1. YAZARLAR

  2. Hayrettin ALBAYRAK

  3. Hayallere ulaşmanın yolu, amatör ruhu kaybetmemekten geçiyor
Hayrettin ALBAYRAK

Hayrettin ALBAYRAK

Yazarın Tüm Yazıları >

Hayallere ulaşmanın yolu, amatör ruhu kaybetmemekten geçiyor

A+A-

Önceki gün öğleden sonra, “Amatör ruhunu kaybetmeyen profesyoneller” konulu panel için Derince’deydim. Sağ olsun organizasyonun fikir sahibi ve emekçisi Onur Kırdan kardeşim geçen yılki gibi moderatörlük görevi için beni uygun görmüş. Derince’nin seçkin mekanı Yelken Cafe’deki panel için ilçedeki öğrenci ve sporcular salonu doldurmuştu. Ayrıca 3.Lig’de mücadele eden Belediye Derincespor takımı, mülki amirler Kaymamak, Belediye Başkanı ve diğer üst diğer protokol tam kadro oradaydı.

top-zeki-aygun.jpg

AYGÜN AMATÖR RUHU SEVİYOR

Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün, sporun amatör ruh tarafıyla ilgilidir ve önem verir. Başarının da ancak bu durumda geleceği inancındadır. Paneldeki konuşmasında bu vurguyu yaparak, gençlere yeni spor alanları müjdesi verdi. Bu arada 3.Lig’deki takımın taraftar desteğine ihtiyacı olduğunu belirtip, gençleri stadyuma davet etti. Panelistler bildik isimlerdi. Karatede Türkiye’ye ilk Dünya şampiyonluğunu kazandıran ve sonrasında da önemli başarılara imza atıp medarı iftiharımız olan İzmitli Haldun Alagaş, Milli Takım ve Beşiktaş’taki performansıyla bir döneme imzasını atan Sinan Kaloğlu ile 2007-08 sezonu şampiyonluk kadromuzda yer alan, sakatlık nedeniyle devre arasında ayrılmak zorunda kalan Muhammed Türkmen.

top-muhammed.jpg

ÖĞÜTLERDE BULUNDULAR

Samimi bir ortam vardı. 1 saat kadar sürdü panel. Daha doğrusu 1 saatle sınırlıydı. Yoksa bıraksak hem panelistlerin, hem salonu dolduran gençlerin enerjisiyle akşama kadar devam edebilirdik. 3 yıl önce futbolu bırakan Sinan, Almanya’da adını verdiği bir akademi kurmuş. Türkiye’den önemli bir teklif bekliyor. Olursa dönecek, yoksa Almanya’da devam edecek. Muhammed, TFF’de antrenör eğiticiliği yapıyor. Haldun, malum Milli takımda antrenörlüğe devam ediyor. Üçü de önce hayal etmişler ve önlerine çıkan engelleri çalışarak aşarak kariyerlerinin zirvesine çıkmışlar. Amatör ruhlarını kaybetmeden yapmışlar bunu. Hikayelerini anlattılar, salonu dolduran gençlere öğütlerde, uyarılarda bulundular. Sinan’ın 9 yaşındayken yaşadığı bir olay her şey hayal etmekle başlar sözünün ne kadar doğru olduğunu anlatıyordu.

top-haldun-001.jpg

FEYYAZ UÇAR OLAYI

Bolu’da doğmuş ve küçüklüğünü, gençliğini orada geçirmiş. Babasının, “Süleyman Seba’nın takımını tutmalısın” tavsiyesiyle Beşiktaşlı olmuş. Siyah-Beyazlı takım Boluspor maçına geldiğinde maç bitimi sahaya inmiş ve Feyyaz Uçar’dan forma istemiş. Feyyaz, “Yönetimin kararı var, kimseye forma veremiyoruz” deyince yıkılmış ama hırs da yapmış. Feyyaz’a dönüp, “Bir gün o formayı ben giyeceğim ve sen gelip benden istediğinde vermeyeceğim” demiş. Dediği gibi de olmuş. Yıllar sonra Şampiyonlar Ligi maçı sonrasında yardımcı antrenör Uçar, Sinan’dan bir yakını için formayı istediğinde başta, “Kusura bakma” demiş, geçmişteki o olayı anlatmış ama sonradan dayanamamış vermiş. Bu arada bir soru üzerine kariyeri boyunca ilk ve tek kırmızı kartı, futbolu bıraktığı sezon Samsun maçında, oyundan çıktıktan sonra yedek kulübesinde annesine edilen küfürlere karşılık verdiği için gördüğünü de söyledi.

top-009.jpg

ETKİLEYİCİ MESAJLAR

Muhammed’in mesajları da çok etkileyiciydi. Kendisini çok geliştirmiş, tam bir eğitimci olmuş. TFF’de boşuna görev verilmemiş. Muhammed, alt yapı, tesisleşme ve spor kültürü vurgularıyla Türk futbolunun geleceğine dair önemli mesajlar verdi. Öyle güzel, tane tane anlattı ki, pür dikkat, hatta hayranlıkla dinledik. Soru-cevap bölümünde başta bir iki el kalktı, ilk konuşmalardan alınan cesaretle kalkan ellerdeki sayı ciddi derecede arttı. Belediye Derincespor U19 takımındaki bir futbolcu yakinen tanık olduğu ve belki ki canının yandığı bir olayı aktarıp, torpil konusunu gündeme getirdi. Sinan, “Tiyatrocu, sinema oyuncusu veya futbolcu. Yeteneği yoksa sahnede, sahada kalamaz. Kabiliyet gerektiren mesleklerde torpil olmaz” dedi.

