1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Hangisi doğru söylüyor?
Hangisi doğru söylüyor?

Hangisi doğru söylüyor?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile İSU'da çalışan yaklaşık 2600 işçi ile ilgili sendikaların mücadelesi bütün şiddeti ile devam ediyor. Görülen o ki Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu da bu

A+A-

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile İSU'da çalışan yaklaşık 2600 işçi ile ilgili sendikaların mücadelesi bütün şiddeti ile devam ediyor.

Görülen o ki Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu da bu yarışın tam ortasında kaldı. Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası ile Hak-İş'e bağlı Hizmet-İş sendikası arasındaki “Üye kapma” yarışı, tahminimce işçileri de huzursuz ediyordur.

Bu büyük yarışta kime inanmak gerektiğini de şaşırdık...

12 Haziran seçimleri sonrasında yeni Şube Başkanı Adnan Uyar ile atağa kalkan Belediye-İş, üye sayısının 1500'e yaklaştığını, çoğunluğu ele geçirdiklerini ve Eylül ayında yetkiyi alacaklarını söylüyor.

Hizmet-İş de bu süreçte zorunlu bir şube başkanı değişikliği yaptı. İrfan Gün'ün istifasından boşalan şube başkanlığına getirilen Hanefi Örengil, Belediye-İş'e sadece 582 işçinin geçtiğini, Büyükşehir ve İSU'da çalışan işçilerden 2 bin kadarının hâlâ kendilerine üye olduğunu söylüyor “Çoğunluk bizde. Yetki de bizde” diyor.

Belediye hizmetleri iş kolunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nde yetki kazanmak sendikalar için çok önemli. Büyükşehir ve İSU işçileri üzerinde büyük baskı yaratan bu transfer dönemi de bu yüzden hayli hareketli.

Eylül ayına kadar kesin durum ortaya çıkacak. Hangi sendikanın daha fazla üyesi bulunduğunu Çalışma Bakanlığı belirleyip ilan edecek. Göreceğiz bakalım, Belediye-İş Başkanı Adnan Uyar mı, yoksa Hizmet-İş Başkanı Hanefi Örengil mi doğru söylüyor...

Gençler tatili fazlasıyla hak etti

Sonunda sınavlar maratonu sona erdi. YGS'deki şifre iddiaları ile başlayan gelişmeler, bu yıl üniversite kapısına gelen 1 milyon 700 bin civarındaki genci perişan etti.

Bu yıl liseyi bitiren, üniversite adayı olan gençler, geçmiş yıllara oranda çok daha büyük işkence yaşadılar. Çok yıprandılar. Çok üzüldüler, psikolojileri bozuldu. Arka arkaya yapılan sınavların sonuncusu nihayet geçen Pazar günü bitti.

Ne yazık ki, gençleri bu kadar büyük sıkıntıların içine atan ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir hâlâ görevinin başında. Üstelik YÖK, demir hakkında yasal soruşturmaya bile izin vermedi.

Vicdanlar hâlâ yaralı. Üniversite adayları ile aileleri yılların emeğinin ardından bütün sonuçlara kuşkuyla bakar durumdalar.

Ama bitti. Artık bitti. Bu yıl başka sınav yok. Çocukluklarını, gençliklerini yaşayamayan, yıllardır bu sınavlar için hazırlanan gençler için artık tatil zamanı. Bu gençlerin aileleri, bütün ekonomik olanaklarını zorlayarak, yaz mevsiminin geri kalan bölümünde çok yıpranan çocuklarının iyi bir tatil yapması için gereken şartları hazırlamalı.

Daha sonuçlar açıklanana kadar ÖSYM kaynaklı yeni skandal, yeni büyük hataların ortaya çıkması konusunda kuşkularım da yok olmuş değil. Ama artık yapılacak bir şey kalmadı. 2010-2011 eğitim döneminde üniversite kapısına gelen, sınavlar döneminde çok büyük stres yaşayan, psikolojisi bozulan bütün gençlerin çok iyi bir tatili hak ettiklerini düşünüyorum.

Cafe-Restaurant kültürü çok benimsendi

Türkiye'de kilometrekareye düşen “Cafe-Restaurant” sayısı açısından en önde gelen şehirlerden birinin İzmit olduğunu tahmin ediyorum.

Bundan 10-15 yıl önce hamburgerci, pastane vardı. Genellikle erkeklerin bir araya gelip oturduğu, çay içip, okey, batak oynadığı kahveler vardı. Cafe-Restaurantların sayısı ise bir elin parmaklarını geçmezdi.

Önce tek tek başladı. İyi örnekler tutunca, özellikle Karabaş Mahallesi bölgesi, adeta “Cafe-Restaurant” bölgesi hâline geldi. Çok güzel mekanlar var. Sayıları da giderek artıyor. Önceleri pastane olan mekanlar da konsept değiştirip, cafe-restaurant hâline geliyor. Sabahları zengin kahvaltı var. Gün boyu, kahve, sıcak içecek çeşitleri. Öğlen ve akşam saatlerinde yabancı mutfaklardan seçme yemeklerden oluşan menüler.

Özellikle birkaç cafe-restaurant çok tutmuş durumda. Akşamları bazılarının önünden arabayla geçmek bile olanaksız. Çoğunda oturacak bir sandalye bulamıyorsunuz.

İnsanlar gölgeye kaçmak istediklerinde ya da yağmurdan sığınmak istediklerinde kendilerini cafe-restaurantlara atıyorlar. Bir çay içip, uzun süre oturabiliyorsunuz. Üstelik hemen hepsinin sigara içilebilir açık alanları var. Sevgililer buluşuyor, iş arkadaşları bir araya gelip, sohbet ediyor. Randevular cafe-restaurantlarda veriliyor.

Cafe restaurantlar Pazar günü neredeyse tamamen boşalan İzmit'te en dolu mekanlar hâline geldi.

Belli ki en azından şimdilik bu iş tuttu.

Bakalım modası ne kadar sürecek?.. İzmit biraz maymun iştahlıdır. Bazı şeyler bir süre moda olur, sonra unutulup, gider.

Bu haber toplam 1189 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.