1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Hangi yönetime ne kadar para geldi?
Hangi yönetime ne kadar para geldi?

Hangi yönetime ne kadar para geldi?

Kongrede Kemal Yazıcı, 1991’den bugüne yönetimlerin ne kadar borç yaptıklarıyla ilgili ayrıntılı rapor sundu üyelere. 70 milyonluk borca hangi yönetimin ne kadar katkısı olmuş gördük, sorgu

A+A-

Kongrede Kemal Yazıcı, 1991’den bugüne yönetimlerin ne kadar borç yaptıklarıyla ilgili ayrıntılı rapor sundu üyelere. 70 milyonluk borca hangi yönetimin ne kadar katkısı olmuş gördük, sorguladık. Hangi dönem ne kadar borç yapıldığı elbette önemli bir gösterge ancak yönetimlerin ne kadar bütçeyi kullandıklarını öğrenmek için gelen paraları da bilmemiz gerekiyor.

Kime ne geldiğini merak ediyoruz

Hangi yönetime ne kadar para gelmiş işin o tarafı da açıklanmalı ki dönemleri daha sağlıklı sorgulayalım. Büyükşehir’in 30 milyon verdiği söyleniyor. Kulübün kayıtlarında mutlaka vardır. Hangi dönem ne kadar gelmiş, açıklansın. Futbol Federasyon’undan gelen naklen yayın paraları, Spor Toto teşkilatından gelen paralar var. Hepsi resmi, hepsi kayıtlı. Hangi dönem, kim ne kadar naklen yayın, İddaa geliri almış, bunlar tek tek ortaya dökülmeli. Örneğin Serhan Gürkan döneminde 20 milyon borç yapıldığı açıklanmıştı. Aynı dönem kulübe kimden, ne kadar para gelmiş o da ilan edilmeli. Bildiğim kadarıyla Büyükşehir’den en çok para Mustafa Ekşi yönetimine gelmişti. Yine bildiğim kadarıyla Serhan Gürkan dönemi federasyondan naklen yayın ve İddaa geliri olarak kulübe çok önemli kaynak aktarılmıştı. Her şey kulübün kayıtlarında vardır. Sevgili Kemal Yazıcı’dan hangi yönetime ne kadar para geldiğiyle ilgili bilgileri de kamuoyuyla paylaşmasını bekliyoruz.

Yönetici bağışları da açıklansın

Sanıyorum Kocaelisporluların merak ettiği bir şey daha var. Son 20 yıllık süreçte hangi yönetici ne kadar para bağış yapmış, bununla ilgili de mutlaka kayıt vardır. Açıklanmasında fayda var. Benim bildiğim Mehmet Tüysüz ağabeyin 1 milyona yakın bir bağışı olduğu. Bu bilgi doğru mu, diğer yönetici bağışları ne kadar? Tek tek açıklanırsa iyi olur. Şeffaflık ilkesi doğrultusunda kulübün tüm hesap kitapları ortaya dökülsün, kamuoyu tüm gerçekleri öğrensin.

Bu tür maçlardan her zaman korkarım

Devre arası Kocaeli takımlarına hiç yaramadı. Kocaelispor üç maçtın kötü gidiyor, Körfez’in durumu içler acısı, Gölcük de modaya uyuyor. Demek ki temsilcilerimiz devre arasını iyi değerlendirememiş. Diliyoruz, bekliyoruz artık çıkış başlasın, yüzümüz gülsün.

