• BIST 89.695
  • Altın 145,930
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli 6 °C

Hala mı “Yuvacık Barajı”?

İsmet ÇİĞİT
Önceki gün ilimizde iki önemli yatırımın temeli atıldı.  Orman ve Su İşleri Bakanı  Prof.Dr.Veysel Eroğlu; Karamürsel bölgesinde DSİ’nin yapacağı İhsaniye Barajı ile  İnebeyli Göleti için temel atma  törenine katıldı.

İhsaniye Barajı ve İnebeyli Göleti, Karamürsel’de yapılıyor ama, temel atma töreni bu buz gibi soğuk havada İzmit’te SDKM’de gerçekleşti. Bakan Eroğlu,  Kocaeli’nin 2050 yılına kadar su sorununun olmayacağını anlattı. İhsaniye Barajı Gölcük-Karamürsel arasındaki bölgeye içme suyu temin edecek.  İnebeyli Göleti, bölgedeki tarım arazilerine, seralara, çiçek üreticilerine su temin edecek. Bakan, Karamürsel bölgesinde Avcıdere Barajı ile, İzmit Akmeşe bölgesinde yeni bir barajın daha yapılacağını, ilimizin artan nüfusuna rağmen su sıkıntısının olmayacağını anlattı.
Bütün bunları hepimiz alkışlıyoruz.  Ancak Bakan Eroğlu, toplam 53 milyon TL’ye malolacak iki tesisin temel atma töreninde yine 30 yıl öncesine döndü.  “Yuvacık Barajı” konusuna girdi, “Yuvacık Barajı 6 milyar TL’lik bir skandaldır. Eski Türkiye’de işler böyle yürüyordu” gibi laflar etti. 
Ne gerek var?.. Bu şehrin halkı, 30 yıldır Yuvacık Barajı’nı dinlemekten bıktı. O dönemlerde Türkiye’de DSİ bu şehrin barajını yapıyordu da mı, Sefa Sirmen hazine garantili dış kredi aramak zorunda kalmıştı?.. Yuvacık Barajı defalarca mahkemeye gitti. Hiçbir şey çıkmadı. O tarihten sonra pekçok seçim yapıldı. Sefa Sirmen bu barajdan sonra 2 seçim kazandı, son dönemlerde hem Büyükşehir’de, hem İzmit’te kaybetti.
Yuvacık Barajı’nın siyasi, hukuki, ahlaki bütün hesapları soruldu, verildi. O baraj yapılmamış olsaydı, bu koca kentin halkı, özellikle son kuraklık döneminde 2 yıl bu kentte bir damla su almazdı. 
Yuvacık Barajı artık Büyükşehir Belediyesi’nin malı. Hala bu şehrin en önemli su kaynağı.. Karamürsel’de 50 milyon TL’lik  bir su yatırımı yapılırken konuyu 30 yıl geriye, hala Yuvacık Barajı’na getirmenin anlamı var mı?.. Biz bıktık bu tartışmadan Sayın Bakan..Hesabı da verildi. Lütfen siz, bu kent için yeni yatırımların takipçisi olunuz. Temel atma töreninde İhsaniye Barajı’nın 29 Ekim 2018’de, İnebeyli Göletinin 10 Mayıs 2017’de hizmete gireceğine dair söz verdiniz. Biz de bu tarihleri not aldık.. Umarım,  söylediğiniz tarihte bu işler bitmiş olur.. 
Bu şehir için yeni barajlar, yeni göletler yaptırdığınız için de teşekkür ederiz.
*O hep muhalifti
Türk siyasetinden çok renkli, çok önemli isimler geldi geçti. Hiç kuşkusuz 1990’lı ve 2000’li yılların en renkli siyasetçilerinden biri Tunceli eski Milletvekili Kamer Genç’ti. 
Kamer Genç 1940 Tunceli doğumlu. Uzun süredir kanser tedavisi görüyordu. Türkiye O’nu Meclis kürsüsünden yaptığı muhalif konuşmaları ile tanır. Üslubu, tarzı, Meclis’te konuşurken kendisine laf atanlara yönelik zeka dolu yanıtları ile farklıydı.
