• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 15 °C

Halkın konuştuklarından bir ölüm

Alaattin KÖKSAL
16 Temmuz 2014 tarihinden itibaren, Özgür Kocaeli gazetesinde her hafta çarşamba günü yazmaya karar verdiğimizde, Sayın İsmet Çiğit Bey, bendenize köşenizin adını ne koyalım sorunca, konuşma ve yazma üslubuma uygun birkaç tane başlık söyledim. 
Bu başlıkların içinden  “Kırmadan Dökmeden” başlığını koyalım deyince, bir an durakladım ve düşünmeye başladım. Yıllardır tatlı sert bir üslupla konuşan ve yazan Alaettin Köksal, konuşma ve yazma üslubunu değiştirebilir mi? Kısa bir tefekkürden sonra, kadifeleşmeyi denemeliyim düşüncesiyle yazmaya başladım.  
Bizleri tanıyan ve takip eden arkadaşlardan eleştiriler gelmeye başladı. [Köşenizin adı “Kırmadan Dökmeden” olsa da, bu kadar yumuşak yazmak sana yakışmıyor. Bizim tanıdığımız Alaettin, harareti düşük yazılar yazmazdı. Yeni dönem yazılarınızın karakterinde ve  konuşma üslubunuz da,  eskisi kadar olmasa da, en az yarısı kadar  bir sertlikle yazmanızı bekliyoruz..]  Bizleri samimiyetle eleştiren, telefonlarla arayan özel mektuplar gönderen, arayan aramayan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum
Şahsımla alakalı yapılan eleştirilere, kısaca cevap vermekte fayda görüyorum. Halk arasında konuşulan bir söz vardır “Can çıkmadan huy çıkmaz.” Bana göre bu sözün çok fazla bir geçerliliği yoktur. İnsanların huyları değişmeye müsait varlıklardır. İnsanlar öğrendikçe, hikmetle düşündükçe, insanlara daha faydalı olmak hususunda daha sabırlı olmaya, yaşlandıkça daha toleranslı davranma yönünde huyları değişmektedir.   
İnsanlara bildiğim doğruları gerçek bir sabırla ve riyasız bir merhametle, kırmadan dökmeden anlatma niyetindeyim. Bu şu demek değildir. Sağ yanağımıza tokat vurana, buyurun sol yanağımızda emrinizdedir.  Yazdıklarımızı takip edenler, “Yumuşak atın çiftesi serttir” misali nasıl eleştirdiğimi ve uyardığımı makalelerimizin satır aralarında rahatlıkla görebilirler. Unutmayalım ki, İslam ahlakına dayalı tedbirli sabrın sonu huzur ve selamettir.
Milletimiz;  yaşanan sıkıntıların çözümünü, siyaset alanında gördüğünden, öncelikle siyasi partilerin icraatlarını ve düşüncelerini konuşmaktadırlar.   AK partisine destek veren vermeyen medya mensupları milletvekilleri, parti yetkilileri, il ve ilce başkanları, yerel yöneticiler, dışarıdan esen siyasi rüzgârların tesirinde kalmamalıdırlar.  Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, devletin diğer yetkili kurumlarından herhangi bir açıklama yapılmadan, gazeteciler haber yapmaktan, siyasiler beyanat vermekten kaçınmalıdırlar. 
 Mesela Rusya ile yaşadığımız siyasi, askeri ve ekonomik meselenin sonuçları ne olur endişesiyle haber yapmak, İsrail ile anlaştık manşetlerini atmak, meydan okumak, suçluluk psikolojisiyle yorumlar yapmak, devletin elini güçlendirmez. Bu tip haberler yapan gazeteciler, geçmişte ve bugün yaşadıkları psikolojik ezikliğin verdiği yanlış bir refleksle, sözde hükümete destek verme ve eleştirme adına,   kaş yapayım derken göz çıkarmaktadırlar. 
Saadet partililer dereyi görmeden bacalarını sıvamamalıdırlar. Biz biliriz siz yapamazsınız söyleminden vazgeçerek akli selimle hareket ederek yön gösteren bir pusula, ışık veren bir fener, yol gösteren bir rehber olmalıdırlar. Müslümana yakışmayan bir fırsatçılığın ve kıskançlığın görüntüsünü vermemelidirler. Başkasının kayığına binmemelidirler. Maksatlı/ maksatsız piyasaya sürülen haberleri araştırmadan haber yapma, beyanat verme ve eleştirme tuzağına düşmemelidirler.  
MHP için şu ifadeler kullanıyorlar; Ülkenin ve milletin yararına olan pek çok meselede hükümette destek vermesi millet tarafından unutulmuş değildir. Millet hiç kimsenin hakkını asla zayi etmez, zamanı gelince karşılığını fazlasıyla verir. MHP’liler, ülkenin ve milletin yararına yaptıkları iyilikleri yanlış bir muhalefet anlayışıyla silip yok etmemelidirler. MHP koalisyona girmemekle, ülkenin istikrarı için yeniden seçim yolunu açarak, ülkeye büyük bir hizmet yapmıştır. Bu hizmeti tarih yazacağı gibi, millette unutmayacaktır. MHP’nin önünde tarihi bir fırsat daha çıkmıştır. MHP sivil bir anayasanın yapılmasına açık bir destek verirse, iktidar olmaya bir adım daha yaklaşacaktır.    
