1. HABERLER

  2. Hani tarih, kültür ve turizm kenti olacaktık
Hani tarih, kültür ve turizm kenti olacaktık

Hani tarih, kültür ve turizm kenti olacaktık

İnsanın canını acıtıyor, yüreğini yakıyor doğrusu. İçinde tarih, dışındaysa doğa harikaları fışkıran bir kentin kaderine bak. Demek ki, sahip oldukları değerleri bir kere ellerinden kaçıran toplum

A+A-

İnsanın canını acıtıyor, yüreğini  yakıyor doğrusu. İçinde tarih, dışındaysa doğa harikaları fışkıran bir kentin kaderine bak. Demek ki, sahip oldukları değerleri bir kere ellerinden kaçıran toplumlar, çok büyük  mücadele vermedikleri  taktirde, kolay kolay  geri alamıyorlarmış.

Bu cennet bölgeyi zamanında  adına “toplumsal çıkarlarımız” koydukları masalla uyutularak  sanayi devlerine  parsel parsel kurban edenler, bu kentin kalemini o gün kırmışlar. Ölüm kararı o günden bu güne acımasızca yapılan işkencelerle  devam etmiş. Arada duyarlı yöneticilerin “Yeter” demesi sonucu azıcık durdurulsa da, kısa sürede onlarında seslerinin kesilmesinin formülü  bulunmuştur. Bizler o günlere fazla tanık olamadık ve o masalları dinleyemedik.

Sadece kendimizi bildik bileli o kayıpların ardından yaşanan kaoslara şahit olup isyan ettik.

Belki dedik, belki. Bu kentin  sözde çıkarlarının getireceği rant dışında, doğasının da, tarihinin ve kültürünün de  getirisi olacağını düşünebilen ve devletin üst karar odaklarını ikna kabiliyetine sahip bir yönetici bulabilir miyiz. Umut ettik  ama maalesef olmadı. Biz, yani bu kentin doğasının yok edilerek katlinden en büyük payı alan sade vatandaş. İzmit’ten ve dolayısıyla Kocaeli’nden başka gidecek ve sefa sürecek yeri olmayanlar. Af edersiniz sizin hak aramaya veya fikir beyan etmeye gücünüz var mı.? Veya bu ilin doğasının katledilme kararları alınırken, size soran var mı. ? Hadi canım, ya para babaları darılırsa  birilerine, Allah esirgesin kızıp gidiverirlerse sonra. Haa bak, kurdukları dev  kuruluşlara işsiz çocuklarınızı da almazlarsa görürsünüz gününüzü. Evet efendim, kim isterse gocunsun, işin gerçeği böyle. Uygulanan duyarsızlığın açılımı bu düşüncenin karşıtı adeta. Şimdi sormak isterim. O kara dumanlı dev fabrikalarda kaç  Kocaeli nüfuslu insan istihdam ediyor.? Ayıp olmasın diye veya siyasilerin  rahatlaması adına, bilhassa vasıfsız olarak işe aldıkları varsa da, altı ay sonra bir nedenden dolayı koyuveriyorlar kapının önüne. Al sana hem işsiz, hem de yaşadığı haksızlığı problem edinen bir dünya bunalımlı insan. Dahası, kandırılarak sağlık gibi iş, aş gibi olmazsa olmaz haklarını para uğruna  bir kalemde silip atan ve görmezden gelen yetkililerin çıldırtan adamsendeciliği. Asla egoist ve  ilimize ve toplumumuza yansıyacak zenginlikleri  bilinçsizce ret edecek  yapıda değilim.  Tam tersine, bu il için yapamayacağımız güzellik, katlanamayacağımız sıkıntı söz konusu dahi olamaz. Ancak  aklın yolu doğrudan geçer  arkadaşlar. Kentin batısı çoktan sanayinin kurbanı olarak ödüyor bedelini. İşte Dil ovasının acıklı hali. Gebze’de ondan aşağı değil ya. Şimdi sıra doğu bölgesinde sağlıklı kalan vatandaşın biletini kesmekte anlaşılan.

Dün, başta çöp fabrikası olmak üzere diğer koku ve duman salarak “ bölge sakinlerinin sağlığıyla oynanıyor” diye bangır bangır bağıranlar. Ne hikmetse bu gün aynı bölgeye dünyanın  çelik devi “Posco” nun fabrikasının kurulması için protokol imzalıyorlar.  Muhtemelen, gelecek  artık bu bölge içinde karanlık. Aynı Dilovası, Gebze, Hereke gibi. Yani zehir soluyacağız.

Sayın İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan. Bu ile yenilikler getireceğinize inanmıştık. Ve bizi gerçekten ümitlendirmiştiniz. Çevreye ve kentin tarih, kültür ve turizmine  samimi destek verdiğinizi sanmıştık. Eeee şimdi ne olacak. ? Bu güne dek çevre kirliliği adına yapmış olduğunuzu belirttiğiniz  maddi manevi yatırımlar, para babalarının  doyumsuzluğunun narına mı yanacak. ?Siz hassas ve insan sağlığının en ince noktalarını bilen bir yöneticisiniz.

O bölgelerde  oturan bir çok yakınım ve arkadaşım var. Bir ucu Kartepe’ye kadar uzanan yeni yerleşimde yaşamanın ayrıcalığı, zevki ve zindeliğiyle övünüyorlardı. Şu andaysa inanılmaz endişe  içindeler. Onların kaybı sadece sağlıkla sonuçlanmıyor.  Biliyorlar ki manevi yıkımları kadar yarın maddi yıkımda yaşayacaklar. Eğer önlem alınmazsa, şimdiden  alınlarının teriyle ve bin bir zorlukla  sahip oldukları evleri değer kaybına uğrayacak.

Tabii ki  üzülüyorlar. Eh biliyorsunuz “ mal canın yongası” derler.  Sayın Başkan, biliniz ki daha da sizin bu katliama göz yumacağınıza inanmıyorlar.

Yatırım büyük. 350 milyon dolarlık. Hızlı bir üretimle başlanacakmış işe. Ve dediğimiz gibi işe girecekmiş çok sayıda insan. Biz bu filmi daha önce görmüştük beyler. Görmediklerimiz ise bıraktığı izlerle daima hatırlanıyor. Eğer unutuldu sanıyorlarsa yanılıyorlar. Hyundai  mağduru yüzlerce kişi isterseniz onlara anlatsınlar yaşadıklarını. Biz kentimizde kaybedilen zengin doğa değerlerinin ardından dövünmeyi sürdürürken, bu yeni gelişme yaraları kanattı diye düşünüyorum. Tarafsız, hiç bir çıkarı olmaksızın ve geleceğine sorumluluğu olan tüm Kocaelililer bu duruma suskun kalmayacaklardır, biliyorum. Sonuçta, “Eşsiz doğamıza kavuşuyor, ona dönüyoruz. Dönmemiz için duyarlı ve hassas yöneticilerle bütünleşeceğiz, çünkü onlar  bu kente ve halkına söz verdiler” derken böylesi şok yaşamak istemezdik doğrusu. Ancak idea ediyorum ki, rant peşinde koşarak  vatandaşı harcayan para babalarının işi, bu gün çok daha zor olacak.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.