• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 21 °C

GÜLER MİSİN, AĞLAR MISIN?

İbrahim ELGİN
                            
                Her mesleğin kendine göre zorlukları vardır ama doktorluk mesleği herhalde bunlardan en zor olanlardan biri sanırım çünkü en ufak bir hatası hastasının ölümüne sebep olabilir. Böyle bir mesleği insanları sevmediğiniz sürece yapmanız çok zordur. Zor olmasının yanında bazen de hastalarıyla olan diyaloglarında çok komik olaylar yaşanabiliyor. İsterseniz gelin yaşanmış doktor hasta diyaloglarındaki komikliklerden biraz bahsedelim.
               Sağlık ocağına yeni atanmış pratisyen doktorlardan birine bir yaşlı teyzeyle amca çok iyi davrandığı için gün aşırı gelmeye başlamışlar. Aslında belirgin bir rahatsızlıkları da yokmuş. Ama doktor ne yapsın güler yüzle muayene edip kan sulandırıcı ilaç yazıp gönderiyormuş. Günlerden bir gün teyze yalnız gelmiş. Doktorda sormuş “ hayrola teyze bugün amcamız yok nerede? “ deyince teyzemizde cevap olarak “oğlum bugün amcan çok hasta onun için gelemedi” demiş. Anlayacağınız amcamız tam doktora geleceği zaman gelmiyor. Demek ki diğer günler gün oturmasına gelir gibi geliyorlarmış.
              Çünkü hastanelerde çok iyi biliyorum ki bir hasta geldiği zaman farz edelim hariciye doktorundan numara istiyor. Kalmadı dedikleri zaman görevliye soruyor başka doktor numarası var mı? Oda mesela göz doktorunda boşluk var dediği zaman ver yavrum gelmişken bari gözümü kontrol ettireyim diyebiliyor. Güleriz hep ağlanacak halimize. İsterseniz yaşanmış bir doktor hikayesi ile yine devam edelim. 
              Yaşlı bir amcamız doktora gelip muayene olduktan sonra doktor bey kendisine ilaç yazmak üzereyken soruyor. Amca SSK’lı mısın? Yoksa BAĞKUR’lu musun? İlacı ona göre yazacağım deyince amcamız da “hayır oğlum ikisinden de değilim Bayburtluyum” demiş. Siz olsaydınız böyle bir cevapta ne yapardınız? Doktorların başından böyle tebessümlü olaylar geçmese herhalde meslekleri biraz daha çekilmez olurdu. 
              Düşünün acilde görevlisiniz aynı anda 4-5 hasta geldi ve her biri ayrı ayrı bağırıp veya inleyip duruyor. Şimdi hangisini önce tedavi etmeye başlarsınız? Buyurun karar verin. Böyle durumlarda hasta bakıcılar hemen devreye girer ortalığı yatıştırmaya çalışırlar. Yine böyle bir gece vakti acil servise trafik kazasından 5 yaralı hasta gelir. 
              Ayağı kırık olan bir taraftan, başı yaralı olan bir taraftan, parmağında hafif bir çizik olan hasta da öbür taraftan bağırmaya başlayınca hasta bakıcı iyice bunalmış ve parmağında çizik olan hastanın yanına giderek arkadaşım utanmıyor musun bak yan tarafında adam öldü gıkı bile çıkmıyor sen ufacık çizik için bağırıyorsun. Hiç yakışıyor mu sana diyor. Şimdi bu durumda güler misiniz? Ağlar mısınız?
             Gene yaşlı bir amcamız doktorun kapısından içeri girer. Doktorda hasta daha yerine oturmadan kendine sorar. Hayrola amca neyin var. Sorma doktorcum sağ ayağım çok ağrıyor deyince üzme kendini amca yaşlılıktandır der. Amcamızda hiç istifini bozmadan doktorcum sol ayağımda aynı yaşta ama o ağrımıyor der. Yani anlaşılan artık doktorların da işi zor. Kim gerçek hasta, kim değil  anlamaları zorlaştı artık.
             Fakat  Avrupa ülkelerinden birinde hastanın hastalığı ciddi mi değil mi diye anlamak için çok güzel bir formül bulmuşlar. İki arkadaş yolda yürürken birinin eli sivri bir yere çarpıp, çizilir ve hafif kanamaya başlar. O anda yara bandı bulabilmek için etrafa bakarlar ama yara bandı bulamazlar.  Yoldan geçen biri az ileride bir dispanser olduğunu söyler. 
             Delikanlı arkadaşına “sen dispanserin kapısında bekle ben elimi sardırıp geleyim” der. Dispanserin kapısından içeri girer ve önüne iki levha çıkar. Levhaların birinde hastalık mı, diğerinde yaralanma mı?diye yazar. Yaralanma kısmından girer ve karşısına iki levha daha çıkar. Levhaların birinde yaralanma ette mi diğerinde kemikte mi diye yazar. Ette olan kısımdan girer ve bakar ki önünde iki levha daha levhanın birinde önemli mi diğerinde de önemsiz mi diye yazar. Önemsiz yazan kısımdan içeri girer. Bir bakar ki kendisi sokak kapısında ve arkadaşı da karşısında. Kapıda bekleyen arkadaşı parmağı yaralı arkadaşı karşısında görünce şaşırır ve “arkadaşına yahu ne çabuk tedavi oldun da geldin” deyince yaralı arkadaşı hayır tedavi olmadım ama adamlar süper bir sistem kurmuşlar tebrik etmek lazım” der. Şimdi bizimde hastanelerimize böyle bir sistem kursakta doktorlarımızı biraz rahat ettirsek olmaz mı ne dersiniz. Herkese iyi pazarlar…      
Bu yazı toplam 204 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37