• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli 3 °C

Güven oylamasında rakamlar önemli

İsmet ÇİĞİT

Aslında hiç birimiz ne olup bittiğini tam olarak anlayamadık. 5 Mayıs günü Ahmet Davutoğlu,  parti genel başkanlığı4ndan ayrılacağını ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. AK Parti, apar topar “Olağanüstü büyük kongre “ kararı aldı. Binali Yıldırım, Davutoğlu’nun bıraktığı Genel Başkanlık koltuğu için tek aday gösterildi.

Geçen hafta olağanüstü kongre yapıldı, Yıldırım AK Parti ‘nin yeni Genel Başkanı oldu. Aynı günün akşamı Cumhurbaşkanı Yıldırım’a 65 nci hükümeti kurma görevini verdi. İki gün içinde 65 nci hükümet kuruldu. Cuma günü TBMM’de yeni hükümetin programı okundu.

Demokrasi ile yönetilen bir ülkede, hükümet değişimi, yeni hükümetin Meclis’te programını okuması çok önemlidir. Ama Cuma günü TBMM’de 65 nci hükümetin programı okunurken, milletvekili sıralarının büyük bölümü boştu. Bakanların çoğu yoktu. Muhalefet partilerinin liderleri yoktu.

Sanki yasak savar gibi program okundu. Başbakan dahil, hiçbir siyasi parti lideri program hakkında konuşmadı.

Bugün, 65 nci Hükümet için Güven oylaması var. Tabii, Binali Yıldırım Başbakanlığındaki 65 nci Hükümetin Meclis’ten çok rahat şekilde güvenoyu alacağı konusunda en küçük bir kuşku bile yok. Ama rakam önemli.  AK Parti’nin 317 milletvekili var. Meclis Başkanı oy kullanmadı diyelim 316. Güven oylamasında AK Parti fire verecek mi?. Davutoğlu’nun  istem dışı ayrılışının yarattığı bir kalp kırıklığı var. Bakalım  bu  güven oylamasına rakamsal olarak yansıyacak mı?..

Tabii, muhalefetin ne kadar ciddi, ne kadar tutarlı olduğu açısından da güven oylaması önemli. Bugün, ana muhalefet CHP’nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Almanya’da olacak. Oy kullanmayacak. CHP’li milletvekillerinin bir bölümü de, “Pazar günü şöyle gezip tozayım. Ne işim var Meclis’te diyebilirler.

65 nci Hükümete verilecek güvenoyu sayısı AK Parti’nin milletvekili sayısından fazla da olabilir. MHP içinden birkaç milletvekili hükümete evet oyu verebilir. Tabii bu da farklı bir tablo yaratacaktır. Yakında Başkanlık Sistemi içeren Anayasa değişikliği teklifi Meclis’e gelecek. Bugünkü güven oylaması, bir bakıma Anayasa Değişikliği konusunun da antrenmanı olacak.

65 nci hükümet, yarından itibaren güvenoyunu da almış bir hükümet olarak çalışmaya başlayacak. Ama güven oylamasından nasıl bir tablo çıkacak. AK Partili 317 milletvekilinin tamamı bu hükümetin yanında olacak mı?. Muhalefet ne kadar fire verecek. Bu kadar önemli bir konuda,  hangi milletvekilleri kaytarıp meclise gelmeyecek?. Bütün bu soruların cevapları önemli ve yarından sonra yoruma açık olacaktır.

Bugün de iki kongre var

Dün KEV, 5 Nolu Minibüsçüler Kooperatifi kongreleri vardı.

Özellikle KEV kongresi ile ilgili çok çarpıcı gerçekleri yarın açıklayacağım. Minibüsçüler Kooperatifi Kongresi’nin de çok çekişmeli geçmesi bekleniyordu. Minibüsçü esnafının gerçekten ciddi sorunları, sıkıntıları; geçmişe oranla çok önemli gelir kayıpları var. Umarım, 5 Nolu Kooperatifin dün yapılan kongresi, bütün üyeleri için hayırlı sonuçlar getirir. Kooperatif bünyesinde yeni kavgalar, çekişmeler olursa, herkes kaybeder.

Bugün de iki önemli kongre var. Muhasebeciler Odası Kongresi dün başlamıştı. Bugün üyeler oy kullanacak. Her şeyden önce, oy kullanma hakkı bulunan 1568 üyenin tamamının, bugün pazar keyfinden bir-iki saatlik fedakarlık yapıp, Oda binasına giderek oyunu kullanması lazım. Muhasebeciler Odası, ilimizdeki en önemli meslek örgütlerinden biridir. Kent adına söz söyleme hakkı olan bir sivil toplum kuruluşudur.

Muhasebeciler Odası’nda seçim yöntemi farklı. Milletvekilliği seçimine benzer bir sistem uygulanıyor. Seçime 4 farklı liste girecek. Üyeler, bu listeler için oy kullanacaklar. Sonra, oylar sayılacak. 7 kişilik yönetim kuruluna, her liste aldığı oy oranında üye verecek. Milletvekilliği seçimindeki nispi sistem gibi. 7 kişilik yönetim kurulunda, seçime giren dört gruptan hiç birinin 4 kişilik çoğunluğa ulaşamayacağı tahmin ediliyor. Malum, Muhasebeciler Odası’nda Ender Şenol dönemi bitti. 7 kişilik yönetim kurulu için gruplardan hiç biri çoğunluğu elde edemezse yeni bir koalisyon arayışı başlayacak. Bence bugün kongreyi kimin kazanacağından çok, kaç üyenin Oda’sına sahip çıkacağı, gelip, oy kullanacağıdır.

Ve KYÖD kongresi de bugün. Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği..  İzmit’te,  muhalif STK’ların belki de son kalesi. KYÖD kongresinde de seçim yarışı olacak.  Bir genç, bir de eskilerin desteklediği yaşlı aday var. İzmit’te aydın çevreler, sosyal demokrat kesim, değişime ne kadar açık bugün KYÖD kongresinde bunu göreceğiz. Yine bu kongreye de KYÖD’ün 780 civarındaki bütün üyelerinin katılıp, oy kullanması gerekiyor. Umarım,  KYÖD ‘de seçimi gençler grubu kazanır. İzmit’te bir yenileşme, bir gençlik hareketine öncülük ederler.

Karaloğlu’na yakışır

Binali Yıldırım Başbakanlığı’ndaki 65 nci hükümetin bugün güvenoyu almasının ardından, önümüzdeki hafta içinde çok geniş kapsamlı bir atama kararnamesi bekleniyor. Bu kararname ile, pekçok ilin Vali ve Emniyet Müdürü değişecek. İlimizin adı da kararnamede geçebilir. Bürokrasi çevrelerinde böyle bir beklentinin bulunduğunu söyleyebilirim.

En önemli atama Başbakanlık Müsteşarlığı olacak. Başbakanlık Müsteşarlığı’na yeni bir atama yapılması kesin. Adı en fazla öne çıkan isim ise, Bursa Valisi Münir Karaloğlu.

Münir Karaloğlu’nu biz, 2004-2009 yılları arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak tanıdık. Çok çalışkan, çok becerikli, çok pratik ve iş üreten bir bürokrat olarak tanıdık. Hep Valilik için kendisini hazırlıyordu. İlimizden ilk olarak Van Valiliği’ne atandı. Çok başarılı oldu. Halen Bursa Valisi ve Bursa’da da çok seviliyor. Karaloğlu’nun Başbakanlık Müsteşarı olması, Kocaeli açısından çok önemlidir. Çünkü biz bu kentin insanları olarak Münir Karaloğlu’na na kadar güveniyor ve seviyorsak, eminim ki, Kocaeli de Münir Bey için o kadar önemlidir. Umarım, Karaloğlu Başbakanlık Müsteşarı olur.  Kocaeli’nin sorunlarının o zaman devletin en üst kademelerine daha kolay anlatılacağını ve daha pratik  şekilde çözüleceğini tahmin ediyorum.

AK Partili sanatçılar listesi

Yaz sezonuna giriyoruz. Fuarlar, şenlikler, festivaller başlıyor. Terör nedeniyle kimsenin ağzının tadı yok. Her gün şehit cenazeleri gelirken, büyük şenlikler, büyük konserle de pek yapılamayacak diye düşünüyorum.

Ama açıklanan programlara bakıyorum. İlimizin belediyeleri, hep aynı havuzdan sanatçıları programa davet ediyorlar.

Kocaeli Fuarı’nın açılışına Mustafa Ceceli geldi. Körfez Kiraz Festivali programı açıklandı,  Uğur Işılak gelecek. Elbette Mustafa Ceceli de, Uğur Işılak da geniş hayran kitlelerine sahip, başarılı sanatçılar. Ama öne çıkan ortak özellikleri, AK Parti’ye verdikleri destek.

Yakında başka belediyeler de festival programı açıklayacaklar. Karamürsel, Gölcük, Kartepe Belediyelerinin etkinlikleri olacaktır. Öyle sanıyorum ki, yine bu havuzdan sanatçı seçip çağıracaklar. Biraz muhalif, ya da bırakın muhalif olmayı, siyaseten biraz ortada gözüken sanatçıların AK Parti Belediyelerin organizasyonlarında hiç adı geçmiyor.

Bu gerçekten çok tuhaf bir durum. Türkiye’de artık Belediyelerin festivallerine katılmak, konser verip, para kazanmak için, “AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hayranlık ve bağlılık “ yemini etmiş olmak, ilk şart gibi duruyor. Sanata bile bu kadar siyaset katmak, en azından demokrasinin ruhuna hiç ama hiç yakışmıyor. 

Bizimkilerin adı geçmiyor

AK parti yeniden yapılandı. Genel Başkan, MKYK, MYK yenilendi. MKYK’dan Zeki Aygün çizildi, yerine ilimiz milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu geldi.

