• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli 5 °C

Han için..

İlksen ÇAĞLAYAN
Anne Olmak
Hayatta her mesleği seçebilir, yeteneğiniz, isteğiniz  ve ilgi alanınız dahilinde doktor, mühendis, öğretmen veya satış görevlisi olabilirsiniz.  Bu mesleği hayatınızın merkezi yapabilir ve tüm yaşamınızı ona göre programlayabilirsiniz. Buna göre başarılı  ya da başarısız olabilir, toplumda belli bir seviyeye, konuma ulaşabilir ve buna ek olarak da elbette belli bir miktar da para kazanabilirsiniz. Kendinizi bir başkasına tanıtırken mesleğinizi ön plana çıkarabilir, kendi varlığınızı sadece yaptığınız mesleğinizle ortaya koyabilirsiniz.  Bu şekilde kendinizi de tanırsınız ayrıca kendinizi de bir başkasına tanıtırsınız. Ortaya koyduklarınızla övgü alır, egonuzu da büyük bir oranda tatmin etmiş olursunuz.
Bir de hayatta mesleğimiz dışında kendimizi bulduğumuz veya sunduğumuz, içine doğduğumuz kimliklerimiz var. Bu kimliklerle yukarıda anlattığım gibi, çoğunlukla  ne kendimizin seçebildiği , ne kendimizi her zaman motive eden ne de bir şekilde maddi anlamda bize katkı sağlayan bir  özellik var. Tamamen toplumda yerimizi ifade eden, bir başkasına karşı kendimizi tanıtan bu kimlikler, bizi biz yapıyor. Çocuk olmak gibi, teyze olmak , amca olmak, baba olmak ya da anne olmak gibi.. 
Anne olmak ise.. Toplumun bir şekilde kadınlara anne olmalarını empoze ettiği bir gerçek var elbet. Aslolan Allah’ın bu kutsal görevi kadınlara  bahşetmiş olduğu gerçeği.. Bir cana can verme, içinde saatlerce değil, günlerce değil, aylarca taşıdığı, kendi kanıyla, kendi ruhuyla, kendi canıyla, kendi duygularıyla beslediği minicik bir beden ama koskoca bir ruh için içini titrettiği, içinin eridiği, aşkla, sevgiyle, özveriyle, çabayla,emekle büyüttüğü, yetiştirdiği bir çocuk için yıllarını feda eden annelerimiz.. Fedakarlıkla çocuklarını büyüten annelerimiz.. Yeri gelince  kendini bile unutarak tamamen çocuğuna kanalize olan, onun derdi, tasası, mutluluğu, mutsuzluğu ile ilgilenen  gece-gündüz, sabah- akşam  demeden çocuğunu düşünen,merak eden annelerimiz.. Yaşayamadığı tüm güzellikleri çocuğuna yaşatmaya çalışan, yaşadığı tüm kötülük ve fenalıklardan çocuğunu koruyup kollamaya çalışan annelerimiz.. Çok klişe, çok klasik belki ama saçını süpürge eden annelerimiz.. Yani diyeceğim o ki bir süpürge gibi çocuğunun etrafındaki her türlü kiri,tozu ,pisliği süpüren,yok eden ve onun çevresini temizleyen , onun geleceğini aydınlatan, iyi, ahlaklı,dürüst, doğru bir birey olması için çabalayan, bir süpürgeyi ordan oraya sallar gibi, kendini ve ruhunu da  çocuğu için de oradan oraya emek harcayan,yolunu açan annelerimiz.. Sırf kendi çocuğu için değil bütün çocuklar için iyilik isteyen annelerimiz. 
