1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Hangisi daha öncelikli?
Hangisi daha öncelikli?

Hangisi daha öncelikli?

Türkiye’nin seçiminin üzerinden bir hafta geçti. Siyaset şekillendi. Türkiye’yi yine AKP’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın yöneteceği açıkça ortaya çıktı. Bir haftadır siyasette yeni dönem için

A+A-

Türkiye’nin seçiminin üzerinden bir hafta geçti. Siyaset şekillendi.  Türkiye’yi yine AKP’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın yöneteceği açıkça ortaya çıktı.

Bir haftadır siyasette yeni dönem için temel tartışma konusu Anayasa Değişikliği oldu.

Kuşkusuz Türkiye’nin demokrasisini ilerlettiği bu dönemde, artık sivil anayasasını yapmak, Anayasayı tamamen yeniden yazmak, bu bağlamda beklentilerini karşılamak gibi bir yükümlülüğü bulunuyor.

İyi de Türkiye’nin yegane sorunu yeni Anayasa yapmak mı?..

Bence Türkiye’nin birinci sorunu ekonomidir, işsizliktir…

Bizi gerçekten teğet geçen-ya da öyle görünen- büyük kriz hala dünyanın birinci gündem maddesi. Çevremizdeki ülkelerde isyanlar var. Bir yandan ister istemez yeni göçler alıyoruz. Avrupa ülkeleri, yanıbaşımızdaki Yunanistan, iflasın eşiğinde.

pek fazla söylenmiyor, telaffuz edilmiyor ama, bizim ekonomimiz de pamuk ipliğine bağlı.

AKP iktidarı döneminde ekonomideki en büyük başarı olarak enflasyon canavarının yere serilmesi gösterildi. Seçim öncesinde mayıs ayındaki son rakamlar, bu konuda da sıkıntı çıkabileceğine işaret ediyor.

Üretimden neredeyse tamamen çekilen Türkiye, pek çok ihtiyacını dışarıdan ithalat yoluyla temin ediyor. Türkiye’nin dış ticaret açığı çok ciddi ve tehlikeli bir hızla artıyor. Kayıkla satıyor, keçeyle alıyoruz. Aradaki büyük açığı,  Türkiye’yi sömüren sıcak para ile karşılamaya çalışıyoruz.

Piyasalara bakın.. Piyasalar için sıcak deniliyor. Tüketim yüksek deniliyor.. Neden?.. İnsanlar bankalardan kredi almaya özendiriliyor. Sanki, krediyi bankalar bedava veriyorlar. Her yerde  yeni konut reklamı, otomobil reklamları.

İnsanlar özeniyor, bankadan kredi çekip, yeni araba, yeni ev almaya kalkıyorlar. Sonra bankaya her ay avuç dolusu taksit öderken, bütün tüketimden vazgeçiyorlar.

Türkiye’de neredeyse bir ayda satılan takım elbise, ayakkabı sayısı, otomobil ya da konut sayısının altında kalacak.

Sağlıksız bir yapı var. Hemen herkes bir şekilde borçlu. Eskiden, eş dost ahbaba borçlanırdınız. Faizsiz borçtu. Ödeyemezseniz, ödemekte geç kalırsanız, bir süre alacaklıya gözükmemeyi tercih eder, kaçardınız.

Ya da mahalle bakkalına, kasaba, manava borç olurdu. Olsundu canım.. Bir süre önünden geçmez, dükkanına uğramaz, eliniz bollaştığınızda borcunuzu kapatırdınız.

Şimdi öyle değil. İnsanlar bankalara borçlu. İki yılda bir devlet alacaklarını affediyor, tahakkuk eden faizin üzerini çiziyor da, bankalar bunu yapmıyor. Zaten ülkemizdeki bankaların da çok büyük bölümü yabancı. Alacaklı olduklarında, borçlunun gırtlağına basıyorlar.

Türkiye otomotiv sektöründeki üretimi ile, ihracatı ile övünüyordu. Son aylarda Türkiye’nin dışarıdan otomobil ithalatının da, dışarıya otomobil ihracatının üzerine çıktığı anlaşıldı. Bunlar tehlikeli gelişmeler.

İşsizlik son aylarda geriliyor gibi görünse de büyük sorun. Mevsim nedeniyle, inşaat sektörü, tarım sektörü, turizm sektörü geçici işçiler istihdam etti.

Kışın ne olacak?.. Yaz bitecek, Ramazan, Bayram geçecek.. Türkiye üretime yönelik istihdam yaratamazsa, işsizlik ne olacak?..

Başbakan seçim sonrası balkon konuşmasında sosyal yapı, yaşam tarzı konusunda yine çok mütevazı açıklamalar yaptı. Anayasa konusunda da uzlaşma vaat etti.

Aynı alicenap tavrı, ekonomi alanında da göstermeli. Yeni anayasayı, önümüzdeki dört yıl içinde yapacağız. Bu konuyu bir yıl sonra da önümüze koysak olur.

Ama ekonominin acil müdahale ihtiyacı var. Başbakan, muhalefetin seçim dönemindeki bazı önemli ve somut vaatlerini dikkate alabilir, uygulayabilir.

Örneğin, CHP’nin “taşeron işçileri” konusundaki vaatlerini, AKP iktidarı neden uygulamasın?..

Ya da Ramazan’da her eve kumanya dağıtmak, kış başında her eve çuval çuval kömür yıkmak yerine, yoksul ailelere aylık 600 TL maaş bağlamayı hedefleyen Aile Sigortası neden uygulanmasın?.. Yoksul ailelere ayni yardım yerine nakdi destek sağlanırsa, bundan esnaf da yararlanır, unutulmasın.

Bir de MHP’nin emekliye 13 ncü maaş sözü vardı.

Varsın, Sayın Başbakan öğrenciler için söz verdiği el bilgisayarlarını bu yıl dağıtmasın. Yine öğrencilerin kitapları verilsin. Ama el bilgisayarları, iki-üç yıl sonraya kalsın. Eylül ayında devlet, emeklilerine birer maaşlık ikramiye versin. Yıllardır sürünen emekli, hiç değilse iki ay rahat nefes alsın.

Bunları konuşmanın, bunları tartışmanın, hemen bütün enerjiyi ve dikkati anayasa değişikliğine vermekten daha mühim ve öncelikli olduğuna inanıyorum.

AKP’ye bu millet çok büyük destek verdi. Her iki seçmenden biri, Başbakan Erdoğan’a bir kez daha güvendi. AKP’ye oy verenlerin büyük bölümü, dar, sabit gelirli insanlar. Emekli de, esnaf da, köylü de, taşeron işçisi de, işçisi de 12 Haziran’da yine AKP’ye, Erdoğan’a güvendi.

Önce milletin karnı doymalı. Önce ekonomideki olası riskler ortadan kalkmalı. Türkiye’nin üretmesi, istihdam yaratması, dış ticaret açığını kapatması lazım. Aksi halde, akaryakıt zamları devam eder, kış geldiğinde, elektriğe, gaza yeni zamlar binerse, bu millet çok zor günler yaşar.

Anayasa değişikliği, çok geniş uzlaşma, çok uzun pazarlık gerektiren önemli ama uzun süreçli bir iş..

Ekonominin ise, daha acil önlemlere ihtiyacı var gibi görünüyor.

Bu haber toplam 1514 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.