1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. HALKI YORAN SİYASET
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

HALKI YORAN SİYASET

A+A-

Türkiye siyaseti halkı yordu. Son üç yıl içerisinde, yerel yönetim seçimleri, Cumhurbaşkanlığı seçimi , iki defe genel seçim ve referandum oylaması yapıldı. 7. Haziran 2015 genel seçimlerinden memnun olunmayıp, beş ay sonra 1.Kasımda yeniden seçime gidilip tek başına iktidarı oluşturma zorlaması henüz atlatılamamıştı. Bu defa, % 35 ‘ ler de olan eğilimin, Anayasa değişikliği referandumuyla yüzde ellinin üzerine taşınması zorlaması ortaya çıktı.  2007 – 2010 dönemlerinde de benzer yoğunluklar yaşanmıştı. O dönemlerde  yapılan seçimler ve referandumlarda, darbelerle şekillenmiş devletin merkezde olduğu nisbi demokratik vesayet sistemine karşı sürdürülen mücadelenin öncelikli olması, demokratikliğin gözetilmeye çalışılmasının hissettirilebilmesi daha katlanılabilir olmasını sağlamıştı.

ZORLAYICI, YORUCU  GİRİŞİMLER
Türkiye’ nin demokratik dönüşüm süreci içerisinde olduğu bilinen gerçekliktir.
Yapısal sorunlarımıza çözümler üretilmesinin, katılımcı, kapsayıcı, demokratik dönüşüm kurallarının ve kurumlarının oluşturmasının zorunlu olduğu bilinmektedir. Kapsayıcı, çoğulcu, demokratik mücadelelerin halk tarafından sahiplenildiği, FETÖ/PDY ‘ sının darbe girişimine karşı, halkın canıyla, kanıyla kendisini ortaya koyarak önlenebilmesiyle görülmüştü. Halkın, sahiplenmesine, fedakarlığına, birikimine, deneyime, desteğe rağmen, kapsayıcılığın, demokratikliğin, evrenselliğin, çoğulculuğun yeterince gözetilememesi halkı yormaktadır.

SİYASETİN  DÖNÜŞMEMESİ
İçerisinde bulunduğumuz şartlar nedeniyle siyasi partilerin kadroları  çok fazla çalışmaktadırlar. Eksikliği hissedilen, halkı yoran tarafı, oluşan birikimi, mücadeleleri yeterli bulmayıp, kendi anlayışlarını, kendi konumlarını merkeze alarak zorlamalar yapılmasıydı. Halk ulaştığı birikim ve deneyimle, verdiği desteklerle, mücadelelerle, normalleşmenin, demokratikleşmenin, evrenselleşmenin görünebilirliğini sağlamıştı. Siyasiler, halkın yaşadıklarını yaşamış olmalarına rağmen, kendi anlayışlarını ve konumlarını merkeze almak alışkanlıklarından vazgeçemediler. Siyasiler, halkın kendisi olmayı, sıradanlaşmayı, normalleşmeyi, daha kapsayıcı olmayı değil, kendisini merkeze almayı seçtiler. Vesayet sisteminin şartlarına göre oluşan alışkanlıklarının, tartışılmasını, değiştirilip, dönüştürülmesini göze alamadılar. Kendi anlayışlarının, kendi konumlarının merkezde olduğu alışkanlıklarla Türkiye’ nin demokratik dönüşümünün tamamlanabileceğini kabul ettirmeye çalıştılar. Bu nedenlerle, bıkkınlığı, yorgunluğu, kararsızlığı, belirsizliği artırdılar.  

İKTİDAR VE MUHALEFETİN  ALIŞKANLIKLARI
İktidar partisinin, vesayet sistemiyle mücadeledeki kazanımları öne çıkarıp kendi anlayışını belirleyici hale getirmeye çalıştığı iddiaları yaygındır.  Muhalefet partilerinin ise, iktidar partisinin yaptıklarının hatalı, eksik ve yanlış olduğunu ileri sürerek, anlayışını, bulunduğu konumu merkeze almaya  çalıştığı iddia edilmektedir İktidar ve muhalefetin bu görünümü, kendi konumlarını öne çıkardıklarını, demokratik birikimi, deneyimi yeterince içselleştiremediklerini ortaya çıkarmaktadır.  Aşılamayan eski siyasi alışkanlıklar nedeniyle geri dönüşlerin ortaya çıkmasında, uzlaşma, demokratiklik, kapsayıcılık, çoğulculuk, insanın merkeze alınması duyarlılıklarının kurumsal işleyişlere ulaştırılamaması eksiklikleri vardı.

DEMOKRATİKLİĞİ  İDDİA ETMEK, İÇSELLEŞTİREMEMEK
İktidar ve muhalefet partileri, bir birlerini eleştirirken, karşı çıkarken, bütün demokratik kural ve kurumları, evrensel değerleri öne çıkarabilmektedirler. Söylemlerinde ve eylemelerinde, siyasi işleyişlerinde, karar alma mekanizmalarında, sorunları çözme yaklaşımlarında, demokratik olunmamasının etkisinden söz etmemektedirler. Siyasi işleyişlerinin, konumlarının, kural ve kurumlarının, demokratik olmamasının oluşturduğu zararları tartışmamaktadırlar. Siyasi işleyişlerinde, karar alma mekanizmalarında, sorun çözme yöntemlerinde uygulamadıklarını halka uygulayacaklarını iddia ederek siyaset yapmayı tercih etmektedirler.

Bu yazı toplam 1591 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.