Anlatmaya çalıştığım şey aslında yaşanmadan anlaşılmayacak bir şey; çünkü hayatta bazı duygular, tecrübeler var inandığım, yaşamadan öğrenilemeyen; ancak yaşayınca anlaşılan,değer biçilen. Tıpkı annelik gibi, anne olmak, annelik yapmak gibi.. Suyun eline değmesini hissettiği gibi insanın anca yaşayınca, dokununca, hissedince, görünce kavradığı bir gerçek. Yaşamadan bilinmeyecek bir duygu, bir deneyim, bir anı;  içine sevgini, sonra da ruhunu kattığın, kendini feda ettiğin, her şeyin en iyisini onda görmek istediğin. Önce hissettiğin, sonra kalbinin sesini  duyduğun, sonrasında ise gözlerinle gördüğün insanı büyüleyen, aklını başından  alan dünyanın  en güzel varlığı.. Evlat..bir annenin , önce içgüdüleriyle sonra da öğrendikleriyle büyüttüğü, emeğini, zamanını, enerjisini harcadığı o minik beden, yani evlat.. 
Yaklaşık 3 hafta önce benim de anneler arasına katıldığım, hayatta beni en çok duygulandıran, beni en çok etkileyen annelik sevincimi yaşatan canım oğlum Han için yazdığım bu satırlar ne duygularımı ne düşüncelerimi ne de hislerimi olduğu gibi anlatıyor. Hamileliğinden doğumuma kadar mutluluk, merak, heyecan ve neşe ile beklediğim, bu süre zarfında her bir duyguyu, düşünceyi, yaşadığım tecrübeyi kendi hafızama kaydetmeye çalıştığım, unutmamak için kendimi zorladığım bu özel anları burada tümüyle paylaşabilmek çok zor , çünkü dediğim gibi hayatta bazı deneyimler var insanın anca  yaşayınca anlayabileceği ve bunu anlatmak için boş sayfalara,saatlere ihtiyacı olduğu, dünyaya  geldiğinde sesini duyduğun ilk andan, göz göze  geldiğin ilk ana kadar ayrı geçen o kısa süre içerisinde bile insanın özlediği, her an acaba iyi mi,keyfi, sıhhati yerinde mi diye düşündüğü, geleceği için neler yapabilirim endişesi taşıdığı, onu koruyup kollamak için her türlü çabayı gösterdiği gibi bambaşka ve karmakarışık duygular taşıdığı anne kimliğimle karşılıyorum bu seneki Anneler Günü’nü. Kendi annemi çok çok daha iyi anladığım, özverinin, fedakarlığın, anneliğin ne demek olabileceğini gördüğüm bu 3 haftalık süreçte aslında anne kelimesinin içinde barındırdığı onca anlamı idrak ettim. Dilerim ki canım oğluma her anlamda iyi bir anne olabilirim. Dilerim ki benim annem için düşündüğüm ve hissettiğim her bir duyguyu ben de ona yaşatıp, onu mutlu edebilirim. Dilerim ki önce kendine, sonrasında başkalarına ve hatta öncelikle kadınlara saygıyı, sevgiyi, doğaya, hayvanlara karşı iyi niyeti öğretebilirim. Dilerim ki iyi bir insan olmak için güzelliğe değil iyi bir kalbe sahip olması gerektiğini fark ettirebilirim. Dilerim ki bir annenin olabileceği kadar yakın bir sırdaş, her türlü destek için bir arkadaş olabilirim. Dilerim ki vicdanı, iyiliği, güzelliği, dürüstlüğü, insanları farklılıklarıyla dahi bile olsa sevebilmeyi, saygı duymayı ve de saygın olmayı öğretebilirim. Ve asıl ben önce Allah’a sonra oğluma minnettarım bana bunca güzelliği yaşattığı, anneliği tattırdığın için..
Öncelikle, her şeyin en iyisini hakeden dünyalar güzeli canım anneciğimin, ikinci annem kayınvalidemin, anneannelerimin , babaannelerimin Anneler Günü’nü kutluyorum, ellerinden öpüyorum,onlar hayatımda olduğu için şükrediyorum. Oğluma bundan sonraki hayatımda Anneler Günü’nü benim için anlamlı kıldığı için teşekkür ediyorum. Her şey gönlünce olsun güzel oğlum.. Seni çok ama çok seviyorum, şimdilik ninnilerle sonradansa güzel düşüncelerle uyu, uyu da büyü .. Seni seviyorum Han ..çok..hem de çok...
Bu yazı toplam 169 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37