1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Gül de desteğini geri çekti
Gül de desteğini geri çekti

Gül de desteğini geri çekti

Bugün itibariyle Türkiye'nin gündemindeki en önemli olay, “ÖSYM Skandalı” dır. Hatta bu skandal şunun şurasında 45 gün kalan çok büyük bir seçimin heyecanının bile önüne geçti. Şifre iddia

A+A-

Bugün itibariyle Türkiye'nin gündemindeki en önemli olay, “ÖSYM Skandalı” dır. Hatta bu skandal şunun şurasında 45 gün kalan çok büyük bir seçimin heyecanının bile önüne geçti.

Şifre iddiaları ile gölgelenen YGS'ye, Türkiye genelinde 1 milyon 700 bin aday katılmıştı. Sınava girenlerin anne, baba, kardeş, dede gibi yakınlarını hesaba katarsanız bu olaydan 10 milyonu aşkın kişinin etkilendiği ortaya çıkar.

KPSS'deki kopya mideleri bulandırmıştı. Şifre skandalı ÖSYM'ye olan güveni tamamen bitirdi. Arkasından ALES'te yeni bir skandal patladı.

Artık YGS'de şifre konmuş, ALES'te kitapçıklar yanlış basılmış önemli değil. Bu ülkedeki hemen herkes, ÖSYM'nin ve başındaki Prof. Ali Demir'in yetersiz, ehliyetsiz olduğunu düşünüyor. En azından ÖSYM Başkanının bu görevden biran önce alınmasını, istifasının istenmesini bekliyor. Nedense Başbakan Erdoğan direniyor.

YGS'deki şifre skandalının ortaya çıkmasının ardından devlet adına ilk açıklamayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yapmıştı. Aslında Gül için talihsiz bir açıklamaydı. Cumhurbaşkanı “ÖSYM Başkanından bilgi aldım, tatmin oldum” demişti.

Ancak Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki son açıklaması, ilk görüşünün değiştiğini, tatminsiz hâle geldiğini ortaya koyuyor. Gül şunları söyledi:

“Türkiye'de en güvenilir kurum ÖSYM'ydi. Herkes, Cumhurbaşkanının, Başbakanının çocuğuna bile ÖSYM sınavlarında torpil yapılmaz diye inanıyordu. Bu güven sarsıldı. Bu nedenle üzüntü duyuyorum.”

Evet, Cumhurbaşkanı'nın da dediği gibi, ÖSYM'ye güven sarsıldı. Türkiye'nin en önemli kurumunun yaptığı sınavlarda artık torpil işlediği, çok büyük hataların yapıldığı düşünülüyor.

Ali Demir'in bir an önce ÖSYM Başkanlığından alınması gerekiyor. Bunun için savcılık soruşturmasını beklemeye de gerek yok. Çünkü savcılık soruşturmasının sonunda “YGS'de bir sorun yok” sonucu çıksa da, ÖSYM'ye ve Başkanına olan güven geri gelmeyecektir.

Bu seçimde de olmazsa, CHP biter

CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal, tembeldi. Zaten seçim kazanmak, iktidar olmak gibi bir niyeti yoktu. Kendi yakın çevresini Meclis'e taşımak, ana muhalefet lideri olarak hayatını sürdürmek Baykal'a yetiyordu.

Şimdi Kılıçdaroğlu çalışıyor. Hem de gerçekten üstün performans göstererek çalışıyor. Bütün illerdeki tembel CHP örgütlerini de, utandırıp, harekete geçiriyor. Eski kadroları tasfiye etti. Proje üretmekse, CHP projeler de üretti.

CHP'nin bu aşamada yapabileceği daha fazla bir şey yok. Atatürk'ün partisi, daha fazla sağ siyasete kayamaz. 12 Haziran'da bu CHP'nin oylarının yükselmesi, en azından yüzde 25 bandının üzerine çıkıp, yüzde 30'u görmesi gerekiyor.

Yine olmazsa, CHP için geleceğin olmadığını kabul etmek gerekiyor. Zaten, CHP oyları artmazsa, seçimden hemen sonra Baykal ekibi isyan hareketi başlatacak, bütün küskünler de bu ekibe katılıp, Kılıçdaroğlu'nu devirecektir. Yıllardır CHP'de yapılması gereken, istenenler bu dönem fazlasıyla yapılıyor. Çalışmaksa çalışıyorlar. Genel Başkan büyük performans gösteriyor. 1 nci parti olmak değil ama en azından CHP'nin oylarında belirgin bir artış olmasını beklemek yanlış değil.

Şampiyonlar Ligi hepsinden önemli

İlginç bir tesadüf sonucu peş peşe dizilen dört El Clasico'nun üçüncüsü bu akşam oynanıyor. Real Madrid ile Barcelona arasında 16 Nisan tarihinde oynanan lig maçı içerdiği çekişmenin dışında büyük bir anlam taşımıyordu. Çünkü Barcelona'nın lig şampiyonluğu hemen hemen kesinleşmişti. Güzel maç oldu penaltı atışından gelen gollerle 1-1 berabere bitti. Geçen hafta içinde oynanan Kral Kupası finali daha önemliydi. Normal süresi golsüz berabere biten maçı uzatmalarda Real Madrid kazandı.

Bu akşam ilk ayağı oynanacak Şampiyonlar Ligi yarı final maçları bence ilk iki maçın önüne geçecek. Geçen yıl inanılmaz başarılarla ilerleyen “Yenilmez” denilen Barcelona'yı Şampiyonlar Ligi yarı finalinde İtalyan takımı Inter'in başında bulunan Mourinho durdurmuştu.

Bu büyük başarısı nedeniyle Real Madrid sezon başında Portekizli teknik direktörü transfer etti. Mourinho ligin ilk yarısında Barcelona'da yapılan lig maçında 5-0'lık bir hezimete uğradı. Ama başarılı teknik direktör Barcelona'nın şifresini çözmüş olacak ki son iki maçta Guardiola'nın takımı Real Madrid'e üstünlük sağlayamadı.

Bu gece Madrid'te ve önümüzdeki Salı gecesi Barcelona'da oynanacak iki maçın sonunda Şampiyonlar Ligi finaline yükselecek İspanyol ekibi belli olacak. Maurinho Barca'yı eleyerek bir kez daha Nou Camp'tan başı dik olarak ayrılabilirse sezon başındaki 5-0'lık hezimeti ve kaybedilen lig şampiyonluğunu unutturmuş olur.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.