Birkaç yıl önce, Büyükşehir Belediyesi heyeti ile ABD’ye giderken, İstanbul Atatürk Havaalanı’nda VİP salonunda karşımda Kamer Genç’i görmüştüm. Kanser tedavisi için gittiği ABD’den dönüyormuş. Bizim kafiledekilerin tamamı Kamer Genç’i sevmiyor. Ben yanına gittim, kendimi tanıttım, geçmiş olsun diledim. 
Kamer Genç, 12 Eylül darbe yönetimi döneminde de bu ülkedeki “Harbi” muhaliflerden biriydi. Danışma Meclisi üyesi olarak askeri yönetimin Anayasası’na tek başına “Hayır” oyu vermişti.  Bu nedenle, 1983 yılında adaylığını askeri konsey veto etti. 1987 yılından 2014’e kadar TBMM’de Tunceli’yi temsil etti. Hiç iktidar olamadı. Hep muhalifti. Türk siyaseti, renkli bir ismini kaybetti. Allah rahmet eylesin.

*23 yıl önce de pazar günüydü 
Bugün 24 Ocak.. Bu tarih, Türkiye’de çok kara bir günü ifade eder.  23 yıl önce 24 Ocak 1993 tarihi de yine bir pazar gününe rastlamıştı.  Acı haber, pazar günü sabahı dalga dalga ülkeye yayıldı. 
Türkiye’nin gelmiş gelmiş belki de tek gerçek manada araştırmacı gazetecisi Uğur Mumcu,  Ankara’daki evinin önünde,  arabasını çalıştırıp, işine gitmeye hazırlanırken, arabasına konan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmişti.
Uğur Mumcu, Cumhuriyet Gazetesi yazarıydı. Türkiye için çok önemli bir adamdı. Terör örgütünü yazıyordu. Nereden beslendiğini.. Terör örgütü ile uyuşturucu ticaretinin bağlantılarını yazıyordu. Her yazısını belgelerle birlikte ortaya koyuyordu. Evinin önündeki arabasına bomba yerleştirdiler, O’nu yok ettiler. Türkiye, 23 yıldan beri bu cinayetin sırrını çözemedi. Zaten çözebilmiş olsa, Uğur Mumcu cinayetinin arkasındaki iç ve dış güçlere, Türkiye düşmanlarını bulabilmiş olsa, bugün belki de terörle bu kadar iç içe yaşıyor olmayacaktır. 
Bu kentin gazetecileri de Uğur Mumcu için sokaklara dökülmüştü. Halk sokaklara dökülmüştü. Uğur Mumcu’yu “Solcu” olduğu için sevmeyen sağcılar bile, Türkiye’nin çok değerli bir aydını, bir yurtseveri kaybetmesinin üzüntüsünü yaşıyordu. 
24 Ocak 1993 Pazar.. Türkiye için ‘Kara Pazar’dı. Aradan 23 yıl geçmiş ve hala Başkentin göbeğindeki bu korkunç cinayetin sırrı tam olarak çözülememiş. Türkiye için büyük bir ayıp değil mi?
*Bakan’ın tehdidi çok güzeldi 
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, çok tonton bir adam.. Avcı, geçen cuma günü yarıyıl tatilinin başlaması nedeniyle Ankara’da öğrencilere karne dağıtırken, velileri çok  hoş biçimde tehdit etti.
Malum, Bakanlık bu yarıyıl tatilinde öğrencilere ev ödevi verilmesini yasakladı. Karne dağıtan Tonton Bakan,  şunları söyledi:
“- Anne babalar, karnesinde kırık not bulunan çocuklarını üzmesin. Onları kırmasın. Bizim elimizde arşivler var.  Ailesi tarafından kırık not nedeniyle azarlanan öğrenci bana başvursun. Arşivlerden anne-babasının bütün karnelerini çıkartır, gösteririz. Herkesin gençliğinde, çocukluğunda karnesinde kırık not olmuştur. Bırakın çocukları tatilin tadını çıkartsınlar.”