Rakibin konumu aldatmasın

Hedefi Play-Off olarak belirleyen Gölcükspor, ikinci yarının ilk üç maçında galibiyet yüzü göremedi. Tam 7 puan kaybetti. Temsilcimizin şansı, üstündeki takımların da puan kayıpları oldu. Play-Off hattıyla aramızda sadece iki puan fark var. İddiamızı ve inancımızı güçlü bir şekilde sürdürüyoruz. Kırmızı-Siyahlı ekibimizin fikstür avantajı var. Rakipler birbirleriyle oynarken Gölcük, iki hafta içerde maç yapacak. 6 puan temsilcimizi iyi bir noktaya getirir, büyük olasılıkla Play-Off hattına sokar. Bugünkü rakip Zeytinburnuspor. İstanbul ekibi çok erken havlu attı, 4 puanla son sıraya çakılı kaldı. Düşme hattının üzeriyle aralarında tam 17 puan fark var. 20 maçta bir galibiyet, bir beraberlikleri var. Üstelik çuvalla gol yemişler. Kağıt üzerinde kesin favoriyiz. Çok kolay bir maç gibi gözüküyor.

Rehavet, felakettir

Ancak ben oldum olası bu tür maçlardan korkarım. Ununu eleyip eleğini asan takımlar her zaman tehlikeli olmuştur. Bir söz vardır ya, sinek ufaktır ama mide bulandırır diye. Futbol sürprize açık bir oyundur, hiçbir maçın garantisi yoktur, hiçbir maç oynamadan kazanılmaz. Futbolda peşin hükümlü olur, nasılsa kazanırım anlayışıyla hareket edersen ummadığın tokadı yersin. Rehavet, felaketimiz olur.  Gölcükspor’un bugünkü maçta dikkatli ve tepkinli olması gerekiyor. 90 dakika aynı ciddiyetle, disiplinle oynamalılar ki istediklerini alsınlar. Teknik ekip zaten bu konuda futbolcularını uyarıyordur. Aman dikkat diyorum ben de. Gölcükspor maalesef yeterli taraftar desteğini göremiyor, genellikle çok az taraftar önünde maçlarını oynuyor. Elbette bu durum yakışmıyor. Dilerim bugün tribünlerde kalabalık ve coşku olur. Tüm Gölcüksporluları, Gölcük halkını maça davet ediyorum.

Gölcükspor’u artık 2. Lig’de görmek istiyoruz. 3. Lig’den artık hepimiz sıkıldık. Hasretin bu sezon sona ermesini bekliyoruz. Önce Play-Off’a çıkacağız, oradan da bir üst lige çıkacağız. Başka yolu yok bunun. Hedefe giden yolda ilk engel Zeytinburnuspor. Haydi Gölcük göster gücünü, güldür yüzümüzü.

Bu nasıl bir atama beyler?

U-16 Ligi dün start aldı. Hayırlısı olsun. İlk hafta Kavaklı’da Gölcük İ. Y-İhsaniyespor maçı vardı. İl Hakem Kurulu atama listesine baktığımda maçın orta hakeminin Erhan Yalta olduğunu gördüm ve şaşırdım.

Ne alaka, bu nasıl bir atama diye kendi kendime sordum. İhsaniyespor’un A takımını ve küçük yaş gruplarındaki takımlarını Şemsettin Yalta’nın çalıştırdığını, Erhan Yalta’nın da onun oğlu olduğunu bilmeyen azdır. Hele hele İl Hakem Kurulu gibi bu konularla direkt ilgili bir konumdaysanız, hangi hakem kimin oğlunun bilmek zorundasınız. Ancak gelin görün ki, İl Hakem Kurulu, dünkü İhsaniye-Gölcük İ. Y maçına Erhan Yalta’yı atamış. Babası kenarda antrenör, oğlu hakem. Olur mu hiç böyle şey? Olmaz elbette. Son anda mı hatalarını fark ettiler, yoksa Erhan Yalta mı maçı kabul etmedi bilemiyorum. Sonuçta Erhan Yalta çıkmadı maça. Önemli bir hatadan dönüldü.

İl Hakem Kurulu Erhan Yalta’yı babasının takımının maçına göndererek atamalarda ne kadar hassas ve dikkatli olduğunu gösterdi! Tebriklerimizi gönderelim!

Bu haber toplam 1166 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.