• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 20 °C

HAYATTAN NE ÖĞRENDİM

İbrahim ELGİN

Evladını kaybeden bir kadın bilge bir zata gelir ve derdine bir çare sorar. Bilge zat kadına “git hiç ölü çıkmamış bir evin bahçesinden bir avuç toprak getir.” Senin derdine çare bulayım” der. Kadın gider gün boyu dolaşır durur. Fakat içinden ölü çıkmamış bir ev bulamaz. Bilge zat “gördün mü? Ölüm sadece senin başına gelen özel bir durum değil” der.    
              Bizler sanıyoruz ki bazı şeyler sadece bizim başımıza gelir. Ölümde bunlardan biri belki görüntü olarak göze pek hoş gelmeyebilir. Ben pek çok kişiye cennete gitmek ister misin diye sorduğumda ne demek tabii ki isterim diye cevap aldım. Ama ölmek ister misin diye sorduğumda da aynı netlikte tabii ki cevabını alamadım. Fakat ne yazık ki ölmeden de cennete gidilmiyor maalesef. İnsan isterse öldükten sonra da çok rahat yaşayabilir. Nasıl derseniz. Şu dünya da geride bırakacağımız her güzel eser sizinle beraber kıyamete kadar yaşayacaktır. Şu gök kubbede hoş bir seda bırakmak isterseniz. Ya yazılacak bir şeyler yapın, ya da okunacak bir şeyler yazın. Ama şunu hiç unutmayın dünyadan ayrılışınız olgun bir meyvenin kendiliğinden dalından koptuğu  gibi öyle kolay ve güzel olsun.
              Hiç unutamadığım bir anektod var. Bir cenaze giderken genç bir delikanlı yaşlı bir amcaya yanaşıp sorar. “Amca, teyze neden öldü acaba?”O yaşlı amcamız gence çok harika bir cevap verir. “Neden olsun evladım doğduğundan” der. İşte nasıl doğduğumuza inanıyorsak bir gün gelip öleceğimize de öyle inanmamız lazım. Bakın Mevlana doğum ile ölüm arasındaki hayattan neler öğrendiğini bize nasıl anlatıyor. Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm korktum, ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa sevdiklerimi uğurladım ve ağladım. Yaşamayı öğrendim. Doğumun hayatın bitmeye başladığı an olduğunu, aradaki bölümün ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim. 
             Zamanı öğrendim, yarıştım onunla. Zamanla yarışılmayacağını zamanla barışılacağını zamanla öğrendim. İnsanı öğrendim. Sonra da insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim. Evreni öğrendim. Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim. Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim. Okumayı öğrendim. Kendime yazıyı öğrettim ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana. Düşünmeyi öğrendim. Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim. Ve daha sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim. 
             Gerçeği öğrendim bir gün ve gerçeğin acı olduğunu. Sonra dozunda acının yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim. İnsan bedenini öğrendim. Sonra bedenin altında bir ruh bulunduğunu Sonra da o ruhun aslında bedenin üstünde olduğunu öğrendim. Ve en sonunda her canlının ölümü tadacağını ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim. İnsan hayata sadece iki anlam yükler.Biri ağlarken, biri gülerken. Ve insan sadece bir kez kıymet bilir. O da elindekini kaybederken. Bizlerde hayatımızı kaybetmeden yaşantımızın kıymetini bilelim olmaz mı dostlar. Herkese iyi pazarlar …

Bu yazı toplam 1652 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37