirdi. Her gün en az 1,5-2 litre su içilmesinin yararlı olduğunu vurgulayan Turhan, yeterli su alımının vücutta oluşan toksinlerin atılmasını sağladığını söyledi.

Bunları yemeyi unutmayın

Şenay Turhan, gribe karşı tüketilmesi gereken gıdaları şöyle sıraladı

-Bol bol taze sebze ve meyve yiyin

-Enfeksiyondan korunmak için balık, süt ve yumurta tüketmeye çalışın

-E vitaminini fındık, ceviz ve bademden alabilirsiniz

-Yoğurt ve kefir sizi hastalıklardan korur

-Soğuk havalarda bitki çayı içmeye özen gösterin

-Ara öğünlerde kayısı tüketin

-Hergün mutlaka 1 adet nar yiyin

-Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Bol bol tüketin.

Bu haber toplam 1195 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.