1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Hala gazete satıyor olabilmek
Hala gazete satıyor olabilmek

Hala gazete satıyor olabilmek

Bütün dünyada ve ülkemizde yazılı medyanın, özellikle yazılı medyanın durumu ortada.

A+A-

Bizim şehrimiz özelinde de yazılı medya son yıllarda çok fazla kan kaybetti. Hani, bir insan veya herhangi bir canlı bu kadar kan kaybetse,  kesinlikle hayatta kalamazdı.

Medyanın, özellikle yazılı medyanın neden kan kaybettiği konusunda pek çok gerekçe gösterilebilir. Kuşkusuz ilk gerekçe ve bütün platformlar için ilk neden sosyal medyanın alabildiğine yaygınlaşmış olması. İnsanlar, ellerindeki cep telefonları ile, dünyanın her köşesindeki olaylara anında ulaşabiliyor, istedikleri bütün bilgileri sosyal medya üzerinden, internet üzerinden alabiliyor ve üstelik aynı sosyal medya üzerinden kendileri doğrudan haberlerin içine girebiliyorsa, 24 saatlik periyodlarla yayınlanan  kağıttan bir gazeteye neden ihtiyaç duysunlar ki..

Konuya sadece yerel ve ulusal pencereden bakamayız. Dünyada en nitelikli, en özgür medya ortamına sahip ülkelerin başında İngiltere ve ABD gelir. İngiltere basını, geçen yıl ülkelerindeki “Avrupa Birliği referandumu” konusunda çok büyük yanılgıya düştü. Amerikan basınının, geçen kasım ayındaki Başkanlık seçimlerinde nasıl mahcup olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bunlar, İngiltere ve ABD basını hakkında bizim buralardan bildiklerimiz. Kim bilir başka ne hatalar yaptılar.

Sosyal medya ile, internet ile rekabet etme dürtüsü yazılı medyadaki insanları daha da fazla hataya zorluyor. Bugün çok iyi biliyoruz ki, Japonya’dan Rusya’ya, ABD’den Çin’e kadar bütün dünyada gazeteler kan kaybediyor, tiraj kaybediyor.

Ulusal basında durum tam bir felaket. Çok değil, 15-20 yıl önce bizim ülkemizde tek başına milyon tirajı aşan gazeteler vardı. Ulusal basındaki 10-15 büyük gazetenin toplam günlük tirajı 3.5-4 milyonu dayanmıştı. Şimdilerde günlük satışı 250-300 bine ulaşan gazete gösteremezsiniz. Ulusal büyük gazetelerin toplam günlük satış rakamı da 1 milyonu bulmuyor.

Türkiye’de ulusal basın çok kalitesiz hale geldi. Ülkemizde basının üzerinde gerçekten çok ağır baskılar var. Bu ülkede hiçbir gazetecinin mutlu olduğunu, hiçbir gazetecinin ruh halinin huzurlu ve dingin olabildiğini düşünemiyorum. Ulusal gazetelerin bir kısmı, patronları nedeniyle, tamamen siyasi iktidara bağımlı hale geldi. Hiçbir haber ve yorumları inandırıcı değil. Cumhurbaşkanı veya Başbakan gün içinde aynı medya gruplarının televizyonlarında sürekli konuşuyorlar. Ertesi gün aynı gruplara ait gazetelerin manşetinde de aynı konuşmalar yer alıyor.

Ulusal basının bir kısmı da bütün varlık nedenini, mevcut siyasi iktidara sözde muhalefet yapmak üzerine kurgulamış. Her gün ülkeyi yönetenlere hakaret ediyorlar. Ülkede yapılan hiçbir şeyin iyi olduğunu söyleyemiyor, yazamıyorlar.

Geçen gün çok saygı duyduğum bir meslek büyüğü ile sohbet ediyordum. Ulusal medyada pek çok tanıdığı vardır. Türkiye’de “En hızlı muhalif” görünümünde olan, bu sayede de mevcut ortamda en çok satılan gazeteler arasına giren bir malum gazetenin arkadaşı olan genel yayın müdürüne takılmış:

“-Siz bütün varlığınızı mevcut iktidarı eleştirmeye borçlusunuz. Bir gün Türkiye’de iktidar değişirse, bu sürekli eleştirdikleriniz gider de yerine başkaları gelirse ne yapacaksınız ?” demiş.

Sorunun muhatabı, “Ne yapalım, kapatır gazeteyi gideriz” diye yanıtlamış.

Türkiye’de iktidarın yayın organı, iktidarın sesi haline gelen gazetelerin tirajları yerlerde sürünüyor. İktidar partisine mensup belediyelerin otobüslerinde, vapurlarında, devletin havayolu şirketine ait uçaklarında bedava dağıtılıyor. Bayi satışları ülke genelinde birkaç binin üzerine çıkmıyor.

Her gün mevcut iktidarı eleştiren, her gün ülkenin yöneticilerine hakaret eden, bu sayede fanatik muhaliflere günde 200-300 bin adet gazete satan muhalifler ise, “Aman bu iktidar gitmesin de işimizden olmayalım, düzenimiz bozulmasın” diye dua ediyorlar.

………….

Böyle bir çelişkiler yumağı içinden geçiyor yazılı medya. Kocaeli’deki halini anlatmaya zaten gerek yok. Şantajcı, tehditçi gazeteler, gazeteciler gördük. Kendisi doğru dürüst gazete okumayan, eline kitap almaktansa, kulağına kulaklık takıp, elinden düşürmediği cep telefonu ile dünyayı takip edenler gazeteci olmuş.

Kocaeli’de yerel basın dibe vurmuş. Bütün yerel gazeteler tek tip hale getirilmek, tek bir kaynaktan, mevcut iktidar partisinin beslediği birer ucube haline getirilmek istenmiş. Böylesi ortamda, ÖZGÜR KOCAELİ gazetesi el değiştirmiş. Bu tamamen ticari operasyon konusunda bu kentte herkes bir şeyler söylemiş, yazmış.

Bu gazeteden çok değerli insanlar, karikatüristinden günlük köşe yazarına kadar pek çok düşünen,  kendisini işine adamış insan öyle veya böyle ayrılmış.

Bütün bu koşullara rağmen, hala bu şehirde ÖZGÜR KOCAELİ satılıyor. Hem de, pek çok ulusal gazetenin Türkiye genelinde satılamadığı kadar satılıyor.

Girin bu şehirde bir berbere, kuaföre, bir börekçiye, bir çorbacıya, bir kıraathaneye girin.. Hemen hemen hepsinde bir ÖZGÜR KOCAELİ gazetesi görürsünüz. Sokakta elinde veya cebinde gazete ile dolaşan insan sayısı çok azalmıştır. Böyle birini görürseniz, gidin elindeki veya cebindeki gazetesine bakın. Çok büyük olasılıkla ÖZGÜR KOCAELİ olduğunu görürsünüz. Esnafın tezgahında mavi logolu bu gazeteyi bulursunuz.

Bu iş benim hırsım. Benim varlık nedenim. Hala her gün, bütün gazetelerin günlük satış rakamlarına bakarım. Bu şehirdeki bütün yerel gazetelerin rakamlarını alt alta yazın, toplayın. Hala hepsinin toplamı, ÖZGÜR KOCAELİ’nin yarısı etmiyor. Özellikle İzmit ve Derince, ÖZGÜR KOCAELİ’den bu şartlarda bile vaz geçmedi, vaz geçmiyor.

Sadece bu şehirde değil, belki de Türkiye genelinde hala, iyi ve doğru olana “iyi ve doğru” diyebilen, kötü ve yanlış olan için “kötü ve yanlış” diye yazabilen tek gazete bu gazetedir. Siz hala bize güveniyorsunuz. Ben eskiden pazartesi günleri bu sütunlarda yerel gazetelerin tiraj rakamlarını yazardım. Kardeşim Nahit geliştirmişti. Çember şeklinde bir grafik koyar, ÖZGÜR KOCAELİ ile diğer yerel gazetelerin günlük satış rakamlarını bu çember grafikte anlatırdık.

Elbette ki bizim satış rakamlarımız da o günlerdeki düzeyde değil. Ama hala, bu ortamda, bunca olumsuzluğa rağmen, Türkiye’de ve Kocaeli’de bir ÖZGÜR KOCAELİ gerçeği var. Hala bayiden tek tek satılan, hala binlerce okurun güvenerek, inanarak bayideki raftan satın aldığı bir gazete var.

Size ne kadar teşekkür etsem, size ne kadar şükranlarımı sunmaya kalksam azdır. Şuna emin olun yeter: Bu tablonun bir mucize tablo olduğunu çok iyi biliyoruz. Ben ve arkadaşlarım, sadece buna layık olmak için çalışıyoruz. Saygılar sunuyor, sağlık diliyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.