TORPİL, BİR YERE KADAR

Konuyla ilgili araya girip, bir örnekle düşüncemi aktardım. İsmi önemli değil, o zaman yazmıştım. Geçmişte Kocaelispor’a torpille gelen bir futbolcu vardı. Dönemin teknik adamı yeteneği olmadığı için oynatmıyor ama yukarıdan gelen baskıdan yedeğe almak zorunda kalıyordu. En son bir kupa maçında herkes görsün diye onu sahaya sürdü. Torpilli oyuncu kısa sürede taraftar tarafından ıslıklandı ve hemen dışarı alındı. Ertesi gün de sözleşmesi feshi edildi. Evet, futbolda torpil vardır ama saha kenarına kadar geçerlidir; birilerinin kıyağıyla oraya gelirsiniz ama verdiğim örnekte çok net görüldüğü gibi sahaya çıkıldığında foya meydana çıkıyor, orada torpil işlemiyor.

top-aglarda-027.jpg

GÜRÜLTÜ ANINDA KESİLDİ

Bu arada unutmadan, panelin hemen başında salonda çok görüntü olunca Sinan Kaloğlu haklı olarak rahatsız oldu ve gençlere dönüp, “Üçümüz işimizi gücümüzü bırakıp sizin için buraya geldik. Hayallerini gerçekleştirmiş sporcular olarak sizlere yol göstermek için buradayız. Bu organizasyon sizler için yapılıyor. Büyükler buraya sizler için geldiler. Ama sizler dinlemek, bir şeyler öğrenmek, kafanızdaki soru işaretlerine yanıt aramak yerine aranızda konuşuyorsunuz. 1 saat sabredin dışarıda konuşursunuz, lütfen ayağınıza gelen bu fırsatı değerlendirmeye bakın” dedi. Uyarı daha doğrusu nasihat işe yaradı, salondan çıt çıkmadı.

top-sinan.jpg

SİNAN NEDEN GELMEMİŞ?

Panel sonrasında yemekte Kocaelispor muhabbeti yaparken, sevgili Selim Eryılmaz’ın hatırlatmasıyla Sinan’a, “Buraya gelme durumun vardı, neden olmadı ?”diye sordum. Sinan, kısa süreli düşündükten sonra, “Evet, 2008-09 Süper Lig sezonu, yönetim bana haber göndermişti. Ancak kulüple ilgili yaptığım araştırmada mali durumun iyi olmadığı bilgilerini aldım ve olumsuz yanıt verdim. O sezon Bursaspor’a imza atmıştım” dedi. Küçük bir not daha vereyim, panel öncesinde Yelken Cafe’de ilk karşılaştığımızda Muhammed’e beni tanıyıp tanımadığını sorduğumda, “Yabancı gelmiyorsunuz ama çıkartamadım” dedi. Masadakiler şaşırmıştı. Ben de bozuldum haliyle. Durumu kurtarmak için, “Demek ki, sana fazla sallamamışım” dedim, hep birlikte güldük. Sinan ile Muhammed takım elbiseli, kravatlı, göbekli olduğumdan olsa gerek beni Başkan sanmışlar, yemekteki sohbet sırasında söylediler.

Panelden çıkan mesaj bence şudur: Her şey hayalle başlıyor ama o hayale ulaşmanın yolu amatör ruhu kaybetmemekten geçiyor. Güzel, keyifli bir organizasyondu, inanıyorum gerek öğrenci, gerekse sporcu gençlere katkısı da olacaktır. Destek veren Derince Belediye Başkanı Zeki Aygün ve spordan sorumlu başkan yardımcısı Kemal Bayraktar’a ve katılım sağlayan değerli panelistlere teşekkür ediyor, Onur Kından’ın söylemiyle etkinliğin gizli kahramanı spor müdürü Osman Cömert’i, fikir sahibi, en çok yorulan isimlerden sevgili Onur Kırdan kardeşimi ve diğer tüm emek verenleri yürekten kutluyorum. Panelin konusuyla yüzde yüz örtüşen, gençlere kariyer planlarında ve belirledikleri hedeflerde rol model olabilecek en doğru panelist seçimleri için Kından’ı ayrıca tebrik ediyorum. Dördüncüsü yapılan, “Amatör ruhunu kaybetmeyen profesyoneller” konulu panel kentin marka etkinliklerinden biri olma yolunda ilerliyor. Önümüzdeki yılı sabırsızlıkla bekleyeceğiz.

Bu yazı toplam 818 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum