• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli 15 °C

Güven veren iki adam

İsmet ÇİĞİT
AKP iktidarının Türkiye’yi yönetiş biçimini genel manada onaylamayan insanlardan biriyim. Dış politikadaki saplantılarında, demokrasi anlayışlarında, muhalefete ve eleştiriye tahammülsüzlükte, yargı bağımsızlığına karşı gösterdikleri tavırda önemli yanlışlar yaptıklarını düşünenlerdenim. Yolsuzluklarla mücadele konusunda da çok samimiyetsiz ve yetersiz buluyorum.
Bu hükümetin bazı bakanlarını da çok yetersiz ve başarısız buluyorum. Böyle gördüğüm bakanların başında da Adalet Bakanı ile, Milli Savunma Bakanı’nın geldiğini söyleyebilirim. 
……..
Çarşamba günleri, gazetede kendi işlerimi bitirdikten sonra, dinlenmeye çekiliyorum. Bu hafta, öğlen saatlerinden itibaren evde televizyon başındaydım. Hükümetin ekonomiden sorumlu bakanlarının basın toplantısını izledim. AKP hükümetinde beğenmediğimiz, onaylamadığımız, oturdukları koltuklar için yetersiz bulduğumuz pek çok kişi bulunmasına rağmen, gerçekten güvenilir ve başarılı en az iki kişinin bulunduğu konusundaki görüşüm de  pekişti.
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, ülkemiz için önemli kazanç olduğunu düşünüyorum. 
Babacan, çarşamba günü önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’nin orta vadeli, 2023’e kadar olan dönemle ilişkili ekonomik hedeflerini açıkladı. Neyin nasıl yapıldığını, bundan sonra nelerin yapılacağını, beklentileri ve hedefleri anlattı. 
……..
2002 yılı sonundaki seçimlerle tek başına iktidara gelen ve 12 yıldan beri Türkiye’yi yöneten AKP iktidarları döneminde, ilk yıldan itibaren sürekli olarak ekonomide “Felaket senaryoları” ortaya atıldı. Özellikle her yılın son çeyreğine gelindiğinde, “Yıl sonunda ekonomi patlayacak” diyen pek çok “Felaket tellalı” ortaya çıktı. 
Kabul ediyorum, bugün ülke ekonomisinin durumu iyi değil. TL son aylarda çok hızlı değer kaybetti. Enflasyon hedefleri gerçekleşmedi. Fiyat artışları, orta ve dar gelirli kitlelerin yaşamını daha da zorlaştırıyor.
Ama bütün felaket senaryolarına rağmen, ekonomi çökmedi. Üstelik, bütün dünyada, ABD, Avrupa Birliği ülkelerinde bile çok ciddi krizler yaşanırken, bazı ülkeler tamamen iflas ederken, kabul edelim ki Türkiye bu krizleri çok hafif atlattı. 
Geçmişi, 2002 öncesini çok iyi hatırlıyoruz. Ankara’da biri hapşırsa, ekonomide kriz yaşanıyordu.  Türkiye, 1970’lerde, 80’lerde iflas etmişti. 70 Cent’e muhtaç duruma düşmüştü. 1990’ların sonlarında, 2000’lerin başında daha büyük krizler içine girdik. Çankaya Köşkünde Cumhurbaşkanı Sezer’in, Başbakan Ecevit’in önüne Anayasa kitabını atmasıyla birlikte de Türkiye’de bütün dengeler bozulmuştu. Esnaflar iflas etmiş, fabrikalar kapanmış, işçiler işten atılmıştı. 
………
Türkiye son dönemlerde çok zor günlerden geçti. 17 Aralık operasyonu girişimi çok ciddi bir olaydı. Sonrasında iki tane çok önemli, çok gergin seçim döneminden geçtik. Geçmişte bu yaşananların herhangi birinin onda biri, Türkiye’yi perişan eder, ekonomiyi çökertirdi. 
Şimdi öyle değil. Göstergeler kötüye gidiyor gibi gözükse de, ekonominin pek çok alanında dengeler korunuyor. Türkiye, etrafındaki savaşlara rağmen ihracat yapıyor. Bu yıla kadar en önemli sorun olan cari açık açısından olumlu gelişmeler var. İşsizlik, geçtiğimiz yıllara göre çok daha düşük boyutlarda. Hedeflerin üstüne çıkmasına rağmen, hala enflasyon tek hanelerde. 
Çarşamba günü televizyonda ekonomi heyetinin basın toplantısını izlerken bunları düşündüm. Ali Babacan’ı ağzım açık ve hayranlıkla izledim. Her şeyden önce samimi, düzgün bir adam. Popülizm yapmıyor. İnsanları kandırmıyor. Nitekim Babacan, bütçe açığı ve cari açık konusunda başarılı olduklarını, ama enflasyon ve büyümede hedefleri küçültmek zorunda kaldıklarını açıkça ifade etti.
Şu sıralar üzerinde çalışılan 2015 bütçesi hakkında bilgiler verdi, “Önümüzdeki yıl, büyüme hızı düşük olacak. Temel hedefimiz, enflasyonu azaltmaktır” dedi. Babacan, hatırlarsınız,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sert yüklenmelerine rağmen, Merkez Bankası Başkanı Taşçı’yı da harcatmamıştı. 
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı’nın açıklamalarına, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de eklemeler yaptı. Şimşek, Türkçe’yi çok düzgün konuşan bir adam değil. Ama O’nda da büyük bir samimiyet elektriği var. Hiçbir şeyi halktan saklamayan, özellikle Türkiye’nin yakın ve orta geçmişteki Maliye Bakanları ile kıyaslandığında çok düzgün bir adam. 
Babacan ve Şimşek, basın toplantılarında pembe tablolar çizmediler. Devletin kemer sıkacağını, devletin tasarruf yapacağını, belediyelerdeki bakanlıklardaki araç saltanatının, lüks harcamaların iyice kısılacağını açıkladılar. Buna rağmen, büyüme hızının yavaşlayacağını, işsizliğin bir miktar artabileceğini de anlattılar. 
Her soruya açık açık yanıt verdiler. Türkiye’nin bu döneminde, bu hükümetin içinde Babacan ve Şimşek gibi iki güvenilir adamın bulunmasını önemsiyorum. 
Ne yazık ki, Babacan da artık 3 dönemi dolduruyor. 2015’den sonra aktif siyasette olmayacak. O zaman bu hükümet ekonomi konusunda neler yapacak, doğrusu bunu da çok merak ediyorum.
Bu yazı toplam 201 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37