• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Kocaeli 1 °C

Güzergahtaki esnaf çok tedirgin

İsmet ÇİĞİT
Hala aynı görüşteyim; İzmit Tramvay projesi, çok gereksiz bir inat uğruna başlatıldı ve bu kenti ciddi rahatsız edecek. Eminim ki, Başkan Karaosmanoğlu’nu muhalefetin gereksiz “Söz verdiler yapamıyorlar” çıkışları, kendi partisi içindeki bazı kişilerin  “Hayır bunu mutlaka yapalım” baskıları yıldırmasa, tramvay projesinden vaz geçecekti.
Ama olmadı.  Tramvay Projesinde inşaat başladı.  Akıllı bir iş yaptılar, çalışmayı Otogar tarafından başlattılar.  Aralık ayı başında müteahhit firma kazmayı vurdu. Yahya Kaptan’da tramvay yolunun döşeneceği 1800 metrelik bölgede önce alt yapı tesisatlarının yeri değişti. İyi oldu, Yahya Kaptan’ın eskimeye başlayan alt yapısı yenilenmiş oldu. 
Ancak bu bölge, çalışma yapılırken kenti çok rahatsız etmeyen bölgeydi.  Esnaf yok, işyeri yok.. Trafik akışını çok fazla etkileyecek bir bölge değil. Burada bile, daha alt yapı işleri  yeni bitiyor,. Yani, üç ayda.
Şimdi, mart başlarında, müteahhit firma M.Alipaşa Mahallesi’ne inecek. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda çalışma başlayacak. Yahya Kaptan’da raylar döşenirken, Gazi Bulvarı’nda alt yapı deplase işlerine girilecek.  Gazi Bulvarı, zor bir bölge. Çok fazla işyeri var,. Trafik yoğun. Büyükşehir yetkilileri, buradan en erken mayıs sonunda çıkılacağını öngörüyor. Bence iş uzayacaktır. Çok toz toprak olacak. Çamur olacak., Trafik düğümlenecek. Bölgedeki esnafların işi aksayacak.
Geçen gün o bölgede işyeri olan bazı esnaflarla konuştum,. Çok tedirginler. Üç ay kadar işlerin tamamen durmasından korkuyorlar. Büyükşehir yetkilileri,  Gazi Bulvarı’nda başlayacak çalışmayı, hiç başından ayrılmadan takip etmelidirler. Bir saat bile iş aksamamalıdır. 
Tabii daha işin Gazi Bulvarı’ndan sonrası da var. Tramvay yolu inşaatı şehir merkezine gelecek.  Barlar sokağı sorunu halının altına süpürüldü, hala kesin bir sonuca bağlanmadı.
İzmit’i bu tramvay işi nedeniyle çok sıkıntılı, çok gürültülü, toz topraklı bir bahar ve yaz sezonu bekliyor. Büyükşehir Belediyesi yetkililerinden şimdiden rica ediyorum. Bu konuda çok titiz olun. Çalışmaları çok sıkı takip edin. Müteahhidin başından ayrılmayın. Çalışma yapılırken, gaz borusunu kırıp, elektrik tellerini koparttırmayın. Su boruları patlamasın, etrafı sel basmasın. Çalışmanın olabilecek en kısa zamanda tamamlanmasını ve kazılan yerlerin çok seri biçimde kapatılmasını lütfen temin edin. 
*Geri dönüşüm konteynerlerini kullanın
Bizim şehrimizin hala pekçok kişinin farkına varamadığı en önemli sorunlarından biri çöp sorunudur. Yakında nüfusu hızla artan bu kentin çöplerini topladıktan sonra koyacak yer bulamayacak, imha da edemeyeceğiz. 
Bu arada  “Çöp sorunu” olarak genelleştirdiğimiz sorunun içinde bir alt başlık var: ”Geri dönüşüm “ sorunu. Ne yazık ki, bizim ilimizde çöplerin içinden geri dönüşüme uygun olanları ayıklamak sokaklardaki çöp toplayıcılarına kalıyor. Yeni yasalarla onların da çalışması men edildi. Şimdi, vatandaşın Avrupa kentlerinde olduğu gibi, geri dönüşüme uygun çöpleri (kağıt, metal, plastik, pil vs.)  kendisinin ayırıp farklı yerlere bırakması gerekiyor.
İzmit Belediyesi,  Yahya Kaptan ve Akarca Mahallelerinden başlayarak yeni geri dönüşüm çöp kutuları koymaya başladı. Biraz kentte yaşamanın ve vatandaş olmanın sorumluluğunu idrak edelim. Evimizdeki çöplerin içinden geri dönüşüme uygun olanları ayıralım, ayrı bir paket halinde bu geri dönüşüm konteynerlerine atalım. Böylelikle hem ülkemizin tasarruf etmesini, hem de çöplerin bertarafında çağdaş bir yöntemi geliştirmiş olabiliriz. Tabii, vatandaşın duyarlılığı kadar belediyenin duyarlılığı da önemli. Geri dönüşüm konteynerlerini, ağzına kadar dolup, taşmadan toplamak gerekiyor.