MHP’nin ülkenin ve milletin yararına yaptığı işlere baktığımızda, mesela Sayın Abdullah Gül Bey’in Cumhurbaşkanlığı seçilmesi için meclise girmeleri, Başörtüsü yasağının kaldırılmasına destek vermeleri, Milli meselelerde ve terör konusunda hükümetin yanında yer almaları. Ülkenin istikrarına uygun olmayan koalisyonlar dönemine engel olmaları, Milletin beklediği sivil bir anayasa yapma hususunda yardımcı olacağı, milletin gözünden kaçmıyor. Bu gibi icraatları yapan MHP, geleceğin iktidar alternatifi görülüyor.  
Türkiye’nin en eski partisi olan CHP için milletimiz şöyle diyor. Dünya döndüğü halde CHP dönmüyor. İnsanlık değiştiği halde CHP değişmiyor. CHP’ de değişim isteyenler inandırıcı olamıyorlar. Değişim isteyenler şöyle bir cümle kuruyorlar “ Biz herkesi kucaklayacağız. Lakin bir şartımız var aramıza gelenler, bizi değiştirmeye değil kendileri değişerek CHP’lileşmelidirler. Halkımız bu değişime “ Ha Ali Veli,  Ha Veli Ali” diyerek değişen bir şey olmadığından CHP’sine oy veremiyoruz diyorlar.
Halkımız;  CHP milletvekilli Eren Erdem’in Rus devlet televizyonuna çıkıp, “Türkiye DAEŞ’ e sârin gazi gönderdi,” demesini kabul etmedikleri gibi, daha öncede Twitter yoluyla “Eğer İran- Türkiye karşı karşıya gelirse, İran safında olurum” ifadelerini asla tasvip etmiyorlar.  CHP yetkilileri savunmaya geçmeden meselenin üzerine giderek işin aslını esasını öğrenerek gereğini yapmalıdırlar. Bu cümleleri diğer partilerden herhangi bir milletvekili kullansa idi, CHP ne yapardı? Sorusunun cevabını da vermelidirler.
Cumhuriyet Halk partisinin temel ilkelerinden olan, Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devrimcilik ve inkılâpçılık damarlarını, milli ve yerli düşüncelerle doldurup, milletin beklediği değişim ve dönüşüme doğru inandırıcı bir şekilde yol almadıkları surece CHP iktidar olamaz.   Kendi içine kapanan, mevcut durumlarıyla yetinen, milletin kadim medeniyetinden, manevi değerlerinden korkan ve sırtını dönen, geçmişe takılıp kalan böyle bir CHP’nin iktidar olamayacağını düşünmektedirler.
AK partisini dört dönem iktidara gelmesini de şöyle izah ediyorlar; sosyal ekonomik ve kültürel ve özgürlük alanlarında yaptıkları hizmetlerin yanın da en önemli sebeplerden bir tanesi AK partisine yapılan bilinçsiz muhalefettir.  Böyle bir muhalefet anlayışının, bilinçlimi/bilinçsiz mi yapıldığına tam kanaat getiremediklerini ifade ediyorlar. Ayrıca ülkemizin sanayileşmesi, milletimizin refah düzeyi ve özgürlüğü, düne göre çok dahi ileri seviyede olduğunu bilen bir kısım çevrelerin, bazı yazarçizer takımının, AK partisini ve Ak partisine oy verin seçmenleri fütursuzca eleştirmelerini,   kendi iç meselelerimizi şer güçlerle paylaşanları milli ve yerli duruş göstermeyenleri hoş karşılamıyorlar.
Makalemizi bir okuyucumuzun mektubu ile tamamlayalım. Bir okuyucumuz mektubunda, özetle şu hususları anlatmaya çalışıyor.   […Bizler AK partisine başından itibaren destek veren, farklı belediyeler bünyesinde taşeron işçi olarak çalışan bir grup arkadaş olarak sesimizi duyurmak için bu mektubu sizlere yazıyoruz. Ne hikmettir bilinmez, bizlerin tahsili ve pozisyonu uygun olmasına rağmen bizleri sözleşmeli kadroya almadıkları gibi, bizden sonra ve bizimle birlikte işe başlayan ehliyet ve becerileri olmayan birçok elemanı sözleşmeli kadrosuna almışlardır.  
 Bizler büyük bir özveriyle ülkenin istikrarı için Ak partisinin iktidarı için çalışırken, bizimle alay edenleri kadroya alarak bizlere üvey evlat muamelesi yapmak suretiyle maddi ve manevi olarak ezmişlerdir. Yaptıkları yanlış uygulamaların geriye dönüşü olmasa da, bundan sonra aynı hatalara düşmemeleri hususundan, “zararın neresinden dönersek kârdır” anlayışıyla,  Belediye Başkanlarımız Personel alımlarını ve personel hareketlerini şekillendiren, boş olan makamlara atama teklifi yapan daire başkanlarının tasarruflarını kontrol etmelidirler. AK partili yetkililer bindikleri dalı kestiklerinin farkında değillerdir, ] diyorlar. 
İlgililere duyurulur.
Bu yazı toplam 313 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37