Hükümet değişti.  Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak çalışkanlığı ve üretkenliği ile dikkati çeken Fikri Işık, Milli Savunma Bakanı olarak yeniden hükümette yer aldı.

Sonra, AK Parti’nin bütün grup yönetimi değişti. Radiye Hanım ve Fikri Bey’den başka Meclis’te ilimizden 5 AK Partili milletvekili daha var. Ama AK Parti’deki değişimde bunların hiç birinin adı bile geçmiyor.

Kocaeli AK Parti’nin en güçlü olduğu, en yüksek oranda oy aldığı illerin başında geliyor. Ama MKYK’da bir, hükümetti bir Kocaeli milletvekili var. Grup başkan vekilliklerinde, parti grup yönetimlerinde bizim milletvekillerinin hiç adının bulunmaması bana tuhaf geliyor. 1 Kasım seçimlerinde çok arkalardan gelen Sezer Katırcıoğlu MKYK’ya girerken, kıdemli milletvekillerimiz İlyas Şeker,  Zeki Aygün gibi isimlerin bu kadar kenarda kalmaları sizde de tuhaf değil mi?

Kaportacılık kursu açılmalı

1976 yılında 18’ime girdi, ehliyetim oldu. Rahmetli babam, hayatta her şeyi yapmış, ama araba kullanamamıştı. Benim kullandığım araba ile birlikte işe gidip gelmemizi çok isterdi. Ehliyet aldığım gün, arabam da oldu.

Gençlik ve acemilik yılları.  Çok sık maddi hasarlı kaza yapardım. Arabamın orası burası eğrilir, çamurluğu zedelenirdi. O zamanlar ülkemizde “Kaportacılık” diye bir meslek vardı. İzmit’in çamurlar içindeki Sanayi Sitelerinde bütün kaportacılarla ahbap olmuştum.

Kaportacılık, çok önemli bir sanattı. Altı geniş, yuvarlak bir çekiçle usta maddi hasarla kazada arabanızın kırılan, bükülen yerini  “Taktaklamaya” başlardı. Parmak uçları olağanüstü hassas olurdu Kaporta ustalarının kısa süre içinde arabanın kaportası düzeltilir, üstüne astar, boya  araba yenisi gibi teslim edilirdi.

Şimdilerde kaportacılık yok. Arabada hasar varsa, hemen hasarlı bölüm çıkartılıp atılıyor, orijinal yeni parça takılıyor. Daha pratik değil. Bazen günlerce parça bekliyorsunuz., üstelik daha pahalı.

Son zamanlarda İzmit’te orası burası çarpılmış pekçok araba görüyorum. İzmit trafiği tam bir rezalet. Bu trafik içinde adeta “Çarpışan arabalar” pistinde gibi hissediyorsunuz. Arabalar birbirine vuruyor, tosluyor. Her yeri eğik bükük, kaportası içine çökmüş,  tamponu kırılmış pekçok araba görebilirsiniz.

Bu nedenle diyorum. Hani İşkur meslek kursları açıyor, belediyeler hemen her alanda yetişkinleri meslek sahibi yapmak için kuşlar düzenliyor ya. Biçki-dikiş-nakış kursları gibi “Kaportacılık” kursu da açılmalı. Bu sektörde çok iş var. İyi kaportacı ustası olanlar, basit bir dükkan açsa, iş yükünden başını kaşıyamaz. Sürekli maddi hasarlı kaza yapan insanlar da, gider kaportacıya, 2 saat arabasını bırakır, gayet ucuza yaptırabilir. Yetişkinlere, gençlere yönelik kaportacılık kursunu gelecek yıl için yetkililerin düşünmesini tavsiye ederim. 

Turizmde çok büyük kayıp

Türkiye için turizm çok önemli bir sektör. Bu alanda gerçekten büyük yatırımlar yapıldı. Turizm, Türkiye için hem önemli bir gelir, hem çok büyük bir istihdam kaynağıdır.

Son yıllarda turizmde gerçekten bir hayli öne çıkmıştık. Ama bu yılki rakamlar, Türkiye’ye gelen turist sayısında çok hızlı bir düşüş olduğunu gösteriyor. Bu yıl nisan ayında Türkiye’ye gelen yabancı turist sayısı geçen yıla göre yüzde 28 gerilemiş.

Turizm’deki gerilemeyi Rusya krizine bağlamak çok büyük bir yanlış. Türkiye’nin ülke dışındaki imajı değişti. Bozuldu. Türkiye bir terör ülkesi gibi görülüyor. Hiçbir turist, terör riski olan bir ülkeye tatil için gitmez.

Türkiye’nin turizm bölgelerinde fiyatlar büyük oranda indirildi. Buna rağmen, rezervasyon yok. Yaz aylarında da turist sayısının ve gelirinin çok büyük oranda düşeceği açıkça görülüyor. Türkiye’nin hızla imajını düzeltmesi lazım. Aksi halde, turizmin gerilemesi, daha büyük cari açık, daha büyük işsizlik olarak önümüze çıkacaktır. 

Bu yazı toplam 2988 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37