*AK Parti’de alkışlanan Baykal 
Yaklaşık 20 yıl CHP’nin başında kaldı. Partisini sayısız seçime soktu. Bir tek seçimden bile CHP’yi birinci çıkartamadı. Hatta, bir keresinde partisinin yüzde 10’un altına düşüp, Meclis dışında kalmasına bile neden olmuştu.
Sonra bir büyük skandalla devrildi. Deniz Baykal’dan söz ediyorum. Şimdi, partisinin Genel Başkanını yerden yere vuruyor, eleştiriyor. Başbakan AK Parti grubunda Baykal’ın milliyetçiliğine vurgu yapıp teşekkür ediyor, bütün AK Partili milletvekilleri Baykal’ı alkışlıyorlar.
Oysa, Deniz Baykal CHP Genel Başkanıyken AK Parti’ye nasıl yüklenirdi. İllallah demişti iktidar Baykal’dan. “Gitse de kurtulsak” diyorlardı. Şimdi, Kılıçdaroğlu hükümete fena yükleniyor. En azından salı günleri Meclis grubundaki konuşmalarında, hükümeti fena halde sallıyor. Kuşkusuz Kılıçdaroğlu da başarısız. Ama Baykal’ın bitirdiği, bozduğu partiyi düzeltmeye çalışıyor. Deniz Baykal’ın son hareketini onaylamak, alkışlamak mümkün değildir. Basit bir Atatürk portresi tartışmasından çok değerli bir milletvekilini ihraç istemiyle disipline gönderen CHP’nin, AK Parti Meclis Grubunda Başbakan tarafından alkışlatılan Baykal ile bütün iplerini derhal kopartması, Baykal’ı partiden ve siyasetten ihraç etmesi gerekir. Zaten bu iş CHP’de ciddi bir bölünmeye doğru gidiyor. Genel Başkanlık koltuğundan uzun süre ayrı kalan Baykal’ın ayranı kabarmış belli ki. AK Parti’de Arınçlar, Gül’ler yeni parti kurmaz ama, görürsünüz Baykal yeni bir parti için kolları sıvayabilir. Arkasından da pekçok hayranı koşup, CHP’nin içini boşaltabilir.

*O komisyon zaten göstermelikti
Salı gecesinin hiç kuşkusuz en önemli olayı, Fenerbahçe’nin Avrupa Kupasında Rus rakibi Lokomotif Moskova’yı İstanbul’da 2-0 yenmesi oldu. Gece diğer flaş haber ise, Anayasa Komisyonu’nun bir daha toplanmamak üzere dağıldığı haberiydi. 
Arka arkaya yapılan iki seçimden önce siyasi partiler halka yeni Anayasa sözü verdiler. Haziran seçimlerinde tek başına iktidarı kaybeden, kasım seçimlerinde ise, umduğundan çok daha büyük zafer kazanıp, 317 milletvekili çıkartan AK Parti,  hemen konuyu Başkanlık sistemine getirdi. 
CHP, MHP ve HDP Başkanlık sistemine karşıydı. Bu siyasi tablo içinde Anayasa değişiklikleri için uzlaşmak, hele hele birlikte oturup yeni bir Anayasa metni yazmak mümkün değildi. Ama bizim siyasetimiz “Dostlar alışverişte görsün” misali çalışmayı, halkı enayi yerine koymayı pek sever. Her siyasi partiden 3’er temsilci ile bir Anayasa Komisyonu kuruldu. 
Komisyon daha 3 ncü toplantısını yaparken, AK Parti “Önce Başkanlık sistemi” demiş. CHP, “Biz Başkanlık sistemini konuşmaya bile yokuz” demiş. Komisyon ve Meclis Başkanı da hemen “Bu komisyonun işlevi burada sona ermiştir” diyerek Anayasa Komisyonu’nu dağıtmış. Bu hiç sürpriz değil. Çok önemli de değil. Türkiye siyasetinin bu yapısından, Meclis’teki partilerin bir araya gelip bir Anayasa metni üzerinde anlaşmasını beklemek, zaten büyük saflık olurdu. 
Şimdi, bundan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti daha büyük ısrarla, Başkanlık Sistemi için harekete geçecekler. Ortam müsait. Zaten kamuoyu belli biçimde alıştırıldı.  AK Parti’nin 317 milletvekiline Başkanlık Sistemini referanduma götürecek kadar küçük bir katkı Meclis’ten nasıl olsa bulunacaktır. CHP içinde Baykal çatlağı ortada. MHP’den, HDP’den Başkanlık sisteminde AK Parti’ye, Cumhurbaşkanına destek verecek birkaç milletvekili de çıkabilir.
Bu yıl içinde Başkanlık sistemine geçişle ilgili bir çok gergin referanduma kendinizi hazırlamaya başlasanız, iyi etmiş olursunuz.