Gerçekten çok hoş, önemli bir tehdit.. Şimdi çocuğunun karnesindeki bir kırık not nedeniyle çocuğuna tatili zehir eden anne-babaların geçmiş karnelerinde kimbilir kaç kırık vardı. Ya bu eski karneler ortaya çıkarsa?.. Pekçok veli, çocuğu karşısında mahcup duruma düşmez mi?
*Bulmaca ile tanışmalısınız 
Çevremdeki hemen herkesi, her an elinde bir akıllı telefonla oynarken buluyorum. Pekçok kişi, ya sosyal medyada abuk sabuk mesajları takip ediyor, ya da elindeki bu aletlerle oyunlar oynuyor..
Gözüne yazık, beynine yazık.. 
Benim internetle, sosyal medya ile bugüne kadar hiç işim olmadı. Öyle her an bana oyun oynama imkanı sağlayacak telefonum da olmadı. Evde boş kaldığım zamanlar bulmaca ile ilgilenmeyi öğrendim. Geçen ekim ayındaki tatil sırasında bulmaca ile tanıştım. Türkiye’deki bütün ulusal gazetelerin her gün bulmaca ekleri var. 
Çengel bulmaca, kare bulmaca, ödüllü bulmaca, sudoku, daha pekçok çeşit bulmaca. Bu iş Türkiye’de bir sektör olmuş. İstanbul’da işleri sadece bulmaca hazırlayıp, gazetelere satmak olan ajanslar, insanlar var.. Her gün bizim ÖZGÜR KOCAELİ gazetesinde de tam sayfa bulmaca var. 
Bulmaca çözmek çok keyifli bir iş.. Kelime hazneniz gelişiyor.  Kafanızı çalışır vaziyette tutmak zorunda kalıyorsunuz. Resmen beyin jimnastiği yapıyorsunuz. Bırakın şu cep telefonları ile abuk sabuk sitelerde dolaşmayı, gözünüzü bozan oyunları oynamayı. Bir gazete alın elinizi, hele şu bulmaca ile bir tanışın. Çok daha keyifli ve faydalı olacağını göreceksiniz. Ben artık usta oldum. Hiçbir bulmaca önümde dayanamıyor.
*Sinyal neden zayıf geliyor?
Kişisel bir tek lüksüm var.. Film ve maç meraklısıyım. İyi filmleri; futbol ve basketbolda önemli maçları kaçırmamaya büyük önem veririm. Evdeki zamanımın tamamına yakın bölümü televizyon karşısında geçer. Film ve maç meraklısı olduğum için,  digital televizyon platformlarının da abonesiyim. Bütün kanallar açık. Digital televizyon kanalları için her ay önemli para ödüyorum.
Hava biraz bozuyor. Kar yağıyor, ya da yağmur veya rüzgar biraz sertleşiyor. En güzel filmi, en heyecanlı maçı izlerken, televizyon ekranınız kararıyor. “Sinyal yetersizdir” yazısı çıkıyor ve bütün zevkiniz sona eriyor.
Evde, arka odada, eşimin yerli dizileri izlediği ikinci bir televizyon var. Bu televizyon yayını basit balkon anteni ile alıyor. Bizim eski sistem, teneke parçalardan yapılmış balkon antenini Kullar tepesine doğru yönlendirip,  televizyona bağlarsanız, başta TRT olmak üzere bütün popüler televizyon kanallarını alıyorsunuz. Hem de kesintisiz,. Üstelik tamamen ücretsiz.
Ama her ay avuç dolusu para ödediğiniz digital platformlar, hava biraz bozunca “Sinyal yetersiz” diyor, zevkinizi berbat ediyor.  O kadar uydu gönderdik uzaya.. Hepsi son teknoloji.. Hala neden sinyal zayıf?..  Abonelerinden büyük paralar alan digital platformların bu sorunu çözmeleri lazım.

*Çok, ama çok güzel bir şehirde yaşıyoruz 
Bu sözü, bu kentle ilgili bu türden övgüleri çok fazla yazmışımdır, biliyorum. Ama gerçekten dünya coğrafyasının en nadide köşesinde, en güzel bölgesinde yaşıyoruz. 
