• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 24 °C

Halıdere fasulyesi

İsmet ÇİĞİT
Bir komşum var; Nesrin Abla..Dünyayı arasanız, benzerini bulamazsınız.. 
Olağanüstü iyi bir insandır, paylaşımcıdır.. Beni çok kollar.. Yemek yapmayı, yaptığı yemekleri  paylaşmayı çok sever.. Mevsiminde bir bakarsınız, eve “Ciğer sarma” gelmiş.. Bayramlarda dolmalar börekler.. Hafta sonları ekmek hamuru üzerine bol malzemeli pizzalar.. 
Evine misafir gelsin bayılır. Bırakmaz, mutlaka yemekte de ağırlar..
Nesrin Abla, özel bir yemek yaptığında ben tadayım da not vereyim ister.. Bugüne kadar 10 üzerinden 7 ve altına indiğim olmadı. Üstelik çok samimi değerlendirmelerle bu not fazlasıyla hak edilmiştir.. 
Geçen gün, “İsmet gel, taze fasulye yaptım” dedi.. Pizza, ciğer sarma, dolma özel yemekler.. Ama taze fasulye ne alaka.. Biraz mırın kırın ettim, “Abla evde yemek var. Bana dokunma” dedim. Ablam, kafaya takmış:
“-Bu öyle bildiğin taze fasulye değil.. Özel geldi, hakiki Halıdere fasulyesi…” 
…………
“Halıdere fasulyesi”ni duyunca çocukluğum geldi aklıma.. Yaz aylarında Değirmendere’ye giderdik. 1960’lı yıllar.. Değirmendere’nin Kuruçeşme sahilinde o bugünkü asfalt yol, rıhtım falan yoktu.. Daracık, arabaların giremediği, sadece yayaların geçtiği, ama büyük bir askeri gemi ya da hızını tutmuş bir vapur geçtiğinde, dalgasıyla yürüyen insanların ıslandığı sahil yolu.. Bu mevsimlerde, yani temmuz-ağustos’ta, haftanın bir iki günü Halıdere yönünden, iki yanına küfe yüklenmiş eşeği ile yaşlıca bir amca, o sahilden Değirmendere merkeze doğru ilerlerdi. 
Anladınız siz onu.. Eşeğin iki yanındaki küfelerde Halıdere fasulyesi dolu olurdu. 
Bağırmazdı yaşlı fasulyeci, sattığı mal değerli, müşterisi hazırdı. Arada bir ağır yüküyle yürüyen eşeği anırırdı. Rahmetli babaannem Halıdere fasulyesi satıcısının geldiğini, artık çok iyi tanıdığı eşeğinin sesinden anlardı. “Koş” derdi bana, “Durdur fasulyeciyi.”
O yıllar şimdiki gibi naylon poşet falan yok.. Eli çıngıraklı her gün geçen seyyar yoğurtçudan yoğurt alırken kullandığımız bir beyaz tabak, eşekli Halıdere Fasulyesi satan amcadan fasulye alırken kullandığımız plastik hafif derince bir kap hazır dururdu. 
Fasulye kabını kaptığım gibi, Halıdere yönünden gelen, yanında oflayıp puflayan eşeğinin ipini tutmuş biçimde yürüyen amcaya seslenir, durdururdum. Zaten O da bizim evin önünden geçerken, gözleriyle çevreyi taramaya başlamış olurdu. 
……….
Halıdere fasulyesini, kefeleri zincire bağlı eski tip el terazisinde tartan satıcısı, benim elimdeki derince mika kabın içine boşaltırdı. Pazardaki, manavdaki taze fasulyenin fiyatını bilirdim. Seyyardan aldığımız Halıdere fasulyesinin fiyatı bir hayli yüksekti. Ama zaten bu “taze fasulye “ değildi. “Halıdere fasulyesi”ydi. 
……..