*Basketbol’da bize bir şey yok
Geçen gün bu sütunlarda yazdım. İzmit’e kavga dövüş, 15 yıl uğraşıp, büyük, güzel bir spor salonu yaptık. Ama bu salona doğru dürüst bir organizasyon alamadı. İlimizin zaten salon sporlarında takımı yok. Bu kentin gençleri, sporsever insanları şöyle büyük bir organizasyon izlemeye hasret kaldı. 
İzmit’e büyük bir basketbol organizasyonu almak için istemek lazım. Basketbol Federasyonu’na bakım bizim de böyle bir salonumuz var diye anlatmak, “Biz bu işi gayet güzel yaparız” diye güvence vermek lazım. Ama bizim şehrimizde bunu isteyen yok.
Basketbol Federasyonu, 2016 yılı için bütün tarafsız saha final organizasyon programını açıklamış. Bizim ilimize hiçbir şey yok. Urfa’ya var, Osmaniye’ye var. İzmit’e yok. Yani, bu yıl bitene kadar bizim Yahya Kaptan’daki Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonunda yine spor organizasyonu olmayacak.
…………
Bu arada, ilimizde bu işlerle ilgilenen bir dost aradı geçen gün. “Sen İzmit’teki yeni salona büyük bir basketbol organizasyonu için çırpınıyorsun ama, boşa çabalıyorsun” dedi. Neden diye sordum.. Bizim salonun zemini, ahşap parke değilmiş. Ucuz olsun diye, yapay malzeme ile salon zemini kaplanmış. Basketbol yıldızları böyle zeminde oynamak istemezmiş.  Basketbol Federasyonu da bu nedenle bizim salonu görmezden geliyormuş.
Yani anlayacağınız bizim Yahya Kaptan‘daki spor salonu, semah gösterileri, mehteran gösterileri, siyasi parti kongreleri için yapılmış. Biz de “Salonumuz var. Neden bize organizasyon verilmiyor” diye bağırıp duruyoruz.
-Derbent Oteli’ne yatırım 
Aslında Büyükşehir Belediyesi’nin bu kente verdiği sözler vardı. Aquapark(su parkı) yapılacaktı. Hayvanat Bahçesi yapılacaktı. Hiç birinden ses çıkmıyor.
Şimdi Kocaeli Üniversitesi, sahibi olduğu Derbent’teki Uygulama Oteli’nin boş duran geniş bahçesine bir Aquapark yapma kararı almış. Aslında Derbent Uygulama Oteli biraz yatırımla çok daha cazip hale gelebilir. Kartepe bölgesinin turizm potansiyeli giderek artıyor ve Uygulama Oteli bu bölgedeki en büyük konaklama tesisi. 
KOÜ’nün atıl bahçesi için hazırladığı proje, anladığım kadarıyla öyle görkemli bir su parkı değil. Yeni yüzme havuzları yapılacak, birkaç su oyuncağı konulacak. Böyle bir yatırımın çok uygun ve mantıklı olduğunu düşünüyorum. Kartepe bölgesi, sadece kış turizmi potansiyeli taşımıyor. En az 3-4 aylık bir yaz turizmi potansiyeli de var. Bu işin kaymağını daha çok Sapanca Bölgesi’ndeki tesisler yiyordu. Derbent Oteli cazip hale getirilirse, yaz aylarında çok ilgi çekecektir. Otel bahçesinde yapılması kararlaştırılan su parkının yaz aylarına kadar tamamlanmasını umuyorum.
-Parkomat’ta torpil olur mu? 
Dün sabah itibariyle İzmit caddelerinde park yapan araçlardan para toplama işini Büyükşehir Belediyesi’nin Belde A.Ş. görevlileri üstlendi. Derince’de şimdilik uygulama yok. Umarım, Derince direnir, hiçbir zaman da geri dönüş olmaz.
Paralı park işini ihaleyle üstlenen, ama Büyükşehir’in iddiasına göre belediyeye hiç para ödemeyen Parkomat A.Ş. firması, alacağı konusunda tam bir şahindi. Parkomat A.Ş.’nin İzmit caddelerindeki elemanları, araç sahipleri karşısında aslan kesiliyor, yakasına yapışıp, park parasını alıyorlardı. Parkomat alanı içinde 2 dakika bile arabanızı bırakamıyor, park halindeki aracınızın içinde otursanız bile size fiş kesiyorlardı.
Şimdi Belde A.Ş. elemanları Belediye elemanı olacak. Vatandaşa ne kadar sözleri geçecek. Parti kimlik kartı, Belediye personel kartı gösterenler, “Git kardeşim benden para alamazsın” derse Belde A.Ş.’nin gariban elemanı ne yapacak?.. Görürsünüz sıkıntı olacak. Tartışmalar artacak. Parkomat elemanları,  para tahsil edemedikleri araçların plakasını kaydediyor, bir başka gün, şehrin bir başka yerinde o aracı yakalarsa, eski borcu da alıyorlardı. Şimdi Belde A.Ş. elemanları bunu nasıl yapacak?.
Hazır, Parkomat A.Ş. ile sözleşme iptal edilmişken, aslında şu İzmit’te caddelerdeki paralı park sistemine son vermek gerekmez miydi?.. Büyükşehir yetkililerinin bu konuyu bir kez daha düşünmelerini tavsiye ederim. 
Bu yazı toplam 462 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37