Dünyanın zenginleri Davos’talar ya. O Davos’un çok güzel olduğu yazılıp, söyleniyor ya.. Bahse girerim, benim kentim kadar güzel olamaz.
Geçen çarşamba günü, bir gece önce yağan kar yerdeydi de, hava açıktı. Gözümüzü karattık. Eski ortaklar ben, Hazım Özbay, Nazif Çanakçılı, Kandıra’ya uzanalım dedik. Kandıra yolu açık, pırıl pırıl temizlenmiş. Ama yolun iki kenarı bembayaz örtünün altında. Hiç bozulmamış, ellenmemiş. Bembeyaz ördü. Hani o bakınca insanın içini karartan F Tipi Cezaevlerinin bulunduğu bölge bile güzel, sevimli görünüyor. 
Karla kaplı doğanın içinde mükemmel yolculuk yaptık. Gök yüzünde Kartallar, Doğanlar.. Keskin gözleri ile, karlar arasında tarla faresi arıyorlar. Yol boyunda kenarlarda aç kalmış çok fazla sokak köpeği gördük. Bir tek onlar için üzüldük.
Kandıra’ya vardık. Çarşamba günü Kandıra’nın pazarı. Yine evden siparişler var. Bu mevsim, kereviz ve karnabahar mevsimi.  Kabak çekirdeği, çiçekli mancar, Kandıra peyniri de alındı. Hepsi taze, ucuz..
Sonra, herkesin sıcak yaz günlerinde gittiği Kerpe’ye biz karlar içinden geçip gittik. Tazecik tekir, mezgit, hamsi. Küçük salonda  çıtır çıtır yanan odun sobası. Balıkçı Rahmi Karagöz’e has Kandıralı  misafirperverliği.. 
Önümüzde Kerpe koyu.. Hemen bitiminde yemyeşil ormanların karla kaplanmış görüntüsü. Çok güzel bir şehirde yaşıyoruz. Çıkın şimdi, İzmit’in herhangi bir yerinden karşı tarafa, Samanlı’nın Kartepe ve Başiskele sırtlarındaki bölümlerin bakın. Bembeyaz örtüsü ile  çok güzel bir gelin gibi durmuyor mu?.. Şimdi Bağçeşme’nin görüntüsü kim bilir ne muhteşemdir. Kışın başka, Bahar’da aşka, yazın başka bir doğa.. Ne Davos, ne Miami, ne  Pukhet adaları.. Dünyada bu kentten daha güzel bir coğrafya düşünemiyorum. Ne olur, kıymetini bilelim. 
*Hele THY bir gelsin de
Geçen hac döneminde de bölgedeki hacı adaylarının kutsal topraklara İzmit Cengiz Topel Havaalanından gidip gelecekleri açıklanmıştı. Ama daha sonra, THY kıvırttı, İzmit’e uçak göndermedi.
Bu defa, Memur Sen İl Temsilciliği’nin 170 civarındaki üyesi için düzenlenen Umre turunu organize eden seyahat firması THY ile anlaşmış. 10 Mart’ta 170 kişilik Umre kafilesinin Cengiz Topel Havaalınından kutsal topraklara uçacağı açıklandı. Umarım, THY bu defa da yan çizmez. Bizim havaalanından hala sadece günde birer kez Trabzon’a Anadolu Jet uçağı gidip geliyor. THY’nin gelmesi önemli. Cengiz Topel’den yurt dışına tarifeli bir sefer yapılması önemli. 10 Mart’ta THY ile Cengiz Topel’den bir Mekke seferini heyecanla bekleyelim. Bizim havaalanınızdan pasaportlu bir yolcu çıkışı olsun bakalım. İstanbul’daki hava alanları bu denli tıkanmış, uçakların inip kalkışı bu denli zor hale gelmişken, THY’nin Cengiz Topel’le tanışması önemlidir. Bakarsınız severler. Bakarsınız yurt içi ve yurt dışı seferlerinin bir kısmını buraya kaydırırlar.
Bu yazı toplam 777 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37