Komşumuz Nesrin Abla’nın “Ama bu Halıdere fasulyesi”  diyerek pişirip önüme koyduğu yemeği yerken bütün bunlar gözümün önünden geçti. Rahmetli babaannem de çok iyi yapardı, “Eline sağlık. Çok güzel olmuş” dediğimde, “Marifet bende değil. Bu Halıdere fasulyesi. Zaten lezzetlidir” şeklinde tevazu gösterirdi. 
Boşalmış, ekmeğiyle suyu da sıyrılmış ve temizlenmiş tabağımı Nesrin Abla’ya “Çok güzel olmuş, biraz daha alabilir miyim” diye uzatırken, O da tevazusunu ortaya koydu: “Marifet bende değil. Bu Halıdere fasulyesi” dedi. 
Ertesi gün gazeteye geldim. Önüme düşen haberi görünce sarsıldım.. Bir an sanki içim çekildi.  Halıdere sırtlarında yıllardır faaliyet gösteren Halıdere’nin arkasındaki dağı adeta oyup bitiren, sürekli yayılan ve bölgedeki sebze-meyve bahçelerini yok eden taş ocağının ruhsatı, Ankara’daki Bakanlık tarafından 2037 yılına kadar uzatılmıştı. 
………….
Değerli okurlar. yazının burasında  bu şehrin yok olan değerlerinden, Yarımca’nın Kirazı, Değirmendere’nin Fındığı’ndan söze devam etmek mümkün.. Ama farkındayım ki, artık bunların peşinden koşmanın çok fazla anlamı kalmadı. İhsaniye’nin elmasını, Balaban’ın şeftalisini-kirazını, Eşme’nin Ayvası’nı, Suadiye bölgesinin cevizini de yakında bulamayacağız, bunu da çok iyi biliyorum. Değirmendere sırtlarında yetişen, çok özel bir Çavuş üzümü türü olan Sivritepe üzümü, bir tek bağda kaldı. Onu da kaybediyoruz. 
Ama hepsi bir tarafa.. Bu Halıdere’nin taze fasulyesi öyle önemli ve değerli bir nimettir ki, size anlatamam. Üstelik ne hikmetse, o bölge dışında başka bir yerde, aynı tohumla bile yetiştiremezsiniz. 
Halıdere beldesinin üst tarafındaki taş ocağı ile ilgili olarak ne masallar dinlemiştim ben. Hiç unutmam, eski Vali Ercan Topaca, bir defasında neredeyse bir tam günümü almış da anlatmıştı. İl genelindeki bütün taş ocaklarının ruhsatlarının süresi dolduğunda yenilenmeyeceğini, bu taş ocakları için ilimizin ücra bir köşesinde “Taş ocağı OSB” kurulacağını anlatmış. Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu teyid etmişti. Taş ocakları kapanacak, hepsi  aynı bölgede toplanacak, taş ocaklarının bu kentte neden olduğu tahribatı bitireceğiz, demişti..
Nitekim,  ilimizdeki birkaç taş ocağı gerçekten kapandı. İşletme ruhsatı süreleri dolduğunda, ruhsatları yenilenmedi. Ama ne hikmetse, çevresinde yaşayanların yıllardır en çok şikayet ettiği, bölgesindeki tarım alanlarına en çok zarar veren taş ocağı olan Halıdere’deki taş ocağının işletme ruhsatı  hiç kimsenin haberi bile olmadan 2037’ye kadar uzatılmış.. 
Elbette bu ülkenin taşa toprağa ihtiyacı var. Köprüler, yollar, toplu konutlar yapılıyor. Ama taş toprak her yerden çıkartılabilir. 
Halıdere Fasulyesi, sadece Halıdere’de yetişiyordu. Taş ocağı geldi, Halıdere fasulyesi yok olup gitti. Artık konu komşudan, meraklı üreticiden bir sezonda bir pişirimlik bulursanız, piyangodan para kazanmış gibi seviniyorsunuz.. 
Yazık ettik bu şehre. Yazık ettik bu canım coğrafyaya.. Yazık ettik bu olağanüstü verimli toprakların bize sunduğu nimetlere.. Hepimizin günahı var. Bazı kişiler bu günahların bedelini hiç ödeyemeyecekler.
Bu yazı toplam 496 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37